İstrongilos balığı İstrongilos balığı, kemikli balıklar takımının izmaritgiller familyasına ait, sivri burunlu, toparlakça gövdeli ve sırtında tek yüzgeci bulunan bir balık türüdür. Akdeniz’de yaşayan istro…
Büyük iş adamı Rahmetli Sakıp Sabancı Ticaret ya da sanayi alanında önemli ve büyük işler yapan kimse. Şimdiden iyilik yapmayı öğrenmezsem büyüdüğümde hiç yapamam. Üçüncüsü ise daha önemli: Büyüdüğüm zaman…
İzin talebi, yetki veya izin istemek. İstizan etmek (eylemek) : İzin istemek, müsaade istemek. Turizm mevsimi süresince, Türkiye'ye gruplar halinde gelen turistlere, Türkiye'deki ikametleri 15 günü geç…
Herhangi bir konunun, bir sorunun açıklanmasını, açıklığa kavuşmasını isteme. Türkiye Büyük Millet Meclisinde başbakana veya bakanlardan birine, milletvekilleri tarafından açılan ve sonunda soruşturma yapılması…
Birden çok şeyin birbirine eşit ve denk olması. Ortada ve tam yerinde, tam derecesinde bulunma. Yükselmek ve karar kılmak: Ehli Sünnet, istivayı olduğu gibi kabul eder: "Allah yedi kat göğün üzerinde kend…
Bir iş yapmadan önce o husus hakkında başkalarının görüşünü alma, fikirlerini sorma, danışma: İstihare eden, mahrum kalmaz, istişare eden pişman olmaz, iktisat edende darlık görmez (Hadisi Şerif). İstişare etm…
Ayırma, benzerlerinden ayrı tutma, kural dışı sayma, ayrıklık. İstisna etmek: Ayrı tutmak. İstisnai: Benzerlerinden ayrılan, kural dışı olan, ayrımlı. İstisnasız: Ayrı tutulmadan, ayırım yapılmadan, ayrım…
Soğuk davranışlarla hoşlanmadığını belli etme, dolayısıyla kovma, yüz vermeme: Malumdur ki, insan sevmediği, istiskal ettiği adamların nazarından sıkılır, müteessir olur. (M. Yıldız) İstiskal etmek : Hoşnutsuz…
İstiridye Yumuşakçaların yassı solungaçlılar sınıfından, sığ yerlerde alt kabuğuyla tutunarak yaşayan, güçlü kaslarla birbirini üzerine kapanan iki kavkılı (kabuğu) bulunan, eti beğenilen bir deniz hayvancı…
İstirahat etmek Dinlenme, rahat etme: Ve uykunuzu, vakitli bir istirahat zamanı kıldık. (Nebe' Suresi 9. Ayet) (Bir hastalık veya yorucu bir işten sonra) İyileşmek veya gücünü toplamak için yatmak ya …
Sonuç çıkarma, sonuca varma, çıkarsama. (mantık) "Sonuç çıkarma, sonuca ulaşma, bir şeyi başka bir şeyden çıkarmayı isteme" gibi anlamlara gelen istintaç mantık kitaplarında, öncüllerden sonuç elde e…
Gemide direk ve çubukları baş tarafından, yani burun tarafından tutan halat. Geminin kaburgalarını birbirine bağlayan demir kuşak. (denizcilik) İstralya, direk ve çubukları baş tarafından geminin ön arka yönü…
Bir metni, bir kitabı veya yazma bir eseri el yazısıyla kopyalama: Yazmaların istinsahı ile ilgili dikkat çeken husus, bazı müstensihlerin (istinsah edenlerin) aynı yazmayı iki ya da daha çok kez istinsah ettiği…
Çekinme, geri durma, çekme, çekimser kalma: Türkiye hükümeti bu yardımdan istinkaf eden İsveç ve Mısır hükümetleriyle haklı olarak kendini mukayese etmek istemiyor. Madem ki dünyanın bir kösesine ateş düşmüştür, …
Yelkenleri çeşitli noktalardan çekip toplamak yoluyla sarılmalarını kolaylaştıran halat. İstinga etmek : Yelkenleri toplamak. İstinga yelken : Denizcilikte, yelkenlerin yukarı kaldırılıp toplanması ve bu hare…
Bir görüşe bir düşünceye (her hangi bir şeye) dayanılarak, o nedenle: Dilekçenize istinaden durumu tekrardan gözden geçireceğim (derleme cümle). Tecrübelerime istinaden şimdi yaptığımız anlaşmanın dahi kısa zaman…
İmdat isteme, yardım isteme, yardımına çağırma: Semaya kalkmış istimdat eden eller... (N. Hikmet) Şükrolsun Mevla'ya geçdi dilekler / Gökten istimdada indi melekler (Halkbilgisi) İstimdat etmek : Yardım is…
İstimbot İslimle (yani buhar gücüyle) işleyen filika büyüklüğünde deniz teknesi, çatana: Rıhtıma büyük bir istimbot yanaşmış, sarı bacasından dumanlar yükseliyordu. (N. F. Kısakürek) Geceden Tophane rıhtımı…
Keşfe çıkma, araştırma, yoklama, açınsama: Jeofizik istikşaf ve aramalardan maksat, yer altındaki kıymetli maden yataklarını, bu işe elverişli aletlerle yeryüzünden tespit etmek ve meydana çıkarmaktır. İstikşa…
