Herhangi bir gösterinin (sinema, tiyatro, konser vb.) gündüz gösterimi: "Hani yani isteyen arasın bulsun beni / Yedi matinesindeyim" (B. Necatigil) Seans: Sinema sahibi ile gündüz matinesi için ek bir…
Gereç: Ürettiği materyali yaşamını kolaylaştırmaya dönük olarak kullandığı gibi, yeni başka materyallerin üretilmesinde de kullanmıştır. (S. Ünlü) Malzeme. Madde: Dolayısıyla doğmamıştır ve materyal bir bedene…
Matematik Matematik, sayıları ve sayılarla yapılan işlemleri, bunların karşılıklı ilişkilerini, bileşimlerini, genellemelerini, soyutlamalarını, uzaydaki biçimlenmeleri ve bunların yapılarını, ölçümünü, dön…
Basma, basılı, basılmış (kağıt): Kaldı ki, eser günümüzde matbu halde kütüphanelerde mevcuttur. (İlgili cümle kaynağı: M. Aşkar) Matbu evrak: Önceden çok sayıda basılarak kullanıma hazırlanmış, hazır evrak. B…
Matbaacılık Yazı ve resimleri, kağıt gibi malzemeler üzerine özel makineler ile birden çok nüsha halinde basarak çıkaran sistem. Basım işi yapılan yer, basımevi. Matbaacı: Baskı işleriyle uğraşan kim…
Asker matarası Matara, eskiden üzeri aba ve çeşitli kumaşlarla kaplı madeni su şişesi olarak yapılan, günümüzde plastikten de üretilen, yolculukta boyna ya da bele asılı olarak taşınan ve susuz yerlerde su …
İnsan, mal, eşya vb. için "çok da kıymetli, değerli veya gerekli olmadığını" anlatmak için küçümseme yollu kullanılan bir söz. Örnek cümleler: "Pek de matah bir şey sayılmaz. Ne iyi ne kötü." …
Matafyon Serenlere ve gergi tellerine bağlamak için yelkenlere, tentelere, brandalara veya naylon perdelere açılan delik. İplik geçirmek için açılan delik çıtçıt. Matafyon kapsülü : (denizcilik) Açıl…
Matafora Bordadan dışarıya uzatılarak filika, borda iskelesi, gemi çapası vb. donatımı asmak, mayna ve viralarını kolaylıkla yapmak için kullanılan dikmelere verilen ad. Mataforadan indirmek : (denizcili…
Satrançta mat olmuş siyah şah Satranç oyununda taraflardan birinin şah taşının, korunamayacak ya da başka kareye oynatılamayacak duruma düşerek oyunu kaybetmesi. Satranç oyunundaki en önemli taş olan şah taşının…
Maşuk sevip aşık olunan erkek, maşuka ise sevilen ve aşık olunan kadındır. Seven kadın ve erkekte kendilerine göre aşıktır: Maşuka aşk etmekten geçiyor, Aşk'a aşk ediyordu. Yıllarca taş taşıdı sırtında. Aşkın…
Mağrip ve Maşrık Mağrip batı, Maşrık doğu demektir. Mağrip, tarihte, Müslüman idaresi sırasında İber Yarımadası, Malta ve Sicilya'yı da içerirdi. Günümüzde Mağrip, dar manada Tunus, Cezayir, Fas ve B…
Maşrık Doğu, şark. Mağrip (batı) karşıt anlamı. Doğuş mahalli: Maşrık da (doğu veya doğuş mahalli) mağrip de (batı veya batış-kayboluş-ölüm) Allah'a aittir! Ne yana dönersen Vechullah karşındadır. (…
Maşrapa Maşrapa, eskiden küp, bakraç vb. kaplardan su almaya yarayan ya da bardak yerine kullanılan, kulplu, ağzı açık, genellikle madenden günümüzde ise plastikten yapılan küçük kaptır: Bir ellerinde iyi a…
Maşlah Türk kadınlarının eskiden giydikleri tek parçalı ve kol yerleri yarık, bol dikilmiş bir tür kadın üstlüğü: Belinde düz renkli, başları nakışlı Acem şalı, üstünde şaldan iç hırkası, en üstte ise boyl…
Maş fasulyesi Fasulyenin börülceyi andıran iki türüne verilen ad. Maş, baklagillerden, tüfek saçması büyüklüğünde, yeşil renkte, kurutulduktan sonra daha çok çorbası pişirilen bir tür sebze. (Belleten) At…
Masura Karton, tahta ya da plastikten yapılan, üzerine şerit, fitil ya da iplik sarılıp mekiğe takılan silindir boru. Çeşme zıvanası. Eskiden kullanılan bir akarsu ölçü birimi. Masura tezgahı: Dokum…
Korunan, korunmuş: Bu cümleden olarak alem-i İslam'ın da tevhit yolunda, dünya devinin ve madde tuzağının pençesinden kurtulup ahlak-ı Muhammedi zırhı içinde emin ve masun olmasını niyaz eylerim. (İlgili cüm…
Suçsuz, günahsız, temiz, saf: Suçluluğu kanıtlanana kadar herkes masumdur. (T. Erdağ) Kimi vakit acıma duygusuyla "küçük çocuk" anlamında kullanılır: Masuma dokunmayın! Masumane: Masumcasına, saf…
Yere dökülen betonun mastar ile düzeltilmesi (dil bilim) Fiilin -mak / -mek veya -ma / -me ekleri alan ve isim gibi kullanılan biçimi: al-mak, üşü-mek, gör-me, bul-ma vb. Mastar, duvar sıvandıktan veya y…
İçinden sürekli olarak su akan boru: İlerideki maslaktan su doldurmaya giden simsiyah bir zenci kızının yakasından asıldı. (İlgili cümle kaynağı: O. C. Kaygılı) Su yolu üzerinde bulunan su haznesi: Boruların da…
Maslahatgüzar genellikle çeşitli sebeplerden ötürü büyük elçi atanmayan veya atanamayan bir ülkeyle diplomatik ilişkileri yürütmek üzere görevlendirilen veya büyük elçinin yokluğunda ona vekalet eden diplomat: I…