Yüz ile ilgili Atasözleri Deyimler ve Anlamları ne demektir

Gülen Yüz, Komik Gülme, Büyük Ağızlı Bayan, Ağzı kulaklarına varmak
Gülen Yüz

İlgili atasözleri ve anlamları

İçinde "yüz" sözcüğü geçen atasözleri ve açıklamaları.
  • Yüz yüzden utanır: Sonradan karşılaştığımızda utanmamak için saygı duyduğumuz birisinin hakkında kötü konuşmamalı, onu incitecek hareketler yapmamalı.
  • Yüzü güzel olanın huyu (da) güzel olur: (atasözünün anlamı) İnsanın yüzü içinin aynasıdır. İyiliği de kötülüğü de yüzüne vurur.

İlgili deyimler ve anlamları

İçinde "yüz" kelimesi geçen deyimler ve açıklamaları.
  • Yüz bulmak: Birinden gördüğü ilgi ve yakınlıktan biraz şımarmak.
  • Yüz çevirmek: Gösterdiği ilgiyi kesmek.
  • Yüz göz olmak: Biriyle gereksiz yere aşırı derecede senli benli, laubali olmak.
  • Yüz kızartıcı: Utandırıcı, utanılacak.
  • Yüz suyu dökmek: Onurunu sarsacak derecede yalvarmak.
  • Yüz surat davul derisi (yüz surat hak getire, yüz surat mahkeme duvarı): Hiç utanması olmayanlar için söylenir.
  • Yüz sürmek: Aşırı sevgi göstermek için yere eğilmek.
  • Yüz tutmak: Bir şeye yönelmek, olmaya doğru gitmek.
  • Yüz verince astar istemek: (deyiminin anlamı) Kendisine bir şey verilmesinde cüret alarak daha çoğunu istemek.
  • Yüz vermek: İlgi, yakınlık göstermek.
  • Yüzü ak olsun: Sağ olsun anlamında kullanılır.
  • Yüzü kalmamak: Bir kimseden, önceden pek çok ricada bulunduğu için yeni bir şey istemeye sıkılmak.
  • Yüzü kasap süngeriyle silinmiş: Hiç utanması olmayan.
  • Yüzü kızarmak: Utanmak, sıkılmak.
  • (Bir şeye) Yüzü olmamak: 1. O şeye dayanamamak. 2. Yüzü kalmamak.
  • Yüzü pek: Sıkılması olmayan.
  • Yüzü sıcak: Görüldüğünde insanın iradesini gevşeten.
  • Yüzü sirke satmak: Yüzünde hoşnutsuzluğunu gösterir bir anlam olmak.
  • Yüzü suyu hürmetine: Onun büyük yada güzel hatırı için.
  • (Bir şey yapmaya) Yüzü tutmamak: Haklı da olsa, saygı duyduğu, sıkıldığı için karşısındakini kıracak bir davranışta bulunmaktan çekinmek.
  • Yüzü yazılı kalmak: Olduğu gibi, hiç dokunulmadan kalmak.
  • Yüzü yere gelmek: Bir başkasının davranışından onun hesabına utanç duymak.
  • Yüzü yok (olmamak): Bir şey istemeye yada yapmaya cesareti yok.
  • Yüzü yumuşak: Kendisinden yapılan dilekleri incelikle karşılayan, geri çeviremeyen.
  • Yüzünden akmak: Yüzünden çok belli olmak.
  • Yüzünden düşen bin parça olmak: Öfke yada küskünlükten ileri gelen can sıkıntısıyla suratı asık olmak.
  • Yüzünden kal damlıyor: Sağlığı yüzünün renginde belli.
  • Yüzünden okunmak: Hal ve hareketlerinden anlaşılmak.
  • Yüzüne gözüne bulaştırmak: Bir işi beceremeyerek bütün bütün karıştırmak, bozmak.
  • Yüzüne kan gelmek: Sağlığı yerine gelmek, benzinin solgunluğu geçmek.
  • Yüzüne tükürseler yağmur yağıyor sanır: Çok arsız ve onursuz.
  • Yüzüne vurmak (çarpmak): Ayıplayarak kusurunu yüzüne karşı söylemek.
  • Yüzünü ağartmak: Beğenilir iş yapmak, iş ve davranışlarıyla yakınlarını utanacak duruma düşürmemek.
  • Yüzünü buruşturmak (ekşitmek): Yüzüne öfke yada hoşnutsuzluk gösteren bir biçim vermek.
  • Yüzünü gören cennetlik: Uzun zamandır ortalıklarda görülmeyen yada çok az görülebilen kimseler için söylenir.
  • (Birinin) Yüzünü güldürmek: Onun sevineceği bir iş yapmak, ona iyilik etmek.
  • (Bir işten) Yüzünün akıyla çıkmak: O işi, kendi saygınlığını bozmadan, iyi bir sona erdirmek.
  • Yüzünüze güller: (halk dilinde) (deyiminin anlamı) İğrenç bir şey anlatırken karşı tarafın bundan beri olduğunu anlatmak söylenir.
  • Yüzlü yüzlü: Utanmadan, sıkılmadan.

2 yorum:

Yorumlar hemen yayınlanır.
Ancak "Lütfen" kanuni ve ahlaki kurallara uymaya önem gösterin.
Güzel yorumlarınız için de teşekkürler.