Belli bir noktada, aynı kararda ve biçimde sürüp gitme, kararlılık: Toplumlar eğer barış ve istikrar içinde yaşamak istiyorlarsa, milli kültürün aşıladığı disiplin değerlerini bir çimento, bir yapıştırıcı olarak…
Gelecek (zaman): İstikbal dediğimiz gelecek günler dahi, zaman yürürken "hal" olacaklar, sonra maziye karışacaklardır. (İlgili cümle kaynağı: Yahya Kemal Beyatlı) (Gelen bir kimseyi) Karşılama, karşıl…
İstiklal Marşı Orijinal diliyle İstiklal Marşımız ve Mehmet Akif Ersoy Mehmet Akif Ersoy tarafından yazılan ve on kıtadan oluşan İstiklal Marşı 12 Mart 1921 tarihinde TBMM tarafından ulusal marş ola…
Bağımsızlık: Türklerin kalbinde istiklal hissi asırlardan beri mukaddes bir ateş gibi küller altında duruyormuş, söndürüleceğini hissettiği an bütün şiddetiyle parladı. (İlgili cümle kaynağı: Yahya Kemal) İsti…
(Gidilen veya takip edilen) Yön, cihet, izlenen yol: Son ayetler, Hz. Zülkarneyn'in doğu istikametinde de ilerlediğini ve bu istikamette de ulaşabileceği son noktaya ulaştığını ortaya koymaktadır. (A. Ünal) …
Elde etme: Bu endişeyi zihninden çıkarmamak, bu gaye ile her an maddi veya manevi bir şeyler istihsal etmek zorundadır. (İlgili cümle kaynağı: Hasan Tayfur) Üretim, üretme: İstihsal ettikleri bu maddeleri para …
(Anlam, sonuç) Çıkarma: Yukarıda anlattığımız sebeplerden, birçok müellifin hayatını, eserlerindeki ufak tefek bilgi kırıntılarından istihraç etmeye çalışırız. (İlgili cümle kaynağı: Mahmud Es'ad Coşan) (ed…
Hak, hak etme, hak kazanma: Bu artık bütün nimetlerin ve istihkak edilmiş bütün mükafatların üstünde sırf Allah'ın fazlı ve keremi ile olan rabbani ihsanlar, kesintisiz ihsanlardır. (İlgili cümle kaynağı: El…
İşçi istihdam etmek Bir işte bir görevde kullanma, çalıştırma: Çalışma istek ve yeteneğinde olan ve 15 - 64 yaş arası iktisadi olarak aktif nüfus grubunda bulunan kişilerin, cari ücret düzeyi üzerinden çal…
Yeni öğrenilen bilgiler, duyulanlar, haberler, öğrenilenler: Merkez'e peşi sıra istihbaratlar geliyordu. Türkiye'nin her bölgesinden gelen bu bilgiler, süzgeçten geçiriliyor ancak birçoğu yanıltıcı oluyor…
Bir halden başka bir hale geçme, biçim değiştirme: Bu hayali aşkların çoğu hakiki sevgiye istihale ederler. Artık buna aşk denemez (İlgili cümle kaynağı: Ö. Neşriyat). (biyoloji, yerbilim) Başkalaşma, başkalaş…
Teklik edilen bir işe karşı nazlanma, nazlı davranma. Doygunluk, gönül tokluğu, elindekini kafi bulma. Cenab-ı Hak'tan başka kimsenin minneti altına girmemek: Resûlullah (a.s.m.) o sırada şöyle bir hutbe i…
Soru (kafada beliren): Fakat bu durum, ne olursa olsun, üzerinde düşünülmeye değer bir istifham işareti teşkil etmiştir. (İlgili cümle kaynağı: Necip Fazıl Kısakürek) (edebiyat) → Soru. Muhataptan bir cevap …
Yararlanma, faydalanma: Kul, hayatta ne yaşarsa yaşasın, her yaşadığından istifade edendir. (İlgili cümle kaynağı: Ali Bektaş) İstifade etmek : Yararlanmak. İstifade hakkı : (hukuk) Ana ve babanın, çocuk reş…
İlginç odun istifi Üst üste eşya konularak yapılan düzgün yığın. Kereste, tahta gibi ağaç ürünlerini kurutmak ya da bekletmek amacıyla belli düzenlerde üst üste dizerek yapılan yığın. Eski yazıda harfler…
Dolayısıyla anlatma, (anlam, sonuç) çıkarma. Bir konuda kanıtlara dayanarak sonuç çıkarma: Şa'bî bu hadisle istidlal ederek cemaatin birbirlerine uymalarının caiz olduğunu söylemiştir. (Ahmet Davudoğlu) (m…
Herhangi bir şeye karşı doğuştan gelen yatkınlık, yetenek, kabiliyet: Fakat bir gün bakıyoruz ki içlerinde büyük bir istidat var. Mesela orta sınıflardan birinde iken üniversite şubesindeki bir talebenin halledem…
İvedilik, acele etme, çabukluk: Birkaç gün etrafı dinlemeli, diyordu, gereksiz bir istical ile eserimi tehlikeye koyarsam ömrümün sonuna kadar yanarım. (İlgili cümle kaynağı: Reşat Nuri Güntekin) İstical etmek…
Kirayla tutma, kiralama: Çevre iskelelerde kayıtlı ya da ticari amaçla bölgede bulunan çeşitli türlerdeki sivil gemiler de kiralama "isticar" usulüyle sıklıkla kullanılmıştır. (İlgili cümle: A. Gürsoy) …
Sığma, içine alma, alabilme: Fabrikalar yanında bin ton arpa istiap edecek bir de silo inşa edilmiştir. (İlgili cümle kaynağı: Atatürk Çiftlikleri) İstiap etmek : Sığmak, içine alabilmek, içine almak. İstiap …