Mani nedir ne demektir? Mani Örnekleri


  1. (edebiyat) Türk halk şiirinde, genellikle 4 dizeden kurulu, hecenin 7'li kalıbıyla söylenen ve daha çok aşk ayrılık gibi konuları işleyen anonim şiir türü.
  2. Bir şeyin yapılmasını önleyen şey, engel.
  3. Yüce Allah'ın isimlerin olup engel olan demektir. Ya Mani (c.c.) Maddi ve manevi her türlü kötülüğe karşı aramıza mani koyup engel olan Sensin. Sen engel olup mani olmazsan, biz hiçbir şeye mani olamayız.

MANİ ÖRNEKLERİ


1. Sevda Manileri:

Ah fındığım fındığım,
Dallarına konduğum,
Vermedi seni bana
Sakalını yolduğum.

Âşık demiş iz olsun
Tara zülfün düz olsun
Doksan dokuz yaram var
Bir de sen vur yüz olsun.

Şu bağlar bizim olsa
Yaprağı üzüm olsa
Yârin uykusu gelmiş
Yastığı dizim olsa.

Kayalar karda kaldı
Bülbüller zârda kaldı
Gönlüm kapısı kitli
Anahtar yârda kaldı

Ak mendili yumuşam
Koynumda kurutmuşam
Yâr aklıma gelende
Namazı unutmuşam

Su gelir millendirir
Çayırı çimlendirir
Şu kızın kaşı gözü
Ahrazı dillendirir

İreyhan eker misin?
Bal ile şeker misin?
Kız ben seni alırım
Kahrımı çeker misin?

Koza yapraksız olmaz
Dibi topraksız olmaz
Sevda çeken kimsenin
Cebi mektupsuz olmaz

Kiraz dalı eğmeyim
Tellerine değmeyim
Ahdim olsun bir daha
Osman adlı sevmeyim

Söyle kimi seversin
İki de bir översin
Eli baş tacı edip
Beni yere serersin


Kavak senden uzun yok
Dallarında üzüm yok
O yar küsmüş gidiyor
Döndürmeye yüzüm yok

Saç üstünde gözleme
Yalancıktan özleme
Ne muradın var ise
Sakın benden gizleme


Bahçede ot yolarım
Parmağıma dolarım
Yârim ile gezenin
Gözlerini oyarım

Mani Atışmaları:

Oğlan:
Turuncumun sarısı
Oldu gece yarısı
Sarılıp da yatmazsam
Geçmez gönlüm ağrısı

Kız:
Turuncumun sarısı
Olsun gece yarısı
Ne sararım ne yatarım
Sürsün gönlün ağrısı

Oğlan:
Bahçelerde pıtırak
Gel sevdiğim oturak
Oturak da ne yapak
Evlenek de kurtulak

Kız:
Karanfil deste deste
Beni anamdan iste
Eğer anam vermezse
Son cevap benden iste

Kargış ( Beddua ) Manileri

Kara kara kazanlar
Kara yazı yazanlar
Cennet yüzü görmesin
Aramızı bozanlar

Gönlüme yar olasın
Evime gül olasın
Başkasını seversen
Benden beter olasın

Hey kapı kara kapı
Üstüne sallansın sapı
Beni yardan ayıran
Dilensin kapı kapı

Gidiyorum işte gör
Beni ancak düşte gör
Değerimi bilmedin
Bir kötüye düş de gör


Gelin-Kaynana Manileri:

Bağda erik kaynana
Dişin gedik kaynana
Oğlun çerez getirmiş
Sensiz yedik kaynana

Başı saçaklı gelin
İpten kuşaklı gelin
Dün geldin adam oldun
Leylek bacaklı gelin
---

Serdim dama kilimi
Tut kaynana dilini
Akşam oğlun gelince
Kırar kambur belini

Gözleri patlak gelin
Çenesi hırtlak gelin
Seni mezar kaçkını
Suratsız hortlak gelin

