Açgözlülük Yiyeceğe içeceğe, mala mülke doymak bilmeyen, azla yetinmeyen, gözü doymaz, tamahkâr, haris: Açgözlüyü minnettar edemezsin, doymaz ki. (Cenap Şahabettin) Açgözlülük : Açgözlü olma durumu ya da açgöz…
Adalet Belli bir toplumsal örgütlenmede herkesin yasalarla tanınmış hakkını vermek, bu hakka ilişmemek ilkesi ya da eylemi, tüze. Tüzeyi uygulayan, yerine getiren devlet örgütleri: Suçlular adaletin pençesinden…
alem: Alem (2) (Babüssaade, Topkapı Sarayı) Bayrak, sancak: Dünyada iyi nam ile anılalım. Ahirette Peygamberimizin alemi dibinde toplanalım... (Ö. Seyfettin) Minare, kubbe, sancak direği gibi yüksek şeyleri…
Açıkgöz Olaylar ve gelişmeleri izleyerek yeni durumlara çabucak uyabilen, koşulları iyi değerlendirerek gerekeni yapan, aldanmayan, uyanık, becerikli: Mustafa açıkgöz bir oğlan (K. Tahir). Şimdiki tazeler bizim …
Türk alfabesinin birinci harfi. Sesbilim bakımından kalın, düz ve geniş ünlü. Sınıflama ve sıralamalarda, maddelerin sırası harflerle gösterildiğinde, ilk maddenin başına getirilir. (matematik) Cebir…
Ağır su Ağır su, nükleer reaktörlerde kullanılan hidrojen yerine ağır hidrojen izotopuna (yani döteryuma) sahip yoğunluğu yüksek sudur. Kimyasal adı döteryum oksit, formülü ise D 2 O'dur. Ağır su nükl…
Akroter Eski Yunan mimarlığında yapılardaki alınlıkların iki ucuyla ortasındaki sivri tepesine konan kaide ya da kaide üzerine konan süs ve heykelcikler: Bir antik alınlığın tepesine ve iki köşesine yerleş…
Süleymaniye Camisindeki avlular Avlu, mimarlıkta bir yapının ya da bir bütün oluşturan yapı grubunun genellikle ortasında ve önünde bazen de arkasında kalan üstü açık, çoğunlukla zemini taş döşeli ve duvarl…
Herkes tarafından kabul edilen nokta, üzerinde anlaşmaya varılan husus, uyuşulan konu, ortak payda, ortak zemin: Bir tek asgari müşterek var: Kendine yapılmasını istemediğin şeyi başkasına yapmayacaksın... (örne…
Görgü ve edep kuralları. Sosyal hayatta, Peygamber Efendimizin (sav) sünnetine uygun davranmak: Alemlere rahmet Peygamber muhatapları arasında büyük küçük ayrımı yapmaz, çocuklardan da izin isterdi... Uyulması…
Amalgam (malgama) , cıva elementinin herhangi başka bir maden ile karıştırılması sonucu oluşan alaşım türüne verilen addır. Cıva, metallerin birçoğuyla kolayca birleşerek amalgam oluşturur; klasik bilgiye göre…
Genellikle önüne "San. Tic." kısaltması gelen "A.Ş."nin açılımı, sermayesi belirli ve paylara bölünmüş ve borçlarından dolayı yalnız mal varlığıyla sorumlu olan ticaret şirketi anlamına gelen …
Yazarı, yapanı, söyleyeni bilinmeyen belli olmayan (mani, bilmece, türkü, atasözü gibi halk edebiyatı örnekleri): Müellifi olmayan veya bilinmeyen eserlere "anonim eserler" denir. Çok ortaklı, ortakla…
Bir ülkenin insanlarına veya bir çevreye özgü söyleyiş özelliği: Konuşmacının İngiliz olmadığı açıktı; dilimizi bazısı bana tuhaf gelen vurgularla akıcı biçimde konuşsa da, çok hafif bir aksan yabancı olduğunu e…
Bir tabloda, asıl renklerin ya da bir asıl bir tamamlayıcı rengin, belirli bir ölçüde karışmasından oluşan renksizlik, renk yitirme, renksizliğe dönüşme. Kırmızı, sarı ve mavi gibi birincil renklerin ya da birin…
