Zargana Balığı (Sargan) Zargana (sargan), kemikli balıklar grubunda yer alan, ince ve silindirimsi vücut yapısına sahip, uzun ve sivri ağızlı bir balık türüdür. Uzunluğu yaklaşık 1 metreye kadar ulaşabilen …
Geminin bordasındaki top çıkarılan dört köşe boşluk ve açıklık, bu yerlerde sıralı durumdaki topların tümü, saparta. Bir bataryanın hep birden ateşe başlaması, alabanda ateşi. Azar, tersleme. Zapartayı yem…
1869 yılında kurulan, kolluk (güvenlik) işleriyle görevli askeri örgüt. Bu örgütte görevli olan er. Zaptiye nezareti : Kolluk (güvenlik) kuvvetlerini yöneten bağımsız kuruluş olup başkentin, yani İstanbul…
Davranışları, durumu insanda hoş bir etki bırakan, tavrı ve edası hoş olan, hoşa giden beğenilen, zarafetli: Hanımlar, daima zariftir. Hanımların zarif oluşu muhataplarını da öyle olmaya zorlar. İnce, beğenilir…
Zorla alma: Bir ülkeyi zapt etmek. Tutma, yönetimi altına alma: Üç kişi bir atı zapt edemedi. Yazıya geçirme: Yargıç, sanığın hakaretlerini zapta geçirtti. Hatırında tutma. Tanıtlama aracı olarak kullanılaca…
Zarf Kap, kılıf, sarma. İçine mektup ya da başka kağıtlar konulan kağıttan kese. İçine fincan ya da bardak konulan süslü metal kap. Dil bilgisinde belirteç. Birtakım doğru ya da eğrilerin bir ya da bir…
Gerçeğini bilmeden ihtimal üzerine hüküm verme, bu yolda verilen hüküm, sanı: Halbuki onların bu hususta hiç bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Zan ise hiç şüphesiz hakikat bakımından bir şey ifade etmez.…
(isim) Oğul, evlat. (sıfat) Doğmuş olan kimse, çocuk, yavru. Sonuna geldiği kelimelere "… oğlu, … evladı" anlamı katarak köken bildiren birleşik kelimeler yapar. Kadı-zade, Hacı-zade vb. (tarih) …
Zaç Zaç , kimya ve zanaat dilinde, hidratlı demir sülfat bileşiğinin geleneksel adıdır. Kimyasal formülü FeSO 4 ·7H 2 O olan bu madde, halk arasında daha çok " yeşil zaç " adıyla da bilinir. Do…
İrade zayıflığı, dayanamama: Herkesin bir zaafı vardır ama bazılarının sonradan oluşur. Örneğin sigara içmek ve içmeye mecbur hissetmek bir zaaftır. (Bir şeye, bir kimseye karşı) Aşırı alaka duyma, düşkünlük: Ç…
Sıkıntı, güçlük, zorluk: Çektiğim ve çekmekte olduğum zahmetleri görmüyor musun? Ellerime bir bak; çapa vurmaktan, kürek tutmaktan ellerimin derisi ayı derisi gibi kalınlaşmış! (İlgili cümle kaynağı: H. M. Kerman…
Dinin yasak ettiği şeylerden sakınıp buyurduklarını yerine getiren (kimse): Zahitlik eski püskü giymekle değil; temiz bir zahit ol da, istersen atlas giy. Zahitlik eski giymekle değil, dünyayı, şehveti, hevesi te…
Meydanda olan, görünen, açık ve belli olan (şey): Baş gözüyle gördüğümüz her şey zahirdir. Bir şeyin görünen tarafı, dış yüzü, dış görünüşü (batın karşıtı): İlmi bir zanaat gibi para kazanmak için öğrenen bir k…
Gerektiğinde yenmek üzere saklanan, stoklanan yemeklik şeyler, aşlık: İkinci Ordu'ya hâlâ kışlık elbise dağıtılmamıştı. Erzak ve zahire yoktu (F. Ergin). Herkes varını verip zahire alırdı (İ. Akbey). Kışlık z…
Zam Bir şeyin (maaş, ücret, mal vb.'nin) fiyatını artırma, fiyat artışı, bindirim: Fiyat artışları yeni ücret zamlarını ve yeni zamlar da yeni fiyatları gerektirecek ve bu cehennem çemberi işçiye hiç b…
Eskiden orduda rütbesi teğmenden binbaşıya kadar olan asker, subay: Vaktiyle, zabit olmak için can atmış, onların gözlerimi kamaştıran muhteşem üniformaları yüzünden pederimin başını az ağrıtmamıştım. (İlgili cü…