Duvar dibinde kazık
Kaynanam öldü yazık
Öldüğüne yanmam ama
Giden oduna yazık

Bahçelerde lahana
Kıydım koydum sahana
Hiç ömrümde görmedim
Böyle gâvur kaynana

Evlenme Törenleri, Adetleriyle İlgili Maniler

Nişanın nişan olsun
Gönüle lisan olsun
Para pulu boş ver sen
Evvela insan olsun

Karanfilim bu dama
Safa geldin odama
Eğer sadık yar isen
Dünür gönder babama

Pencereden bak bana
Fındık fıstık at bana
Fındık fıstık istemem
Nişan yüzük tak bana

Masa üstünde pekmez
Bu pekmez bize yetmez
Adana’nın kızları
Davulsuz gelin gitmez

Ramazan-Davulcu Manileri

Davulumun ipi koptu
Çocuklar neden korktu
Şu sokaktan geçerken
Burnuma börek koktu

Mektup Manileri

Altın yüzüğüm şak şak
Küstün ise barışak
Aramızda dağlar var
Mektup ile konuşak

Altın tas altın tarak
Oldum ben senden ırak
Eğer beni seversen
Kapıma mektup bırak

Mektup mektup yaz bana
Verir sonsuz haz bana
Gözlerin evet desin
Gülümse biraz bana

Dalda kiraz al al
Sofrada bir tepsi var
Benim sevdiceğim
Mektubunu sık sal

MANİ ÖRNEKLERİ II

Mani mani man açar,
Mani bilmeyen kaçar;
Gelin, kızlar mani söyleyelim,
Hangimiz üstün geçer.

Dere manilerini,
Sordum hanelerini;
Otur yârim yanıma,
Dinle manilerimi.

Manici başı mısın?
Cevahir taşı mısın?
Sana bir mani atsam,
Cebinde taşır mısın?

Manici başıyım ben,
Cevahir taşıyım ben;
Bana bir mani atsan,
Ölünceye taşırım ben.

Aşk Manileri

A benim molla yârim,
Tenhadan kolla yârim;
Bir şeyler yollamazsan,
Bir girep yolla barim.

Ak girebim yok benim,
Al varabilir misin;
İki tane ağam var,
Kandırabilir misin?

Ak gülüm teste teste
Beni babamdan iste
Eğer babam vermezse
Diz çök Mevlâdan iste

Ak kâğıdı eller aldı
Sokakları seller aldı
Yetiş nazlı yârim yetiş
Beni artık eller aldı

Ak üzüm hastasıyım,
Fabrika basmasıyım;
Bana doktor kâr etmez,
Ben sevda hastasıyım.

Akar sular olaydım,
Kız, testine konaydım;
Gümüşten kollarına,
Ben bilezik olaydım.

Akçabardak açıldı,
Etrafa koku saçıldı;
Git kız, söyle babana,
Sana kısmet açıldı.

Al çuha taşkın olur
Mor çuha pişkin olur
İki yâre gönül veren
Ölmez amma düşkün olur

Alçacık duvar üstü,
Al çevrem suya düştü;
Al çevreyi alırken.
Göynüm o kıza düştü.

Alçacık sayvant çiti
Yandı yüreğin içi
Çok dostla düşman oldum
Seni sevdiğim için

Alfada bak alfada,
Bir budağı dalgada;
Aşk olsun yârime,
O da benim kafada.

Al kolanın beldedir
Bir ucu da yerdedir
Dünya dolu kız olsa
Benim gözüm sendedir

Alma aldım beş leva,
Yolladım güvelere;
Söyle çocuk babana,
Çırak tutsun işlere.

Altın tabakta on elma
Beşini al beşin alma
Azrail kapıya gelmiş
Canımı al eşim alma

Altınım atma beni
Ellere satma beni
Götür sarrafa göster
Çirkinsem alma beni

Altınsın aldım seni,
Sineme sardım seni;
Sarraf sana neylesin,
Beğendim aldım seni.

Ambarlan açarım
Kara boncuk saçarım
Âlem ne derse desin
Ben yârime kaçarım

Anter şalvar bir örnek,
Ayıp mı yâri görmek;
Çocukların şanıdır,
Kızlara bahşiş vermek.

Entarisi harıklı,
Düğmeleri şavıklı;
Bir mektepte okurken,
Olmadık mı yavıklı.

Arda kumsuz olur mu,
Balık susuz olur mu;
Kırcalı'nın kızları,
Yavuklusuz olur mu?