Kapı ve pencere gibi, yapılardaki bölümlerin kanatlarla kapanan parçaları, kapı ya da pencere boşluğu. Bir duvarda bırakılan kemerleme, kapı, pencere vb. gibi açıklık. Açıt ayağı : Açıta ayaklık eden yapı p…
Tutumuna, davranışına gerekli özeni göstermeyen, umursamaz. İlişki ve davranışlarında umursamazlık gösterme, muhataplarını ciddiye almama durumu: Vurdumduymaz, adamsendeci, ağır ve bana göre efemine bir havalar…
Acembuselik, Klasik Türk müziğinde, acem makamının sonuna bir buselik beşlisi eklenerek oluşturulan bileşik bir makamdır: Abdülbaki Nasır Dede'nin acembuselik makamında bir ayini vardır ki, cidden çok nefisti…
A4 kağıdı hemen hemen hayatın her alanında sıkça kullanılan vazgeçilmez bir kağıt ölçüsüdür. Bu kadar sık kullanılmasına rağmen birçoğumuz boyutlarını bilmeyiz. A4 kağıdının çeşitli ölçüleri: 210 × 297 milime…
Ayvayı yemek Ayvayı yemek argoda sıkça kullanılan bir deyimdir. Hiç kimsenin düşmek istemeyeceği kadar zor ve vahim bir duruma düşmeyi anlatır. Ayvayı yemeye örnek olarak bir askerin nöbette uyuması, bir öğ…
Birlikte bulunmayan, yerleri bir olmayan; beraber ve birlikte karşıtı: Bizim sokakta iki ayrı bakkal açıldı. Hesaplar ayrı mı olsun? Başka, başka türlü, değişik: Bu ayrı sorun. Tek başına ve ötekilerden uzak: A…
İstanbul Arasta Bazaar Çarşısı Çarşıların aynı iş ile iştigal eden veya aynı cins eşya satan esnaf ve zanaatçıların bulunduğu bölümü: Demire vurulan her darbe, "Demirciler Arastası"nın ahenkli mü…
Yine o, başkası değil: Şimdi başka bir açıdan aynı noktaya bakalım (İlgili cümle kaynağı: S. K. Yetkin) Ayırt edilemeyecek kadar benzeri, tıpkısı, özdeşi: Bu çanta seninkinin aynıdır. Aynı zamanda : Hem de, b…
Ceket astarı Giysi, perde, çanta, ayakkabı gibi şeylerde, kumaşın ya da derinin içine geçirilen ince kat: Cebinde birkaç kuruş bozuk parayla, bir de ceketinin kol astarı içine dikili, canından "kıymat…
Yanağın, elmacık kemiğinden çene kemiğine kadar olan ve ağız boşluğu hizasına gelen bölümü: Açlıktan avurtları avurtlarına geçmiş... (İlgili cümle kaynağı: K. Tahir) İçinde "avurt" kelimesi geçen deyi…
Bir şeyi yüksekçe bir yere iliştirerek sarkıtmak. Sehpaya ya da bir ağaç dalına takılı bulunan ve ucu halka biçiminde birleştirilmiş ipi birinin boynuna geçirmek yoluyla altında bulunan iskemle ve benzeri şeyleri…
Bir şeyi, bir kimseyi anlatmaya, anımsamaya yarayan sözcük: Güllü, köylü adı diye, Doktor'un karısı değiştirmiş kızın güzelim adını. (İlgili cümle kaynağı: A. Nesin) (dil bilim) Evrendeki bütün canlı ve can…
Bir şeyi kapalı durumdan çıkarmak: Aç kapıyı, efendimizin emri var. (N. Kemal) Herhangi bir şeyi kullanılır, çalışır, işler, etkin duruma getirmek: Yeni yolu vali açtı. Bir şeyin kapağını ya da örtüsünü kaldırm…
Atatürk Hava alanında apron Apron, hava alanlarında uçakların uçuşa hazırlanmasına, manevra yapmasına, park etmesine, yolcuların inip binmesine, yük doldurulup boşaltılmasına yarayan, uçuş pistiyle hava ala…
Adım Yürümek ya da koşmak için yapılan ayak atışlarının her biri: Sağlam adımlarla yürümek. Bir adımda alınan yol (genellikle 75 cm kabul edilir): Aradaki mesafe kırk adımdır. Bir dizi eylem, süreç, iş içi…
Kuru soğuk. (Hava ve gece için) Soğuk: Hava kararmak üzere ve dondurucu bir ayaz çıktı. (H. Erdem) (argo) Zararlı, tehlikeli ya da kötü durum: İşler ayaz.
