Ağız ile ilgili Atasözleri Deyimler ve Anlamları ne demektir

Ağız, Diş, Gülüş
Gülümsemek, Ağız

Ağız ile ilgili deyimler ve anlamları

İçinde "ağız" kelimesi geçen deyimler ve açıklamaları.
  • Ağız alışkanlığı: (deyiminin anlamı) Sık sık söylendiği için bir sözü ağzından bir anda kaçırma.
  • Ağız aramak: Birisinin gizlemek istediği sanılan bir sorunu, sözü o sorun üzerinde dönüp dolaştırarak sezmeye çalışmak, ağız yoklamak.
  • Ağız değişikliği: Yemeğin çeşidinde değişiklik.
  • Ağız değiştirmek: Önce söylendiğinden başka türlü konuşmak.
  • Ağız eğmek:
    1. Yalvarmak, minnet etmek.
    2. Beğenmemek, küçümsemek, bir kimsenin sözlerini alaylı biçimde tekrarlamak.
  • Ağız kalabalığı: Çabuk söylenen ve birbirini tutmayan, gelişigüzel sözler.
  • Ağız kavafı: Satıcılar gibi, insanı kandırmak için çok söz söyleyen.
  • Ağız kahyası: Birinin adına rastgele söze karışan yada onun söz söylemesini engelleyen kimse.
  • Ağız tamburası çalmak: Sözle avutmaya çalışmak.
  • Ağız yapmak: Duygularının, düşüncelerini olduğundan başka türlü gösterecek yolda dil kullanmak.
  • Ağza düşmek: Dedikodu konusu olmak.
  • Ağza tat, boğaza feryat: Miktarı pek az olan yenecek şey.
  • Ağızdan ağza: Herkes birbirine söyleyerek.
  • Ağzı açık ayran delisi: Yeni gördüğü her şeye alık alık bakan.
  • Ağzı çiriş çanağına dönmek: Ağzı kuruyup acılaşmak.
  • Ağzı gevşek: Sır tutmaz.
  • Ağzıyla kuş tutsa: Ne yapsa, ne kadar çaba ve ustalık gösterse...
  • Ağzı kulaklarına varmak: Çok sevinmek.
  • Ağzı laf (lakırdı) yapmak: Bir konuyu etkili bir biçimde anlatacak güçte olmak.
  • Ağzı pek (ağzı sıkı): Sır çıkmaz.
  • Ağzı sulanmak: İmrenmek.
  • Ağzı süt kokmak: Çok genç ve toy olmak.
  • Ağzı teneke kaplı: (teklifsiz konuşmada) Çok sıcak yada çok acı şeyleri kolaylıkla içebilen yada yiyebilenler için şaka yollu söylenir.
  • Ağzı torba değil ki büzesin (alemin, herkesin): Dedikodunun önüne geçilemeyeceğini anlatır.
  • Ağzı var, dili yok: Pek sessiz, uysal, yumuşak huylu, kendi halinde bir kimseyi tanımlamak için söylenir.
  • Ağzı yanmak (bir şeyden): Zarar ve kötülük görmek, dersini almak.
  • Ağzına abdestle almak: Bir şeyi saygıyla, değer vererek anmak.
  • Ağzına bir parmak bal çalmak: Birini tatlı sözlerle yada şöyle böyle bir iyilikle oyalamak.
  • Ağzına bir zeytin verir, altına bir tulum tutar: Yaptığı küçük iyiliklere karşılık büyük çıkar bekler.
  • Ağzına geldiği gibi: Enini sonunu düşünmeden, rastgele, ölçüp biçmeden.
  • Ağzına gem vurmak: Susturmak, söyletmemek.
  • Ağzına taş almış: Söze karışmayıp susanlar için kullanılır.
  • Ağzında bakla ıslanmamak: Hiç sır saklamamak.
  • Ağzından girip burnundan çıkmak: Diller dökerek, kırk dereden su getirerek birini kandırmak.
  • Başına (ensesine) vur, ağzından lokmasını al: Uysal, sessiz ve olaylar karşısında tepki göstermeyen kimseler için söylenir.
  • Ağzının kaytanını çekmek: (argo) Şom ağızlı olmak.
  • Ağzının perhizi yok: Ağzına geleni söyler.

Ağız ile ilgili atasözleri ve anlamları

İçinde "ağız" sözcüğü geçen atasözleri ve açıklamaları.
  • Ağız yerse, yüz utanır: Gereksinimi olmadığı halde, hakkı olmayanı kabul etmek, zor durumda kalmaya neden olur.
  • Ağzı büyük olana kepçe kaşık: Herkese yeteneğine, büyüklüğüne göre iş, sorumluluk.
  • Ağzı eğri, gözü şaşı ensesinden bellidir: (atasözünün anlamı) Gereği gibi yürümeyen, gerektiği gibi olmayan şeyler hemen belli olur.
  • Ağzında bal olan arının, kuyruğunda iğnesi vardır: Her güler yüze ve tatlı söze kanmamak gerekir.
  • Bir ağızdan çıkan bin ağıza (dile) yayılır: İnsan, yayılmasını istemediği şeyi söylememeli, söylerse dilden dile dolaşmaya başlar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlar hemen yayınlanır.
Ancak "Lütfen" kanuni ve ahlaki kurallara uymaya önem gösterin.
Güzel yorumlarınız için de teşekkürler.