Armut dalda sararsın
Madem beni ararsın
Ne büyüksün ne küçük
Tamam bana kararsın

Armut dalsız biter mi,
Davulsuz giz gider mi;
Davulsuz giden gizin,
Küsünçleri biter mi?

At istersen dama gel,
Söz istersen cama gel;
Bende merağın var ise,
Al destiyi suya gel.

At olup da tepmez mi?
Yâr olup da öpmez mi?
Yârimin öptüğü yerde
Konca güller bitmez mi?

At üstünde durulmaz
Gözyaşlarım kurumaz
Yürekten sevilen yâr
Ölmeden unutulmaz.

At üstünde eleme
Elemeyi belleme
Benim düşmanım çoktur
Düşman sözü dinleme

At üstünde kilim var,
Kilim sende neyim var;
Herkes sevdiğini alsın,
Bu dünyada ölüm var.

Ateş düştüğü yerde
Kahır serdiği yerde
Zengin fakir aramaz
Gönül sevdiği yerde

Ateşteki tencere
İçindeki incire
Ağam yengem duyarsa
Çeker beni zincire

Ateş yastık olur mu?
Böyle dostluk olur mu?
Ah ne kadar yalvardım
Bu kadar naz olur mu?

Ateşin kömürüne
Sabanın demirine
Sevdiğine gitmeyenin
Yanarım ömürüne

Atma taşı vurursun
Sonra pişman olursun
Gün geçer gönül geçmez
Gene bana kalırsın

Avlu dibi yan yana
Yâr kolunu sallama
Bir işleme çevreyle
Bana dünür yollama

Avlu dibinde kuzu,
Verin kuzuya tuzu;
Cahil çocuk ne bilir,
Verin okumuşa kızı.

Ay doğar ay yerinden
Gün doğar gün yerinden
Ben yârimi görünce
Razgrat oynar yerinden

Ay doğar ayan beyan
Yollara çıktım yayan
Benim alyanak yârim
Koynuna girdim uyan

Ay doğar gün doğmaz mı?
Bana yar bulunmaz mı?
Ben de yarsız ölürsem
Namazım kılınmaz mı?

Ay ırmağa ırmağa
Gitti dal kırmağa
Altın yüzük yolladım
Bir kınalı parmağa

Ayağımda sızı var
Herkesin bir kızı var
Yârimin huyu güzel
Yalnız biraz nazı var

Bağ yamacında kaya
Bakma ey yârim aya
Seni tutmak isterler
Geç vakit gitme suya

Bağa gittim üzüm yok
Başkasında gözüm yok
Sana bir çift sözüm var
Söylemeğe yüzüm yok

Bahçelerde ak çiçek,
Üstünde kara böcek;
Giy yârim setereni,
Sana nazar erecek.

Bahçelerde hanımeli
Derdinden oldum deli
Âlemde hüner odur
Sevmeli sevilmeli
*

Bahçelerde haşlama
Haşlamayı taşlama
Eski yâri bırakıp
Yenisine başlama

Bahçelerde üç çiçek
Hanginden takmayım
Dost sekiz düşman dokuz
Hanginden sakınayım

Bahçelerde kirazlar
O yâr kendini nazlar
Haftaya düğünüm var
Her yerden gelin sazlar
*

Bahçeye kuzu girdi,
Kuzu çiçeği yedi;
Bilmez misin be yârim,
Kızlar kupona bindi.

Bahçelerde pırasa,
Selâm söyle horoza;
Sabah, diye ötmesin,
Yâr koynumdan gitmesin.

Bahçelerde saz olmaz,
Ata binen ağa olmaz;
Komşu kızı sevenin,
Yüreğinde yağ olmaz,

Bahtın yolu düzdedir
Top zülüfler yüzdedir
Benim şu gönlüm ise
İnce belli kızdadır

Bakır saldım kuyuya
Varın bakın dolmuş mu?
Yolladığım çoraplar.
Ayağına olmuş mu?
*

Başında zülüf olur,
Hasküf'te pazar olur;
Şu Kırcalı kızları,
Aklıkla güzel olur.
*

Ben armudu dişledim,
Sapını gümüşledim;
Sevgilimin adını,
Mendilime işledim.

