Edinilmiş şey ya da şeyler, edinim. Edinilen kazanılan bilgi, müktesebat: Gerçek bir "hukuk adamı" olmanın kendisine kazandırdığı engin edinç... Kazanılan, edinilen hak. (dil bilgisi) Üretici dönüş…
Eğreti nedir, ne demektir? Eğreti ile ilgili atasözleri, deyimler ve anlamları
Geri vermek üzere alınmış, emanet: Bu kalemi eğreti aldım (örnek cümle). Belirli bir süre sonra değiştirilecek, kaldırılacak olan, geçici: Asıl perdeler dikilinceye kadar eğreti perdeler asıyoruz. Takma: O zam…
Efrat nedir, ne demektir? Anlamı
Bireyler, fertler: Bu işe bakacak kişileri okur - yazar efrattan intihap ederler (seçerler). (askerlik) Eskiden erler, erat, erbaş: İhtiyat veya gönüllü efrat olarak silaha davet edilen fakir efradın ailelerin…
Ehven nedir? Ehveni şer ne demektir? Anlamları
Daha zararsız, daha az kötü, daha hafif: Ona da vaazı nasihatte bulundu ve dünya azabının ahiret azabından ehven olduğunu haber verdi. Ucuz, hesaplı, uygun: Bu yüzden de en zarifini değil en dayanıklısını arama…
Edim nedir, ne demektir? Kısaca anlamı
Yapılan iş, fiil, eylem, amel: Zira her birey tekrarı olmayan bir olaydır, her edim benzersizdir: Ne daha önce aynısı olmuştur ne de tekrarlanacaktır. (hukuk) Alacaklının beklediği ve borçlu olanın yapmakla yü…
Ekarte nedir? Ekarte etmek ne demektir? Anlamı
Ekarte, etmek ve olmak gibi yardımcı eylemlerle "saf dışı etmek (edilmek), konu dışında tutmak (tutulmak), atlatmak (atlatılmak)" anlamlarında kullanılır. Örnek cümleler: Kalabalığı tahrik edenleri b…
Darıdünya nedir, ne demektir? Anlamı
Halk dilinde dünya, yeryüzü, yaşadığımız bu dünya: (O) şu darıdünyada üç beş sevdiğim insandan birisi, belki de birincisidir (İlgili cümle kaynağı: Yaşar Kemal). Benim "darıdünya"da ne malım var, ne mül…
Dalavere nedir? Dalavere çevirmek ne demektir? Anlamları
El altından yürütülen kötü iş, hileli iş, üç kağıt, dümen: Yakalanmayışının nedeni, dalavereli işlerini öylesine karmakarışık edermiş ki, içinden çıkılmazmış. Başkasıyla ortak çalışmadığı halde, o karmakarışık iş…
Darülaceze nedir, ne demektir? Kısaca anlamı
Darülaceze, çalışma gücünden yoksun, kazancı ve bakacak kimsesi olmayanları barındıran toplumsal bir yardım kuruluşu; güçsüzler evi, düşkünler evi, bakım yurdu demektir: Bizzat Sultan Abdülhamid'in nakit yard…
Dar nedir, ne demektir? Dar ile ilgili atasözleri, deyimler ve anlamları
İçine alması gereken şey, sığmayan ya da güç sığan, geniş ve bol karşıtı: Bu elbise çok dar. Ensiz: Dar gelmek. (mecazi) (Kafanın yaratıcı yetileri için) Yetersiz: Dar düşünmek. Az, elverişsiz: Darlık. Sıkı…
Çalyaka nedir? Çalyaka etmek ne demektir? Anlamları
Birdenbire yakasına yapışarak, yakasına yapışıp sıkıca tutarak: Verilen mühlet sona erince mahkeme salonuna girmek ve cebir kullanmak suretiyle vazife halinde bulunan müddeiumumiyi (savcıyı) çalyaka dışarı atmışl…
Dandini ne demektir? Anlamı
Bebekleri uyuturken ya da hoplatırken söylenen tekerlemelerde geçer: Dandini dandini dastana, Danalar girmiş bostana, Kov bostancı danayı, Yemesin lahanayı... Düzensiz, darmadağınık: Kaytan bıyıklı haber sunucu…
Yan ile ilgili deyimler ve anlamları
