Gönül nedir? İlgili Deyimler ve Anlamları ne demektir?

Kırmızı Kalp Gönül
Kırmızı Kalp Gönül
Sevgi, şefkat, istek, düşünüş, anma ve hatır gibi yürekte varsayılan duygu kaynağı.

Gönül bulandırmak: Mide bulandırmak.

Gönlünce: Dileğine uygun, dilediği gibi. Gönlünce yaşamak.


İlgili deyimler ve anlamları

İçinde "gönül" kelimesi geçen deyimler ve açıklamaları.
  • Gönül açmak: (Neşe verici şeyler) İnsanın iç sıkıntısını gidermek.
  • Gönül almak: Ufak da olsa bir armağanla sevindirmek, hoşnut etmek.
  • Gönül alçaklığı: → Alçak gönüllülük.
  • Gönül avcısı: Geçici aşklar arkasında koşan kimse, çapkın.
  • Gönül bağı: Sevgi bağı.
  • Gönül bağlamak: Bütün sevgisiyle bağlanmak içten sevmek.
  • Gönül belası: Aşkın verdiği sıkıntı, aşk yüzünden düşülen dert.
  • Gönül birliği: Ortaklaşa istek.
  • Gönül bulandırmak: İnsanın içine tasa, üzüntü, kuşku düşürmek.
  • Gönül çekmek: Aşık olmak, sevdaya düşmek.
  • Gönül dilencisi: Sevdiğinden ayrılmamak için onun her hareketine katlanan kimse.
  • Gönül eğlencesi: İnsanı oyalayıp hoşça vakit geçirten şey.
  • Gönül eğlendirmek: Sözde bir ilgili ve sevgi göstererek bir şey yada kimseyle hoşça vakit geçirmek.
  • Gönül eri: Beğenisi yerinde, düşüncesi uyanık ve hoşgörüsü geniş olan, rint, ehli dil.
  • Gönül ferahlığı: İç rahatlığı, dertsizlik.
  • Gönül gezdirmek (dolaştırmak): Seçim yapamayıp ayrı ayrı birçok şey üzerinde durup düşünmek.
  • Gönül hoşluğuyla (rızasıyla): Hiçbir baskı olmaksızın, gücenip kırılmadan, isteye isteye.
  • Gönül indirmek: (Bir kimse) Önceden beğenmediği şeye sonradan razı olmak.
  • Gönül kaptırmak: Aşık olmak, duyduğu aşırı sevgiden kendini alamamak.
  • Gönül kırmak (yıkmak): Birini incitip gücendirecek, üzecek bir davranışta bulunmak.
  • Gönül koymak: Gücenmek, alınmak, darılmak.
  • Gönül maskarası: Sevda yüzünden gülünç durumlara düşmüş kimse.
  • Gönül okşamak: Birini güzel bir söz yada hoş bir davranışla sevindirmek.
  • Gönül rahatlığı: Kaygı ve üzüntülerden kurtulmuş olma durumu.
  • Gönül tokluğu: Göz tokluğu, aza razı olma, çokta gözü olmama durumu.
  • Gönül vermek: İçten sevmek.
  • Gönül yapmak: Bir kimsenin gücenikliğini giderek yada önleyerek davranışta bulunmak.
  • Gönül yarası: Bir kimseyi ömrü boyunca üzecek olan acı, iç yarası.
  • Gönül yıkmak: İyici gücendirmek, gönül kırmak.
  • (Birini) Gönülden çıkarmak: Sevmez yada anmaz olmak.
  • Gönülden çıkarmamak: Sevilen kimseyi hiç unutmamak.
  • Gönülden geçirmek: Dışa vurmadan, bir şey yapmayı istemek yada bir şeyin olmasını dilemek.
  • Gönülden ırak olmak: Sevilmekten yoksun kalmak, sevilmemek.
  • Gönlü akmak: Birine yada bir şeye karşı güçlü bir sevgi duymak.
  • Gönlü bol: Cömert, eli açık.
  • Gönlü bulanmak: İçine bir kuşku, üzüntü, tasa düşmek.
  • Gönlü çekmek: İmrenip istemek.
  • Gönlü çelinmek: Kapılmak.
  • Gönlü çökmek: Yürek gücü sarsılmak, maneviyatı bozulmak.
  • Gönlü gani: Cömert, eli açık.
  • Gönlü ilişmek: → Gönlü takılmak.
  • Gönlü kalmak:
    1. İsteyip de edinemediği bir şeye karşı isteği süre durmak.
    2. Gücenmek.
  • Gönlü kanmak: Bir iş konusunda tasası kalmamak, gönülden rahatlamak.
  • Gönlü kara: Başkasının iyiliğini kıskanan, başkalarını çekemeyen.
  • Gönlü kararmak: Yaşamaya karşı sevgi ve isteği kalmamak, yaşama sevincini yitirmek.
  • (Bir şeyde) Gönlü olmak: Sevip istemek.
  • (Bir şeye) Gönlü olmak: Razı olmak.
  • Gönlü takılmak: Bir şey, gönlünü kendine doğru çeker olmak.
  • Gönlü tez: Tez canlı.
  • Gönlü tok: Herhangi bir şeye gereksinmesi varken yok gibi gösteren.
  • Gönlü zengin: Elinde avucunda olmadığı halde olanakları ölçüsünde her zaman el açıklığı göstermeye çalışan kimse.
  • Gönlünden kopmak: Birine ufak bir yardımla iyilik yapma yada karşısındakini hoşnut edecek bir davranışta bulunma isteği uyanıvermek.
  • Gönlüne doğmak: İçine doğmak, olacak bir şeyi belirtisi bile yokken hissetmek.
  • Gönlüne göre:
    1. Dilediğine göre.
    2. İyi kalpliliğine yaraşır yolda.
  • Gönlünü almak: Kırılan bir kimseyi güzel bir davranışla hoşnut etmek.
  • Gönlünü avlamak (çelmek, kapmak): Birini kendine aşık etmek.
  • Gönlünü etmek (yapmak): Razı, hoşnut etmek.
  • Gönlünü hoş etmek: Birinin dileğini yerine getirerek onu sevindirmek.
  • Gönlünü pazara çıkarmak: Kendine yakışanı arayıp seçmeden, rastgele birini sevmek.
  • Gönlünün dümeni bozuk olmak: Gönül işlerinde kararlı olamamak, istedi her an başka yönde değişmek.
  • (Birinin) Gönlüyle oynamak: Sever görünüp sevmemek, avutmak.

Bakınız gönül ile ilgili atasözleri ve anlamları.

bir yorum bırakın

Yorumlar hemen yayınlanır. Ancak "Lütfen" kanuni ve ahlaki kurallara uymaya önem gösterin. Güzel yorumlarınız için de teşekkürler.