Hasret Gurbet Özlem ile ilgili Maniler

Ağlama yâr ağlama
Yüreğini dağlama
Ben burada okurken
Ele gönül bağlama

Ah şu böcek şu böcek
Suya gitti gelecek
Su başında konuştum
Yemin var gelecek

Ak gülüm uyan da gel
Mislere boyan da gel
Hakikatli yâr isen
Dillere dayan da gel

Akıtmayı yağladım
Yüreğime bağladım
Yârim yoldan geçerken
Bangır bangır ağladım

Al elmanın dördünü
Sor yiğidin derdim
Allah bize vermesin
Bu ayrılık derdini

Altın küpe takındım
Çıktım yola bakındım,
Yârle konuşacaktım
Düşmanlardan sakındım

Ardaya kayık saldım
Kayık kuma batıyor
Beş kat bina içinde
Yârim yalnız yatıyor

Ardaya suya vardım
Gelirken kuma daldım
Kara gözlü yârimden
Davetli mektup aldım

Arılar bala gelir
Kuşlar da dala gelir
Yâr ile kavuşunca
Kulübe saray gelir

Asmada üzüme bak
Şu solgun benzime bak
Yâr sen beni seversen
Gülerek yüzüme bak

Asmalarda üzüm var
Ey kız sende gözüm var
Bir tenhaca yer olsa
Söyleyecek sözüm var

Ateş yaktım tutuşmaz
Ay buluta kavuşmaz
Benim yârim askerde
Bana gülmek yakışmaz

Ay aydınlık varamam
Dile destan olamam
Ay buluta girince
Bağlasalar duramam
*

Ay doğar ayan beyan,
Yollara girdim yayan
Bunca yıl hasretimsin
Koynuna girdim uyan

Ay doğar ayazlanır
Gün doğar beyazlanır
Ah benim nazlı yârim
Geldikçe hep nazlanır

Bağlar bozuk değil mi?
Çiçek ezik değil mi?
Yârimi eller almış,
Bana yazık değil mi?

Bahçelerde al kiraz
Biri al biri beyaz
Eğer beni seversen
Mektubunu sıkça yaz
*

Bahçelerde gül biter
Dalında bülbül öter
Ötme bülbülüm ötme
Yârim askere gider

Bahçelerde pırasa
Yaprağına kar yağsa
Çıksa tellâl bağırsa
Herkes sevdiğini alsa

Bahçeye girdim gül ocak
Gül topladım kucak kucak
Şu cihanda bir yâr sevdim
O da benden gayet uzak

Başım dönüyor başım
Gurbettedir yoldaşım
Uğruna ırmak gibi
Akmaktadır gözyaşım

Askerlik ile ilgili Maniler

Alfatlar gölgelendi
Hanımlar suya indi
Gençlerin askerliği
Yirmi dört aya indi

Çeşme başında tavsan,
Al bu çevreyi nişan;
Ben askere gidiyorum,
İnce beline kuşan.

Ev ardında iskele,
Cebi dolu teskere;
Beni babam verecek,
Kara gözlü askere.

Ayrılık ve Bahtsızlık ile ilgili Maniler

A benim bahtı yârim
Gönlümün tahtı yârim
Yüzünde göz izi var
Sana kim baktı yârim

Adın nedir bilmedim
Gözyaşımı silmedim
Herkes beni şen sanır
Bense bir gün gülmedim

Ağaçlar çiçek açtı
Gönüllere dolaştı
O yâr beni bırakıp
Gurbet ellere kaçtı

Ak katır kolanı,
Çok söyledin yalanı;
Benden başka yâr seversen,
Allah versin belânı.

Ak kapı kara kapı,
Geçer mi gümüş kapı;
Seni benden ayıran,
Dilensin kapı kapı.

Al eline kalemi
Yaz başına geleni
Seni sevdim seveli
Oldum yastık veremi

Ardından gördüm seni
Paltondan bildim seni
Öpmeye kıyamazken
Ellere verdim seni

Armut daldan düşer mi?
Günden yanıp pişer mi?
Sevip de ayrılmak
Şanımıza düşer mi?

