Yasa Devletin yasama gücü tarafından herkesçe uyulmak için konulan her türlü kural, kanun: Ceza yasası Devletin yasama kurulunca herhangi bir alanda herkesçe uyulmak için konulan kuralların saptandığı kit…
Sorumluluk Bir kimsenin üstüne aldığı ya da yapmak zorunda bulunduğu işlerden, gerektiğinde hesap sorulması durumu, sorum: Ama bu yalnız kişisel bir sorumluluk değil, dünya çapında bir sorumluluk. (İlgili …
Demokrasi Demokrasi (Yunanca, dimos: halk, kratos: iktidar) siyasal denetimin doğrudan doğruya halkın ya da düzenli aralıklarla halkın ya da düzenli aralıklarla halkın seçtiği temsilcilerin elinde bulunduğ…
Bilgisayar donanımı Bir cihazın çalışması için gerekli parçalardan her biri: Anakart, işlemci, RAM bellek, sabit disk, ekran kartı, güç kaynağı, monitör, kasa, klavye ve fare bir bilgisayarın çalışabilmesi…
Küspe Yağı ya da suyu çıkarılmış bitkinin, genellikle hayvan yemi ya da yakacak olarak kullanılan kuru kalıntısı, posası. Bu küspe kalıntısı yağ çıkarılırken preslendiği için çeşitli şekillerde sıkıştırılm…
Kişilik Bir kimseye özgü belirgin özellik, manevi ve ruhsal niteliklerinin bütünü, şahsiyet: Yeryüzünde ne kadar insan varsa o kadar çok kişilik vardır. Bir kimsenin kendine özgü belirgin bir özelliği olm…
Sözlük Bir dilin bütün ya da belli bir çağda kullanılmış sözcüklerini, terimlerini, deyimlerini ya da bunların bir bölümünü alfabetik düzende, tanımlarıyla birlikte veren, gerektiğinde örnek cümlelerle bu t…
Bir ülkenin insanlarına veya bir çevreye özgü söyleyiş özelliği: Konuşmacının İngiliz olmadığı açıktı; dilimizi bazısı bana tuhaf gelen vurgularla akıcı biçimde konuşsa da, çok hafif bir aksan yabancı olduğunu e…
Gereksinme, gereksinim: Günlük ihtiyaç maddeleri. Güçlü istek. Yoksulluk, geçinmekte sıkıntı çekme: İhtiyaç, adamcağızın belini büktü. İhtiyacı olmak : Gereksemek, gereksinmek. İhtiyaca cevap vermek : (de…
Şeş gelmiş bir zar Şeş (Farsça) altı sayısı demektir: Dur bakalım, dedi, biraz fazla şeş atmaya başladın. İstatistiklerimi altüst ettin... (A. Nesin) Şeş (şeşi) beş görmek : (deyim) "Yanlış görmek, şaşk…
(Dostluk, arkadaşlık için) Ara biraz bozulmak, eski bağlılık ve dostluk gevşemek: Şekerrenk gözükmek, dargın olmak, düşmanlarımız için gerekli sanıyorum (B. Büyükarkın). "Aramız şekerrenk, yollarımız ayrıld…
Pazıbent Belli bir işaret olarak kola geçirilen enlice kuşak, kolçak: Adam sivil giyimliydi ama kolundaki açık renkli pazıbent, şehirde, sivil savunmada görevli olduğunu kanıtlıyordu. (İlgili cümle: I. Nem…
Pazarlama (ticaret) Bir ürünün, bir malın satışını sağlamak için girişilen etkinliklerin tümü. Bir ürünün, bir malın, bir hizmetin satışını geliştirmek amacıyla tanıtmayı, paketlemeyi, satış elemanlarını…
Bağımsız, kendi başına. İlgiliye danışmaksızın: Resen emekli etmek. Resen vergi tarhı : (ticaret) Verginin takdir komisyonları tarafından saptanması: Tutulması gereken defterlerden sadece birinin tutulmama…
Altın Oran = 1,618 İki şey ya da bütünle parça arasında nicelik ve nitelik bakımından var olan ilgi, bağıntı, nispet, orantı. İki şeyin birbirini tutması, karşılıklı uygunluk, tenasüp. Akıl yoluyla gerçe…
Şeyler şeylerden şey eder (oluşur) "Kişi" ya da "kimse" ile anlatılan varlıkların dışında kalan ve ağırlığıyla kütlesi olan her türlü varlık, nesne, nen: Taş katı bir şeydir. Soyut kav…
Salamura turşu Sonradan kullanılmak üzere bozulmadan saklanması gereken peynir, turşu, balık vb. yiyecekleri içine koymak üzere hazırlanmış tuzlu su. Bu suyun içinde saklanmış yiyecek: Salamura zeytin. Sa…
Halihazır harita Şimdiki, bugünkü, içinde bulunulan durum: Daha sonra belki normale dönecek olan bu arayış içindeki ortam, halihazır haliyle hiç Akif'e göre değildi. (H. Göze) Halihazır harita: Hali…