İş ile ilgili atasözleri deyimler ve anlamları ne demektir?


İş ile ilgili deyimler ve anlamları


İş
İçinde "İş" kelimesi geçen deyimler ve açıklamaları.

  • İş açmak: Gereksiz yere uğraştırıcı bir işe neden olmak.
  • İş ayağa düşmek: İş yetkisiz ve sorumsuz olanların eline düşmek.
  • İş başa düşmek: (deyiminin anlamı) Kendi işini kendi görme zorunda kalmak.
  • İş bitirmek:
    1. Bir işi iyi bir sonuca ulaştırmak.
    2. (Bir şey) İş görmeye elverişli olmak.
  • (Birinde) İş bitmek: İş onda sonuçlanmak.
  • İş çatallanmak: Bir işte güçlükle karşılaşmak, çözüm güçleşmek.
  • İş çevirmek: Gizli amaçlarla dolambaçlı iş yapmak.
  • İş çığırından (şirazeden) çıkmak: (Bir konu) Önüne geçilemez, karmakarışık duruma gelmek.
  • İş çıkarmak:
    1. Çok iş yapmak.
    2. İş açmak.
  • İş çıkmak: Yapılmak üzere, bir sorun ortaya atılmak, beklenmedik bir güçlük çıkmak.
  • İş çıkmaza girmek: Bir iş içinden çıkılması güç bir durum almak.
  • İş dallanıp budaklanmak: İş çığırından çıkıp herkes tarafından duyulmak.
  • İş değil:
    1. Çok kolay.
    2. Olur mu ya! Böyle olmayacaktı, olmamalıydı.
  • İş değişir: Durum değişir. Bak, o zaman iş değişir!
  • İş düşmek: Görev gerekmek, yapılması gereken bir işle ilgili görev belirmek.
  • İş görmek:
    1. İş yapmak.
    2. Elverişli olmak. Anahtar yoksa pense de iş görür.
  • İş güç: Yapacak belli bir şey, meşguliyet, görev.
  • İş icat etmek: İş çıkarmak.
  • İş inada binmek:
    1. Direnmek.
    2. Bir işin üstesinden gelebileceğini göstermeye çalışmak.
  • İş olacağına varmak: Bir konu hakkında aldırmamak, boş vermek anlamında kullanılır.
  • İş olsun diye: Sözde iş yapıyor, gereksiz, anlamsız işler.
  • İş sarpa sarmak: İş içinden çıkılması güç ve tehlikeli bir duruma girmek.
  • İşi iş olmak: İşi yolunda gitmek, yolunda olmak. Oh, işiniz iş!
  • İşi oluruna bırakmak: Bir konuyu önemsemeyip olayların akışına bırakmak.
  • İşi sağlama (sağlam kazığa) bağlamak: Bir konu hakkında gerekli önlemleri almak.
  • İşi savsaklamak: İşi yavaşlatmak, işe gereken önemi vermeyip geçiştirmek.
  • İşi tıkırında (olmak): İşi çok uygun bir yolda.
  • İş üç nalla bir ata kaldı: Önemsiz bir olanak yakaladı da şimdi sıra tamamlamaya kaldı.
  • İşi var: (mecazi) Çekeceği var.
  • İşi yokuşa sürmek: Bir konuda güçlük çıkarmak.
  • İşi yüzüne gözüne bulaştırmak: Bir işi karmakarışık duruma sokmak.
  • İşin başı: Bir işin en önemli noktası, işin çıkış noktası.
  • İşin içinde iş var: (Bir işin) İç yüzü başka, herkesin bilmediği bir şey var.
  • İşin içinden çıkmak (sıyrılmak):
    1. Karışık bir işten bir zarara uğramadan kendini kurtarmak.
    2. Karışık ve çetin bir sorunu çözmek.
  • İşin içinden çıkamamak: Başaramamak, sorunu çözememek.
  • İşin iç yüzü: Konunun gerçek yönü.
  • İşin mi yok? Boş ver, aldırma, böyle şeylerle uğraşma!
  • İşin rengi değişmek: İş, konu, başka bir niteliğe bürünmek.
  • İşin ucunda: Bu işin sonunda.
  • İşine gelmek: Çıkarına uygun düşmek.
  • İşine gelmemek: Amacına uygun olmamak.
  • İşine gücüne bakmak: Başkasının işine karışmayıp kendi işiyle uğraşmak.
  • İşini bilmek:
    1. Nereden yararlanacağını bilmek.
    2. İşinin ehli olmak.
  • İşinin eri: Becerikli, elinden iyi iş gelen.
  • İşten bile değil: Pek kolay ve basit.


İş ile ilgili atasözleri ve anlamları


İçinde "İş" sözcüğü geçen atasözleri ve açıklamaları.

  • İş amana binince kavga uzamaz: (atasözünün anlamı) Çekişenlerden bir taraf aman dilerse kavga biter.
  • İş anlatılıncaya kadar baş elden gider: Dava anlatılıncaya kadar olacak olanlar olur.
  • İş bilenin, kılıç kuşananın: Her şey, onu gereğince kullanmasını, ondan yararlanmasını bilene yakışır.
  • İş insanın aynasıdır: Bir insanın nasıl bir kimse olduğun, yaptığı iş gösterir.
  • İşin yoksa şahit ol, paran çoksa (borcun yoksa) kefil ol: Dertsiz başını derde sokmak istiyorsan ya şahit ol ya kefil.
  • İşine hor bakan (sanatını hor gören) boynuna torba takar: İşini küçümseyen kişi işinden olur, dilencilik etmek zorunda kalır.
  • İşini kış tut da yaz çıkarsa bahtına: İnsan, işleri hep ters gidecek gibi önlem almalı; işler yolunda giderse elbet daha çok sevinir.
  • İşten artmaz, dişten artar: Kazanç çok olsa da tutumlu davranılmayınca para biriktirilemez.

Hiç yorum yok:


Yorum Gönder ›››

Yorumlar hemen yayınlanır. Ancak "lütfen" kanuni ve ahlaki kurallara uymaya önem gösterin.