Armut dalda üç olur
Koparması güç olur
Küçükten bir yâr sevdim
Ayrılması güç olur

Ateşim var külüm yok
Bülbül oldum dilim yok
Yâr ardına düşeli
Ağlamadık günüm yok

Ay aşağıdan doğası,
Hay Allahtan bulası;
Yazıp mektup yollamadı,
Kalemi kırılası.

Bahçede gördüm seni
Beyaz gül sandım seni
Bakmağa kıyamazken
Ellere verdim seni

Bakışları büyüler
Sevilemez kötüler
Bir alaycı yârim var
Ben ağlarım o güler
*

Bayıra varmaz oldum
Baltayı vurmaz oldum
Yârim senin aşkına
Köylerde durmaz oldum

Ben bir küçük kuş idim
Göğsüne konmuş idim
Niçin bana kış dedin
Ben senin olmuş idim

Benim yârim okumuş
Cihanda eşi yokmuş
O yâr benim sanırdım
Müşterisi ne çokmuş

Ben sarılar giymezdim
Sevda nedir bilmezdim
Bir ateşten gömlekmiş
Bileydim hiç giymezdim
*
Beyaz üzüm salkımda
Yaprağının altında
İlk yârimin sevdası
Can evimin altında

Bir haine kul oldum
Yana yana kül oldum
Kuşdili bilmez iken
Şakıyan bülbül oldum

Bu dere derin olur,
Gölgesi serin olur;
Benim sevdiğim yâr,
Âleme gelin olur.

Bugün pazartesi,
Yandı yürek ortası;
Eğil bir kere öpeyim,
Ayrılıktır ötesi.

Buğday ekemez oldum
Fidan dikemez oldum
Artık kalmadı takat
Hasret çekemez oldum

Cam cama eklenir mi?
Çam boyu beklenir mi?
Kör olası ayrılık
Üç sene beklenir mi?

Çarşıdan aldım keten
Tüyleri diken diken
Hiç elemim yok idi
Sensin belimi büken

Çini tabakta üzüm,
Ağlama iki gözüm;
Eğer sana gitmezsem,
Kör olsun iki gözüm.

Dağa vardım budanmış
Dağa bülbül dadanmış
Zannederdim yâr benim
Ona eller dadanmış

Dağda harman olur mu?
Aşka ferman olur mu?
Yana yana kül oldum
Küle derman olur mu?
*

Denizin dibi mildir
Yâr hâlini bana bildir
Bir sen söyle bir de ben
Bakalım dertli kimdir
*

Dereler çağlar oldu
Gözlerim ağlar oldu
Bir Leylâya dost oldum
Meskenim dağlar oldu

Dereler dolmasaydı
Giydiğim solmasaydı
Ölüm Allah'ın emri
Ayrılık olmasaydı

Derelerin kumuyum,
Balıkların puluyum;
Niçin beni aldattın,
Ben Allanın kuluyum.

Deryadan gemi geldi
Gönlümün gamı geldi
Ağla gözlerim ağla
Ayrılık demi geldi
*

Duman olup çıkarsın,
Bir su olup akarsın;
Yâri benden alanın
Hep gözleri kararsın.
*

Dut fidanı boyunca
Dut yemedim doyunca
Ağzın dilin kurusun
Yâr sevmedim doyunca

Dut filizi tek biter
Yandı yüreğim tüter
Yârim sağ olsun gezsin
Ayda bir görsem yeter

Aile ve Tören ile ilgili Mani Örnekleri

Ateş başında maşa
Kalk adam beni okşa
İstemezsen darılma
Gidiyorum sarhoşa

Bahçelerde lahana
Kıydım koydum sahana
Senin gibi kaynana
Gelmemiş cihana

Basmaktan inmem diyor,
Basmadan giymem diyor;
Dallı ipek gelmeyince,
Beygire binmem diyor.

Çemberimin sarısı
Vay başımın ağrısı
Elle karı başımı
Belki geçer ağrısı
*

Derenin üstü pekmez
Çalan çalana yetmez
Kazandığım paralar
Senin süsüne yetmez
*

Edirne'nin kavakları,
Kırılsın budaklan;
Edirne'de ablam var,
Çınlasın kulakları.