Görünen, görünürdeki, meydandaki: İnsanın var olmasının gerçek sebebi, Yüce Allah'ın onu yaratıp var etmesidir. Var oluşunun zahiri sebebi ise onun anne ve babasıdır. İçten olmayan, yapmacık: Takındığı tüm …
Savaşta kazanılan kesin başarı, yengi: 30 Ağustos sömürgeciye karşı kazandığımız savaşın, zafer bayramıdır. Zorlu bir işte veya zor bir durumda amaca ulaşarak elde edilen başarılı sonuç, utku: Bazen zafer kazan…
Türk izci köpeği Zağar Zağar, toprakta yaşayan hayvanların avlanmasında kullanılan bir tür av köpeğidir. Yer koklayıcı ve iz sürücü köpeklerdir. Safkan zağarların sırtları siyah, baş ve patileri kızıl, kuyr…
Us dışı (felsefe) , aklın alamayacağı, aklın dışında kalan, usa aykırı ya da usa indirgenemez olan demektir (irrasyonel eş anlamı): En iyilerimiz bile, çıkarlarımıza aykırı biçimde, bize usdışı ya da hatalı görün…
Turnike Bir kapıdan geçenleri saymak ya da geçenlerin teker teker geçmesini sağlamak için kullanılan döner üç kollu geçit sistemi. (tıp) Acil durumlarda ilk yardım olarak, ölümcül kan kaybının önüne geçm…
Zadegan, soydan gelen asalet sahipleri, soylular demektir: Kendi önem ve nüfuzlarının elden gideceğinden korkan zadegan, devletin yüksek menfaatleri aleyhine de olsa, kıralı desteklememiş, onun başarısızlığında k…
Zağarcı, Osmanlı hükümdarlarının bir savaş oyunu olarak gördükleri av seferlerinde kullanılan zağar köpeklerini yetiştirmek, bakmak ve muhafaza etmekle görevli olan kişiye verilen addır. Zağarcılar, Yeniçeri Oca…
Aynı şişede yağdanlık ve sirkelik Genellikle camdan üretilen mutfaklarda yağ saklamak ve kullanmak için kullanılan kap. (teknik) Yağdanlık, makinelerin hareketli parçalarını yağlamak için kullanılan, inc…
Yafta Üzerine asıldığı ya da yapıştırıldığı şeyle ilgili herhangi bir bilgi veren yazılı kağıt parçası, etiket. (mecazi) Kişiye isnat edilen haksız suçlama: Neye dayanarak, "Böyle düşünüyorsan sen d…
Yapmış olduğu ya da tanık olarak bilmekte olduğu bir şeyi yapmadığını ya da bilmediğini söylemek, inkar etmek: Şimdi, geçmişi düşünürken kimi zaman her şeyin gerçekten öyle mi olduğuna inanmakta güçlük çekiyorum…
Yaderk, kurallarını yasalarını kendi içinden elde edecek yerde dışarıdan alan ve dışarıdan gelen yasa veya buyruğa göre davranan demektir: Etik özgürlük zor bir özgürlüktür, başkası karşısında yükümlü, yaderk bir…
Sıvı yağ Bileşiminde stearik, oleik, palmitik asitlerle gliserin bulunan ve bunların oranlarına göre kıvamları değişen, bitkisel sıvı ya da hayvansal katı maddeler olup çoğu besin maddesi olarak kullanılır…
Hitit Tableti Genellikle düz ve yassı biçimli ve belli bir sayıda olan çiğnenecek veya yutulacak maddelerin her biri: İlaç tableti. (teknik, bilişim) Bir yüzünün tamamı dokunmatik bir ekrana sahip, enerji…
İnsan yaşamayan ıssız yer: Acaba onlara uçmayı öğreten, dağlardaki yaban hayatı mıydı? Tanınmayan bilinmeyen, yabancı (yer): Yaban ülke kızı neden yakarıyorsunuz olmuyor mu istekleriniz düşleriniz? Ad tamlamal…
Yeni ehliyet Motorlu bir aracı sürmeye yetkin olunduğunu ve gerekli eğitimlerin alındığını gösterir belge, sürücü belgesi. Bir işi yapabilme gücünü sağlayan ustalık, beceriklilik, kabiliyet ve kifayet, ye…
"Ya öyle ya böyle" anlamında deyimler Ya öyle ya böyle anlamında içinde "ya ... ya ..." bağlacı geçen deyimler, açıklamaları ve örnek cümleler: Ya alırım, ya ölürüm (Ya söz benim olsun, y…
