İnsana hayattayken gerekli olan mal, para gibi şeyler: Dünyalık telaşımız çok bahanesiyle seni unutanlardan eyleme bizi Allah'ım! (Amin) Garip bir kul. (halk dilinde) Mal, mülk, servet, para: Bir ömür kaza…
İçinde bulunulandan bir önceki gün: Düne kadar gelmiş olmalıydı. Geçmiş, özellikle yakın geçmiş (zaman): O dünü yaşıyor. Bugünü anlamak için dünü bilmek gerekir. (zarf) İçinde bulunulandan bir önceki günde: D…
Dümbelek Ağzına deri gerilmiş, çanak biçiminde, darbukaya benzeyen, Türk müziğinde usul vurma aracı olarak kullanılan vurmalı çalgı. Bir çömleğin dibi çıkarılıp deri gerilerek yapılan bir çeşit darbukadır.…
Düdük İçinden hava ya da buhar geçirilince keskin ses çıkaran ve işaret vermek, uyarmak için kullanılan araç: Hakem düdüğü çalar ve maç başlar. Bu ilk düdük "başlama vuruşu"nu haber veren işarett…
Düet (müzik) İki ses ya da iki müzik aygıtı için düzenlenmiş müzik parçası, düo. İki kişi tarafından karşılıklı söylenen şarkı: Ela Altın ferace giyiyor, Taner Şener fes takıyor, birlikte düet yaparak &q…
(sinema, TV) Film tabanı üzerinde yer alan, ışığa karşı duyarlı gümüş bromür ya da gümüş klorürlü, görüntü oluşturmada temel gereç olan kat. Bir mıknatıslı kuşak, mıknatıslı görüntü kuşağı ya da mıknatıslı fil…
Beyaz dut ve karadut Dut, dutgiller (Moraceae) familyasına ait, genellikle kuzey yarıkürenin ılıman bölgelerinde yetişen yaprak döken bir ağaç türüdür. İpekböceği yetiştiriciliğinde büyük önem taşıyan yaprakları,…
Duru duruma getirme. (fizik) İçlerinde en az biri sıvı durumda bulunan ve birbirine karışmayan maddeleri, yoğunluk farklarına dayanarak birbirinden ayırmak. (kimya) Bulanık bir sıvı içinde asılı durumda bulu…
Duçar, uğramış, yakalanmış, tutulmuş demektir. Duçar olmak : (Bir şeye) uğramak, çatmak, tutulmak veya bir şeyin onu gelip bulması: Ne belalar düçar oldu başıma. Aldırmadı ah bu felek yaşıma. (İlgili cümle kay…
Duralit Duralit, çoğunlukla marangozlukta mobilya üretiminde kullanılan, çeşitli ham madde (örneğin reçine), ağaç lifleri ve ahşap artıklarının (talaş) sıkıştırılmasıyla çeşitli kalınlıklarda üretilen, kont…
Girme, dahil olma: Mektebe girmek istedikleri zaman bir duhul imtihanına tabi tutuluyorlar. Giriş: Bu bina gayet mükellef ve zarif olup duhul ve huruç (giriş ve çıkış) için iki kapısı mevcuttur. Askerlik görev…
Dublaj (sinema, TV) Seslerin film çekildikten sonra alınıp filme katılması. Bir dille seslendirilmiş bir filmi, tercüme edip başka bir dille seslendirme: Türkçe dublaj filmler vb. (teknik) Çekme işlemi…
Demiryolu üzerinde drezin Demiryollarında, tahterevalli gibi kolları aşağı yukarı hareket ettirerek insan gücüyle veya motorla işleyen, yol kontrolü bakımı ve onarımı için kullanılan küçük demiryolu taşıtı:…
Duayen Bir meslekte, bir sanat dalında veya başka bir alanda, alanının uzmanı, işinin erbabı, en yeteneklisi, en tecrübelisi, eskilik bakımından en önde geleni: Türk televizyon tarihinin duayeni Halit Kıva…
Dökülüp saçılmış şeyler: Odada döküntüden geçilmiyor. Bir topluluktan geri kalmış kimseler: Bunlar, eski partinin döküntüleri. Ayak takımından olan kimseler. Kimi hastalıklarda görülen çıban, leke, uçuk gibi …
Dönbaba çiçeği bitkisi ve tohumu Dönbaba çiçeği (Erodium cicutarium), çok yaygın bir yol kenarı ve tarla bitkisidir ve genellikle parlak, minik, pembe çiçeklerle geniş alanları kaplar. Yıllık veya iki yıll…
Aynı türden veya birbirinin tıpa tıp aynısı olan 12 parçanın oluşturduğu takım: Smokin, frak takımı, bir düzine (12) çamaşır, yarım düzine (6) ipek pijama, iki ropdöşambr, iki çift terlik, iki düzine (24) …
Günümüzde İstanbul Erkek Lisesi olarak kullanılan Düyun-u Umumiye merkez binası (Miniatürk) Düyun (Arapça) , borçlar demektir: Rusya malum olduğu üzere Osmanlı'yı düyun ile boğmaya çalışmış ve 1836 da n…