İçinde "yan" kelimesi geçen deyimler ve açıklamaları: Yan basmak : (Bir işte) Aldanmak. Yan çizmek : (Bir işten) Kaçmak. Yan gelip yatmak : Yapılacak işleri bırakarak rahatına bakmak. Yan gelmek :…
Darüşşifa nedir, ne demektir? Anlamı
Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde, kendine özgü mimari biçimleriyle cami, medrese külliyesini bütünleyen, sağlık yurdu ve hekimlik okulu işlevini gören yapılara verilen ad. Sağlık yurdu. (mimarlık) Osmanlıcada… 8 soru/yorum
Dağarcık nedir, ne demektir? Dağarcık ile ilgili deyimler ve anlamları
Meşin torba; çoban ve avcı torbası. (mecazi) Bilgi, bellek: Coğrafya konusunda çok geniş bir dağarcığı var. (müzik) Bir müzik topluluğunun veya sanatçının hazırlamış olduğu parçalar, repertuvar
Çalık ne demektir? Anlamı
Çarpık, eğri büğrü. Verev (köşeden köşeye, çaprazlama) kesilmiş: Kumaşın bir yanı çalık. Doğal halini ya da rengini yitirmiş: "Öf!.. Çalık undan bu ekmek, yiyemeyeceğim" deyip bırakmış... Buz gibi kı…
Cebeli nedir, ne demektir? Anlamı
Osmanlı Devleti'nde, savaş sırasında tımar, zeamet sahiplerinin dirlikleri oranına göre yanlarında götürmekle yükümlü bulundukları atlı asker: "Tımarın geliri kendisinden başka iki cebelinin de savaşa h…
Cebri ne demektir? Cebri ile başlayan kelimeler ve anlamları
Cebri, zorla yapılan demektir. Cebri ile başlayan birleşik kelimeler ve anlamları Cebri icra : (hukuk) Borçların, devlet gücü aracılığıyla ve zorla ödettirilmesi. Cebri ikraz : (iktisat) Karşı tarafın zorl…
Cefa nedir, ne demektir? Cefa ile ilgili atasözleri, deyimler ve anlamları
Zorlu sıkıntı, üzgü, eziyet: Gelse celalinden cefa / Yahut cemalinden vefa, İkisi de cana safa, Kahrın da hoş, lütfun da hoş... (Yunus Emre) Cefa ile ilgili deyimler ve anlamları İçinde "cefa" keli…
Cefakar ne demektir? Anlamı
Büyük sıkıntılara, üzüntülere katlanmış, eziyet çekmiş, cefalı: Cefakar anam benim, kim bilir ne zorluklarla büyüttün beni. Eziyet eden: Meğer bu adam benim can düşmanımmış; onun kötülük kaynağı, cefakar birisi…
"Efil efil esmek" ne demektir? Anlamı
Özellikle yazın "rüzgar yavaş yavaş, serin serin esmek" anlamına gelen efil efil esmek deyiminde geçer: Kalabalıktan ve devlet işlerinden uzakta efil efil esen asude rüzgarların gönle inşirah veren ikli…
Bağıl yoğunluk nedir, ne demektir? Anlamı
Bağıl yoğunluk, belli bir sıcaklıktaki bir cismin yoğunluğunun, 4 °C sıcaklıktaki suyun yoğunluğuna oranıdır. Bazı yoğunluk ölçme işlemlerinde, maddenin yoğunluğu doğrudan belirlenemez, fakat suyun yoğunluğuna or…
Egale nedir? Egale etmek ne demektir? Anlamları
Egale, "eşitlemek, eşit olmak; derecesine ulaşmak, eşitlenmek" anlamlarında egale etmek ve egale olmak biçiminde kullanılır. (spor) Bir rekoru yinelemek: Kapalı salon pentatlon Türkiye rekorunu kırdı…
Acem nedir, ne demektir? Anlamı
İran ülkesi ve İranlılar. Eskiden İranlılara verilen ad. Türk müziğinde, acemaşiran ve bayati'den oluşturulan, dügah perdesinde bileşik bir makam. Acem ile ilgili deyim ve birleşik kelimeler Acem ağzı…
Acar nedir, ne demektir? Anlamı
Atılgan, yiğit, gözü pek, ele avuca sığmaz: Tuzakları görmeye giden adamla oğlu çok acar kişilerdi. Öyle ufak tefek tehlikelere pabuç bırakacak türden değildiler. Güçlü, gürbüz, dinç: Günün birinde çok acar bir…




