Açlık ve acıkmak ile ilgili deyimler ve anlamları İçinde "açlık, acıkmak" kelimeleri geçen deyimler, açıklamaları ve örnek cümleler: ( atasözlerine geç ) Acından ölmek : Çok acıkmak: "Daha piş…
Ambargo Askeri, siyasal ya da ekonomik nedenlerle herhangi bir malın serbestçe taşınmasını, alım satımını engelleyici önlemlere verilen genel ad. Bir devletçe başka bir devletin taşınmazlarına, genellikle…
Azrail Meleği (tasvir) Allahü Teala tarafından insanların canını almakla görevlendirilmiş melek, ölüm meleği, can alıcı melek: Eserde gelmiştir ki:"Şaban ayının onbeşinci gecesi olan beraat gecesinde, o yıl…
Sayı, nicelik ya da nitelik bakımından küçük, çok karşıtı: Dost bin ise azdır, düşman bir ise çoktur. (Atasözü) Alışılmış olandan, umulandan ya da gerekenden eksik: Kahveyi az şekerli içer. Hani az para ile de …
Ahlak kurallarına aykırı olan utanılacak durum ya da davranış: Ne mutlu o kimseye ki kendi ayıbını görür. (Mevlana) Eksiklik, kusur: Ayıp değil ya, ben aslardan oldum bittim hoşlanmam (H. Taner). Bu malın ayıbı …
Ayak ile ilgili deyimler ve anlamları Ayağı yürüten baştır İçinde "ayak" kelimesi geçen deyimler, açıklamaları ve örnek cümleler: ( atasözlerine geç ) Ayak açmak (vermek) : Aşıklar arasındak…
Ay (dolunay) (gökbilim) Dünya'nın uydusu olan, Dünya ve kendi çevresinde dönen, Güneş'ten aldığı ışığı yeryüzüne yansıtan gökcismi. Bir yılın, on iki bölümünden her biri: Ocak ayı, Şubat ayı... …
İki avuç Elin parmak uçlarıyla bilek arasındaki iç bölümü, el içi, hapaz: Ellerine baktı. Avuçları terliydi. (S. Faik) Yarı yumulmuş elin hacminin (oylumu) alabileceği miktar: Bir torbadan bir avuç pirinç …
Aşk Karşı cinsten birine duyulan güçlü ve tutkulu sevgi, sevda: Güzelliğin on para etmez / Şu bendeki aşk olmasa (Aşık Veysel) (tasavvuf) Yaratıcı'ya duyulan yüce ve güçlü sevgi: Sofilere sohbet gere…
Ayı da bir dağın şenliği (zooloji) Memelilerin etoburlar takından olmakla birlikte, meyve ve bal ile de beslenen, beş parmaklı olup insanlar gibi tabanlarına basarak da yürüyebilen, Türkiye'de boz cinsi…
Eskiden bir yere gelen insandan sadece orada bulunduğu veya o yere girdiğinden veya soktuğu eşya için alınan para. Bir çeşit vergi. Bu uygulama günümüzde ülkeler tarafından vergi ve harç adı altında uygulanmaya d…
Ayran Yoğurda su eklenip sulandırılmasıyla yapılan içecek: Yoğurt ezilerek ve yoğurdun miktarı kadar da su katılarak millî içeceğimiz olan ayran yapılır. (M. Üçer) Süt ya da yoğurdun yayıkta çalkalanarak y…
Avdaki bir avcı ve köpeği (İnsan ya da hayvan için) Canlı olarak, yaralayarak ya da öldürerek hayvan, kuş ya da balık tutma işi: Dediklerine göre av düşkünüydü. (N. Cumalı) Böylelikle ele geçirilmek istene…
Bir nesneyi boşluğa ya da bir yöne doğru fırlatmak: Taş attı da kolu mu yoruldu? (Deyim) Elle tutulan bir şeyi bırakarak yere düşürmek: Sokağa çöp atmak sağlığa aykırıdır. (Bir kimseyi) Uzaklaştırmak, başka bir…
Aş Aş, yenmek için pişirilerek hazırlanan yemek veya yiyecek anlamına gelir ve genellikle bir insanın günlük besin ihtiyacını karşılayan yiyecekler için kullanılır. Kültürel bağlamda ise aş, paylaşımı ve mis…
Bir şeyin yere yakın olan alt parçası, bölümü; yukarı karşıtı: Merdivenlerin aşağısı görünmüyor. Aynı cinsten olan şeylerin altında bulunan: Çocuk bölümü aşağı kattadır. Niteliği düşük, kötü: Aşağı kalite. Değ…
Aslan (zooloji) Kedigiller familyasından, erkekleri yeleli, Asya ve Afrika'da yaşayan, yırtıcı ve çok güçlü olan bir hayvan türü. (mecazi) Gürbüz, cesur ve yiğit adam: O Allah'ın Aslanı'ydı..…
Ateş Yanıcı bir maddenin tutuşmasıyla birlikte beliren ısı ve ışık: Yaktıkları ateş görevini iyi yapmış, üstleri başları tamamen kurumuştu. (H. Erdem) Yanmakta olan cisim: Mangalın içindeki ateşler yumuşak…
At İçinde "at" sözcüğü geçen atasözleri ve açıklamaları: ( * yaygın bilinen ) At, adımına göre değil, adamına göre yürür* : Bir işin yürüyüşü işbaşındakinin bilgisine, çabasına, tutumuna göre d…