Yemin Vallahi, "Allah (c.c.) tanığım olsun", "Allah şahidim olsun", "Allah hakkı için" gibi anlamlara gelen ant ve yemin sözüdür. Halk arasında çoğunlukla kısaca "valla&quo…
Vakit Bir işe ayrılacak zaman: Biraz vaktin var mı? Uygun zaman: Vaktinde evlenmeli. Özel zaman: Namaz vakti. Hakkında konuşulan çağ ya da dönem: Vaktin bilim adamları. Paraca yeterlilik, geçim: Onun b…
Vakum (vakumlanmış bir tüp) Vakum kısaca havası tamamen boşaltılmış, içinde hiçbir madde bulunmayan boşluk demektir. Pratikte vakumun, yani tamamen boşaltılmış bir boşluğun, laboratuvar şartlarında elde edi…
Valiz Valiz, yolculuk ve seyahate çıkarken giysi ve özel eşyaların içinde taşındığı büyük el bavulu demektir. Örnek cümle: Hepsi koyulmuş koca bir valize. Daha niceleri taşır o valiz yol boyunca. Biz gideri…
Olmuş bir iş, oluntu: Ortada akılların alamadığı, çözemediği bir vakıa var. Gerçi, her ne kadar ... ise de. Bununla birlikte: Bir şairimiz ölümü "asude bahar ülkesi" olarak fikreder. Vakıa, ölüm gerç…
Vakıf Sıfat olarak vakıf, bilen, farkında olan demektir: Siz bu duruma vakıf mısınız? Kuruluş olarak vakıf birçok kişi tarafından kurulan ve toplum yararına çalışmayı ilke edinen kuruluş demektir: Vakıf, …
Vaketa deri Vaketa postal, hayvan koşumları, kütüklük ve saraciyede kullanılan bir deri çeşididir. Sığır derisinden, özellikle de inek derisinden imal edilir. Vaketa deri, orta ve hafif ağırlıkta ham sığır…
Vakayiname (Osmanlı arşivinden illüstrasyon) Günü gününe yazılmış olayları içine alan tarih eseri, kronik: Vakayinamelerde olaylar, öneme göre değil oluş sırasına göre anlatılır. Osmanlı Devleti'nde vakayina…
Matbu Vakanüvis Tarihleri Vakanüvis, olayları ve özellikle hükümdarların başından geçenleri kaydetmek ve böylece devletin resmi tarihini yazmakla görevlendirilen memur (devlet tarihçisi) demektir. Osmanlı Devlet…
"Ey" anlamında olup çoğunlukla din konulu cümlelerde geçer. Ya Allah! : Bir işe başlarken söylenen gayret sözü (c.c.). Ya Rabbi : Allah'ım: Ya Rabbi, sen bize acı! (dua) Ya sabır çekmek : (deyi…
Valide, anne demektir: İnsanın en birinci üstadı ve en tesirli muallimi (öğretmeni), onun validesidir. Valide alayı : Osmanlı Devletinde, tahta yeni geçen hükümdarların annesinin ve annesinin bütün hizmetçiler…
Valör Valör, faiz hesaplamalarında faizin hesaplanmaya başlandığı tarihi ifade etmektedir. Üzerinde anlaşma sağlanarak yapılmış bir işlemin yükümlülüklerinin, fiilen yerine getirileceği tarih. Örneğin, ka…
Üleştirmek işi, bölüştürme, dağıtma: Ölmeden önce bütün servetini beş çocuğu arasında üleştirdi kayınpederim. (İlgili cümle kaynağı: M. Savaş) Üleştirme sıfatı : Varlıkların sayısını üleştirme yoluyla belirten…
Vagon Vagon, demiryolu üzerinde yük ve yolcu taşımak için kullanılan, kendi motoru olmayıp, sadece birbirlerine bağlanılarak lokomotif tarafından çekilebilen demiryolu taşıtıdır. Lokomotif ve vagonlar birle…
Üniversite Çeşitli alanlarda eğitim ve araştırma yapan fakültelerden oluşan, yüksek öğretim ve bilim kurumu. Bilimsel özerkliğe ve kamu tüzel kişiliğine sahip, yüksek düzeyde eğitim, öğretim, bilimsel ara…
Hutbe Din görevlileri tarafından, dinsel açıklama yapmak ve öğüt vermek amacıyla yapılan konuşma. Vaiz olabilecek eş anlamı. Bir kimseye kalbini yumuşatacak, kendisini iyiliğe götürecek yolda söz söyleme.…