Düttürü : Kılığı kıyafeti tuhaf, acayip giyimli. Dar ve kısa olduğu için gülünç görünen, düdük gibi (giysi): O ne öyle, düttürü gibi! Düttürü Leyla : Tuhaf ve gülünç giyimli kadın. Daracık kısacık giyinmi…
Döven Harmanda ekinlerin sap ve tanelerini ayırmak için kullanılan, at ya da öküz tarafından çekilen, altına keskin çakmak taşları çakılı kızak biçiminde araç, düven. (tarih) Demir bir sapla ucunda çivil…
Dük, bazı Avrupa ülkelerinde kral veya prensten sonra gelen en yüksek soyluluk unvanıdır; düşes ise bir dükün eşi ya da bir dükalığın kadın hükümdarı demektir. Dükalıklar yani düklerin yönettiği devletler genelli…
Genel kural: İşte yukarıda belirlenen Rabbinin sana vahyettiği bu ilkeler / emirler, yanlış işleri ve kargaşayı engellemek için konulmuş kanun, düstur ve ilkelerden bazılarıdır. (Necm Suresi 160. Ayeti kerime) …
Dürbünün yapısı Dürbün, (fizik) uzaktaki cisimlerin büyük görüntülerini elde etmeye yarayan ve temel olarak, biri objektif diğeri de oküler adlı iki mercekten ve çeşitli yansıtıcılardan oluşan optik aygıta…
Düopson (iktisat) , piyasada çok sayıda satıcı karşısında sadece iki alıcının bulunması durumuna verilen addır; çift alıcı piyasası olarak da adlandırılır. Türkiye'de tütün alım fiyatları genellikle iki ana g…
Dünürler (Birbirlerine göre) Karı kocanın ana ve babalarının her biri: Dünürler birbirlerini tebrik ettikten sonra yüzük takılması için herkes ayağa kalktı. (E. Ş. Can) Eşlerin anne ve babalarının birbirlerine …
Gemi dümeni Hava ve deniz taşıtlarının arka tarafında, dışta bulunan, taşıta istenilen yönü vermeye ve taşıtı belirli bir doğrultuda götürmeye yarayan hareketli parça (dikey kanatçık). Deniz taşıtlarının …
Dülger bağı Dülger, yapıların kaba ahşap işlerini yapan kimsedir. Bu zanaata dülgerlik denilmektedir: Cevize ruhunu aksettiren, gürgene ölümsüzlük kazandıran, abanozu sanat ruhuyla dirilten üstün bir dülger…
Düğme çeşitleri Giyeceklere ilikleyici ya da süs olarak dikilen kemik, metal, sedef, plastik, cam gibi sert maddelerden yapılmış küçük tutturmalık. Çevrilerek ya da üzerine basılarak bir elektrik akımını …
Dügah (müzik) , Klasik Türk müziğinde la perdesinde karar kılan bir bileşik makamdır. Türk musikisinin eski makamlarındandır. Dizisi iki şekilde tarif edilebilir: Yerinde saba makamı dizisine, yerinde zirgülel…
Düden Kireçtaşı kayalarının hakim olduğu karstik bölgelerdeki akarsuların yataklarında, göl tabanlarında, polye kenarlarında ve içinde, obruk veya dolin gibi çukurlukların tabanlarında yer alan, buralarda birike…
Karınca duyargası Duyarga, eklembacaklılarda başın ön bölümünde bulunan, dokunma ve koku alma bazen de titreşim, ısı ve hava hareketlerini algılama, işitme ve tatma gibi bir ya da birden fazla duyu organını…
Dragon yelkenli tekne ISAF Eskiden batı ordularında at üstünde ya da yayan çarpışan özel üniformalı atlı asker. Mitolojide canavar, ejder. Uzunluğu 8,90 metre, genişliği 1,96 metre, su içi derinliği 1,20…
Duy priz Elektrik ampulünün döndürülerek takıldığı yivli, silindir biçiminde dişi yuva. İç kısmı genellikle pirinçten, dış kısmı da porselen veya bakalitten yapılır. Bir kablo ucunda sallandırılan asma duy,…
Duvak Gelinlerin başlarını ve yüzlerini kapayan, arka tarafı yere kadar uzun olabilen dantel veya tülden oluşan süslü örtü. Gelinlikte bekaret sembolü sayılan duvak, nikah kıyılıncaya kadar gelinin başını …
Dur İçinde "durmak" kelimesi geçen deyimler ve açıklamaları: Dur durak yok : Durup dinlenmeden sürekli çalışmayı anlatır. Dur kendime yer edeyim, bak sana neler edeyim : "Şimdi buraya onu…
Duman Yanan maddelerden çıkan, içinde katı zerrelerle buğu bulunan gaz: Düşman ateşi kesildiği vakit her taraf duman içindeydi. Hafiften bir rüzgâr çıktı, duman bulutunu denize doğru savurdu. (A. E. Kavakl…