Fenotip, biyolojide bir organizmanın genotip özelliklerinin çevreyle karşılıklı etkileşimi sonucunda ortaya çıkan, gözle görülebilen ya da ölçülebilen tüm özelliklerini ifade eder. Bu özellikler yalnızca dış görünüşle sınırlı olmayıp boy, renk, şekil gibi morfolojik niteliklerin yanı sıra davranışsal ve fizyolojik özellikleri de kapsar. Fenotip, genetik yapı ile çevresel faktörlerin birlikte etkisiyle şekillenir; örneğin beslenme, iklim, ışık ve yaşam koşulları bir canlının gelişimini doğrudan etkileyerek fenotipin oluşumunda rol oynar. Aynı genetik yapıya sahip bireyler, farklı çevre koşullarında yetiştiklerinde farklı fenotipler gösterebilir. Bu nedenle fenotip, yalnızca kalıtımın değil, çevresel etkileşimlerin de bir sonucudur. Ayrıca belirli bir fenotipi paylaşan organizmalar, benzer özellikler sergileyen bir grup olarak tanımlanabilir.
Genotip ise bir organizmanın sahip olduğu genlerin yapısını, yani kalıtım faktörleri bakımından gösterdiği temel genetik düzeni ifade eder. Genotip, DNA üzerinde taşınan genlerin tümünü kapsar ve organizmanın kalıtsal potansiyelini belirler. Bu yapı, bireyin sahip olabileceği özelliklerin sınırlarını çizer; ancak bu özelliklerin nasıl ortaya çıkacağı çevresel etkilere bağlı olarak değişebilir. Aynı genotipe sahip bireyler, teorik olarak benzer özellikler taşıma eğilimindedir; ancak fenotip düzeyinde farklılıklar görülebilir. Genotip kavramı, genetik biliminde kalıtımın anlaşılması, hastalıkların incelenmesi ve biyolojik çeşitliliğin açıklanması açısından temel öneme sahiptir. Bu yönleriyle fenotip ve genotip, canlıların özelliklerinin nasıl oluştuğunu ve kalıtımın nasıl işlediğini açıklayan birbirini tamamlayan iki temel biyolojik kavramdır.
Soru/Yorum Gönder