Bir ile başlayan deyimler ve anlamları ne demektir?


1 Rakamı Bir Sayısı
1 Rakamı Bir Sayısı
İçinde "bir" kelimesi geçen deyimler ve açıklamaları.
  • Bir abam var atarım, nerede olsa yatarım: Tek başına yaşayan bir kimsenin nerede olsa barınıp rahat edebileceğini anlatan söz.
  • Bir alem: Kendine özgü bir niteliği olan.
  • Bir atımlık barutu olmak (kalmak): (deyiminin anlamı) Bir konuda harcayacak şeyleri pek kıt olmak.
  • Bir ayağı çukurda olmak: Yaşayacak az zamanı kalmış olmak.
  • Bir baltaya sap olmak: Bir iş sahibi olmak.
  • Bir bardak suda fırtına koparmak: Önemsiz bir işi büyütüp olay çıkarmak.
  • Bir ben, bir de Allah bilir: Anlatılan şeyin gerçeğini başkaları bilemez.
  • Bir bu eksikti: Sıkıntılı bir durum varken bir başkasının çıkması üzerine söylenir.
  • Bir çıktı, pir çıktı: Kendisinden beklenmeyen şeyler yapan kimseler için kullanılır.
  • Bir çuval inciri berbat etmek: (deyiminin anlamı) Bir şeyi düzelteyim derken tümünü bozmak; onarayım derken yıkmak.
  • Bir dediğini iki etmemek: Her istediğini hemen yapmak.
  • Bir deri bir kemik: Pek zayıf.
  • Bir dikili ağacı olmamak: Evi yada mülkü olmamak.
  • Bir dirhem bal için bir çeki keçiboynuzu çiğnemek: Verimi az, zahmeti çok olan bir iş görmek.
  • Bir dudağı yerde, bir dudağı gökte: Türk halk masallarındaki devleri, cinleri betimlerken kullanılan, büyüklük, irilik belirten bir söz.
  • Bir düşüncedir almak: Uzun uzun düşünmeye, bir çözüm yolu aramaya başlamak.
  • Bir eli kan, bir eli katran: Çeşit çeşit kötülükler yapmasıyla tanınmış kişi.
  • Bir eli yağda bir eli balda: Varlık ve bolluk içinde bulunanlar için söylenir.
  • Bir gömlek aşağı düşük: Bir basamak, bir derece alt mevki.
  • Bir içim su: Bir kadının çok güzel olduğunu anlatır.
  • Bir karış beberuhi: (alay) Çok kısa, cüce.
  • Bir kaşık suda boğmak: Biri bir başkası için çok kin beslemek.
  • Bir kıyamettir gitmek (kopmak): Fazla gürültü, patırtı, telaş olmak.
  • Bir kol çengi: Şen sözler ve davranışlarla çevresine neşe saçanlar için söylenir.
  • Bir koşu: Koşarak, koşa koşa, çabucak.
  • Bir Köroğlu, bir ayvaz: (halk dilinde) Bir karı kocanın, çocuklarından uzak olduğunu yada hiç çocukları olmadığını anlatır.
  • Bir kulağından girip öbür kulağından çıkmak: Önem vermediği için aklında kalmamak.
  • Bir lokma, bir hırka: Geçim konusunda, yeme, içme ve giyinmede pek azla yetinildiğini anlatır.
  • Bir punduna getirmek: Uygun bir durum yada zaman ele geçirmek.
  • Bir sıkımlık canı olmak: Pek cılız ve güçsüz olmak.
  • Bir söyledi pir söyledi: İyice, adamakıllı konuştu.
  • Bir tahtası eksik olmak: (teklifsiz konuşmada) Akılca eksik, delice.
  • Bir takiple: Sırasını getirerek, sırasını düşürerek.
  • Bir taşla iki kuş vurmak: Bir davranışla iki ayrı sonuç elde etmek.
  • Bir varmış, bir yokmuş: Bir masala başlarken genellikle söylenen bir tekerlemedir, beklenmedik bir zamanda ölen birinin ölümünden duyulan şaşkınlığı da anlatır.
  • Bir yastığa baş koymak: Birbiriyle evli bulunmak, sevgiyle paylaşmak.
  • Bir yastıkta kocamak: Uzun ömürlü olmak.
  • Bir yaşına daha girmek: Şaşılacak yeni şeyle karşılaşmak.
  • Bir yiyip bin şükretmek: Durumundan pek hoşnut olmak.
  • Bire bin katmak: Çok abartmak.
  • Biri eşikte, biri beşikte: İrili ufaklı çocuğu olanlar için söylenir.

Hiç yorum yok:


Yorum Gönder ›››

Yorumlar hemen yayınlanır. Ancak "lütfen" kanuni ve ahlaki kurallara uymaya önem gösterin.