Laf nedir? İlgili atasözleri deyimler ve anlamları ne demektir?


  1. Söz, lakırdı.
  2. Uygulanması olanaksız, boş ve değersiz düşünce.
  3. "Olmayacak şey" yada "bu sözün hiçbir değeri yok" anlamında ve küçümseme için kullanılır. Şunu yapacakmış bunu yapacakmış, laf !


Laf ile ilgili deyimler ve anlamları


İçinde "laf" kelimesi geçen deyimler ve açıklamaları.

  • Laf açmak: Söz etmek.
  • Laf ağzında kalmak: (deyiminin anlamı) Söylemeye vakit yada fırsat bulamamak.
  • Laf (lakırdı, söz) altında kalmamak: Kendisine dokundurulan her sözün karşılığını vermek.
  • Laf (laftan) anlamak: Anlayışlı olmak, laf dinlemek.
  • Laf anlamaz: Anlayışsız, inatçı, dik kafalı, sabit fikirli.
  • Laf (söz) aramızda: Söylediklerimi başkaları bilmesin, aramızda gizli kalsın.
  • Laf atmak:
    1. Çene çalmak, yarenlik etmek.
    2. Uzaktan dolayısıyla dokunacak söz söyleyip işittirmek.
    3. Lafla sarkıntılık etmek.
  • Laf çıkmak: Söylenti dolaşmak.
  • Laf dinlemek: Söz dinlemek, öğüt tutmak.
  • Laf dokundurmak: Dolaylı olarak anlatmaya çalışmak.
  • (birine) Laf düşmemek:
    1. Bir konu üzerinde düşüncesini bildirme, görüş belirtme hakkı olmamak.
    2. Konuşma sırasını kendisine gelmemek.
  • (bir şeyi) Laf etmek: Dedikodu konusu yapmak.
  • Laf işitmek: Paylanmak, azarlanmak.
  • Laf kalabalığı: Boş söz, gevezelik.
  • Laf kaldırmamak: Kendisine yönelen eleştiri yada uyarılara dayanamamak.
  • Laf kıtlığında asmalar budayayım: Birinin yersiz, boş sözler söylediğini anlatmak için kullanılır.
  • Laf körüğü: Çok konuşan, geveze.
  • Laf mı! Söylenen bir sözü hafifseme anlamında kullanılır.
  • Laf ola beri gele: "Söylediği saçmaya bak!"
  • Laf olmak: Dedikodu konusu olmak.
  • Laf olsun diye: Belli bir amaç gözetmeden.
  • Laf söyledi bal kabağı! Lafa mı benziyor şu aptalın dediği.
  • Laf taşımak: Kişilerin birbirleri aleyhinde söyledikleri sözleri ara açmak için iletmek.
  • Laf yok: Bir şeyin yada kimsenin kusursuz olduğunu belirtmek için kullanılır.
  • Lafa boğmak: Gürültüye getirmek.
  • Lafa dalmak: Konuşmanın zevkine kapılıp geçen zamanın farkına varmamak.
  • Lafa koyulmak: İki kişi konuşmaya başlamak.
  • Lafa limon sıkmak: Sululuk ederek söze karışıp konuşmayı kesmek.
  • (birini) Lafa tutmak: Lakırdıyla oyalamak, işinden alıkoymak.
  • Lafa yekun tutmak: Konuşmayı kestirip atmak.
  • Lafı ağzına tıkamak: Sözünü bitirmesine fırsat vermeden susturmak.
  • Lafı (lakırdıyı, sözü) ağzında gevelemek: Düşüncesini kesin ve açık olarak söyleyememek.
  • Lafı ağzında kalmak: Sözünü bitirememek.
  • Lafı ağzından kaçırmak: Söylemek istemediği şeyi söyleyivermek.
  • Lafı çevirmek: Sözü değiştirmek, başka konuya geçmek.
  • Lafı çiğnemek: Konuşmayı gereksiz yere uzatmak, hep aynı şeyleri söylemek.
  • Lafı mı olur? Ne önemi var?
  • Lafı uzatmak: Bir konuyu anlatırken ana düşünceyi bırakıp ayrıntılara dalmak.
  • Lafını (lafınızı) balla kestim: Birinin konuşmasını kesmek için izin almak amacıyla kullanılır.
  • (bir kimse) Lafını bilmek: Söylediği sözün doğuracağı sonuçları kestirebilmek.
  • Lafını esirgememek: Dobra dobra konuşmak.
  • (bir şeyin) Lafını etmek: Üzerine konuşmak.
  • Lafını kesmek: Birisi konuşurken söze başlayıp onu susmak zorunda bırakmak.
  • Lafını şaşırmak: Ne söyleyeceğini bilememek.
  • Laftan ibaret kalmak: Sözde kalmak, gerçekleşmemek.
  • Lafü güzaf: Anlamsız, yersiz, boş lakırdı.


Laf ile ilgili atasözleri ve anlamları


İçinde "laf" sözcüğü geçen atasözleri ve açıklamaları.

  • Laf torbaya girmez: Bir söz ağızdan çıktıktan sonra onu gizlemenin olanağı yoktur, ağızdan ağza yayılır.
  • Lafla peynir gemisi yürümez: (atasözünün anlamı) Kuru lafla yapılması gereken hiçbir iş gerçekleşmemek.
  • Lafla pilav pişerse deniz (dağ) kadar yağı benden: Bir işi gerçekleştirmek için yalnızca sözünü etmek yeterli olsaydı, herkes en büyük sözleri edip en büyük işlerin sorumluluğunu alabilirdi.

Hiç yorum yok:


Yorum Gönder ›››

Yorumlar hemen yayınlanır. Ancak "lütfen" kanuni ve ahlaki kurallara uymaya önem gösterin.