Entarisi pamuklu,
Düğümleri şavuklu;
Senin annen pek fena,
Olmam seninle yavuklu.
*

Ev ardında duşturbak,
Çıktım kırdım bir budak;
Kızı gelin yapmışlar,
Hurmuşlar yeşil duvak.

Ev ardında kirazler,
Ekşi diye yemezler;
Kör olası gaynanalar,
Elden aldık demezler.

Ramazan ve Bayram ile ilgili Maniler

A layladım, layladım,
Kara kabı kalayladım;
Canım iki gözüm ağam,
Ramazanı kolayladım.

Abayı urdum sırtıma,
Tuttu beni fırtına;
Eğlendirme beni beyefendi
Evi aldırma sırtıma.

Âdem aga evde misin?
Tilki gibi inde misin?
Sana bir mani söylesem,
Kalkar beni döver misin?

Aldım bahşişimi giderim,
Gayetinle çok sevinirim;
Allah size ömür versin,
Bir gününüzü bin eylesin.

Aldım bahşişimi giderim,
Hayır dualar ederim.
Allah kısmet ederse,
Seneye yine gelirim...

Aldım bahşişimi giderim,
Hayır dualar ederim;
Gittiğim yerlerde ağalarım
Sizi çok methederim.

Allah'a ısmarladım sizi,
Duadan unutmayın bizi;
Eveliye sağ olursam,
Gene uyandırırım sizi.

Allah'a ısmarladık sizi,
Unutmayın yine bizi;
İleriye sağ olursak,
Gene dolaşırız sizi.

Apti aga evde misin?
Tilki gibi inde misin?
Sana bir mani atarsam,
Kalkıp beni döver misin?
*

Aşağıdan gelir Tatallâr,
Yeşili nerden satallâr,
Alatlama be davulcu,
Baaşişi gelinner atallâr.

Öğrencilik ile ilgili Maniler

Ak çiçekler açacak,
Kuşlar uçup geçecek;
Benim yârimin ömrü,
Okumakla geçecek.

Bahçeden gel, bahçeden,
Kuru üzüm bulursun;
Oku sevgilim, oku,
Belki müdür olursun.

Bahçelerde gül çiçek,
Sevgilim pek küçücük;
Çiftçi mekteplerinde,
Okuyup da büyücek.
*

Ben tütünü işlerim
Kolaş fistan isterim
Kolaş fistan üstüne
Mektepli yâr isterim

Medrese odasında,
Bayırın teteresı,
Benim yârim yatıyor.
Yârimin seteresi;

Çeşme yanından geçtim,
Çeşmelerden su içtim;
Yâr mektebi bırakmış,
Ben de ondan vazgeçtim.

Çiçeklerim kırmızı,
Ben bir evin bir kızı;
Benim de var bir yârim,
Gimnazyanın yıldızı.

Dere boyu iskele,
Geliyorum Paskele;
Sen muallimsin be yârim,
Beni de yap daskale.

Dere dibinde çotuk
Yârim okuyor nutuk
Biz yârimle birlikte
Bir mektepte okuduk

Dere eteklerine,
Pullu paketlerine;
Oku, yârim muallim ol,
Köylü mekteplerine.
*

Dereden su akıyor,
Yârim bana bakıyor;
Kara balık aldın mı?
Söyle be yârim, söyle,
Sınıfında kaldın mı?

Elimizde muşamak
Şimdi çıktı yaşamak
Cahil için kurs çıktı
Okuyalım koşarak

Ev altında ekinlik
Ekinlikte enginlik
Oku sevgilim oku
Okumakta zenginlik

Ev ardı iskelesi,
Yârimin teskeresi;
Rüştiyede yârimin,
Ben olsam daskalesi.

Ev ardına gel yârim,
Kuyuyu kazdır yârim;
Mastarını mektebine,
Beni de yazdır yârim.

YENİ MANİ ÖRNEKLERİ

Ah olacak olacak
Yeşil yelek solacak
Biz burdan kalkacağız
Burada deniz olacak

Ak hase aldırayım
Ta rafa kaldırayım
Gel yârim konaklara
Gramofon çaldırayım
*
Aldım yelek örmeğe
Çıktım dünya görmeye
Biz şehre gideceğiz
Mantu fistan giymeye

Armut daldan düşmez mi?
Karıncalar üşüşmez mi?
Yâr sen fistan giyersin,
Bana pantul düşmez mi?
*

Aya baktım ay ayaz
Kıza baktım kız beyaz
Fakat çapa tutmamış
Bu kız bana yaramaz

Dere dibinde bakla,
Otur dibine topla;
Benim yârim muallim,
Giymez başına şapka.
*

Dere dibinde harman,
Benim yârim kahraman;
Bu zamanda be yârim,
Cahilin işi yaman.

Evimin önü azmak,
Olur mu çimen kazmak;
Ellerimden geliyor,
Hem okumak, hem yazmak.

Evimin önü kaya,
Kayadan baktım aya;
Festivali getirdim,
Günleri saya saya.
*

Gitme yârim minaya,
Benim canım sıkılır;
Kendini kolla yârim,
Yer üstüne yıkılır.

İşte atacak atacak
İncinerler bent atacak
İncinerler bent atarsa
Terziköy burdan kalkacak

Kamçı boyunda bostan
Burası Bulgaristan
Bulgaristan kızları
Hem don giyer hem fistan

Kara tavuğu kestiler,
Kanadından astılar;
Yedi günlük yârimi,
Gazeteye bastılar.

Kara tavuk kestiler
Kanadından astılar
Benim nazlı yârimi
Gazeteye bastılar

Kırcalı'dan geliyor,
Baksana iki kişi;
Merağımdan yaptırdım,
Ağzımda gümüş dişi.

Kirez dalını eğdim,
Kirezini yemedim;
Allı gelin oldum da,
Mantı fistan giymedim.

Susadım su isterim
Su yolunu gösterin
Ben elimle ekemem
Makineyi gösterin

Şu tepeye çıkalım,
Yazovire bakalım;
Söyle be yârim babana,
Kasabaya kalkalım.

Tayyare arkasından,
Gök bulut arasından;
Ne olacak be yârim,
Bir manto parasından.
*

Uzun uzun şoseler,
Yârim şosede işler;
Gezme yârim şosede,
İreyiz seni ezer.

Uzun uzun tahtalar,
Gelir geçer haftalar;
Kahırlanma sevgilim,
Ucuzladı mantalar.
*

Yârim gıramifon aldırmış,
Odalara kurdurmuş;
O güzel saçlarını,
Toklara vurdurmuş.

Mizahi Komik Maniler

Arda'dan sular akar
Dul adam kıza bakar
Bakma dul adam kıza
Kızlar adamı yakar

Atma taşı hurursun,
Sonra pişman olursun;
Babam dâva verirse,
Sofya'yı bulursun.

Beyaz beyaz tavuklar
Sepetlere yumurtlar
Elin yâri yanında
Benim yârim uyuklar

Çeşme başına durdular
Al mendili yuğdular
Kesede on para yok
Hasından kız sordular

Dağ dorusunda yel misin,
Şemsiyeme tel misin;
A be domuzun oğlu,
Sade çocuk sen misin.

Dere boyu dişbudak
Yâri öptüm şappadak
Annesi arkamdaymış
Vurdu bana pattadak

Ev ardında mum yanar
O burada ne arar
Yaşı gelmiş otuza
On beşinde kız arar
*

Gölgede birisi var
Yeşil entarisi var
Yanından geçtim duymaz
Ne derin uykusu var
*

Gönüllerde mihmansın
Aşk derdine dermansın
Şeytan senden ders alır
Kız vallahi yamansın
*

Ha urumlu urumlu,
Bacaları kurumlu;
Yukarı mahalle kızları,
Hepsi koca burunlu.
*

Ha uzaklı uzaklı
Çevre yeşil budaklı
Çamdere'nin kızları
Hepsi düşük dudaklı

Kaynaklar Maniler 1 Maniler 2

Yorum Gönderin

Yorumlar hemen yayınlanır. Ancak "Lütfen" kanuni ve ahlaki kurallara uymaya önem gösterin. Güzel yorumlarınız için de teşekkürler.

Yorum Kutusu