Bir kümenin her bir elemanı ya da bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, birim. Okullarda birkaç ders saatinde işlenebilecek nitelikte geniş kapsamlı ders konusu. Bir dersin ardışık olarak sıralanmış bölü…
Taç atışını kullanan futbolcu Futbolda topun uzun yan çizgilerden (taç çizgilerinden) oyun alanı dışına çıkması. Taç atmak : Futbolda, rakip takım oyuncularından biri tarafından taca çıkarılan topu, topu…
Buyurucular, beyler, amirler, yöneticiler: Ulemanın kötüsü ümerayı ziyaret edendir, ümeranın hayırlısı da ulemayı ziyaret edendir. (İlgili söz: Mevlana'dan Seçmeler) Üst subaylar. İslam devletlerinde, hükü…
Şaft mili Şaft, bir motorun veya makinenin dönme hareketini diğer parçalara iletmek için kullanılan, genellikle metal bir mil veya çubuktur. Otomobillerde, şaft genellikle motorun gücünü şanzımana veya difera…
Evlerde kullanılan kalorifer (kombi) radyatörü (peteği) İçinde devamlı olarak sıcak bir akışkanın (su, yağ vb.) devir daim ettiği, bu akışkanın ısısını kolayca dış ortama aktarabilmesi için hava ile temas e…
Bir çok elektrik prizine uyum sağlayabilen üniversal fiş Bütün insanlığı ilgilendiren, dünya çapında, evrenle ilgili, evrensel: Üniversitesi olmayan bir ülkenin üniversal bir buluş, üniversal bir düşün, ün…
90 gün (3 ay) vadeli senet Bir işin yapılması ya da bir borcun ödenmesi için gösterilen belirlenmiş süre, ne kadar süre sonra yapılacağı, tanınan zaman, mühlet: "Vade tamam olduğunda üç yüz elli kuruş borcu…
Ülker yıldız takımı Ülker, boğa burcunda, boyun yerinde, adı Alcyone olan en parlağının çevresinde toplanmış yedi yıldızdan oluşan takıma verilen addır; Süreyya olarak da adlandırılır. Kümenin parlak yıldız…
Vahdaniyet, Allah (c.c.)'ın bir olduğu gerçeğidir. Allahü Teala'nın zat ve sıfatlarında tek olması, çokluğu reddetmesidir. Allah'tan başka her şeyin sadece O'nun yaratmasından ibaret olması demek…
Vaka, olgu, olay demektir: 31 Mart Vakası. Vakai hayriye (hayırlı olay) : Yeniçeri ocağının, merkez örgütünün diğer kesimleri ve ulema ittifakınca zor kullanılarak ortadan kaldırılması, geri kalan yeniçerileri…
Ültimatom Ültimatom, bir devletin başka bir devlete verdiği, belirli bir sürede belirtilen taleplerin yerine getirilmesinin istendiği, bu talepler üzerinde hiçbir tartışma ve itirazın kabul edilmediği ve ve…
Mona Lisa Bez, kağıt vb. maddeler üzerine yapılmış yağlı boya, sulu boya, pastel veya kara kalem resim: Yağlı boya tablo. Bu resmin düz, sağlam ve taşınabilir bir altlık ve çerçeve üzerine, duvara asılmak…
Yaratan. Allah (c.c.)'ın sıfatlarından bir tanesidir. Vacid, var olan ve her şeyi var eden, icat eyleyen; varlığı kendinden olan; dilediğini istediği anda var edip yaratandır: Yüce Allah bizim ile sürekli v…
Ülkü Amaç edinilen, ulaşılmak istenen şey, ideal: Şahsi çıkara önem vermeyen, toplumun iyiliğini isteyen her düşünce insanidir. Bu insani düşünce, toplumun maddi kazançları ile yetinmeyip manevi kazanç dav…
Vadi İki dağın arasında kalan dere boyu, koyak: Derenin geçtiği dar vadide ufunetli, ürpertici bir hava vardı. İki dağ arasında akarsuların zamanla aşındırması sonucu oluşan dar veya geniş, çukur ve uzun …
Altıgen şekilli uçurtma Uçurma, bağlı olduğu uzun ip sayesinde rüzgara direnç göstererek ve kuyruğuyla denge sağlayarak havada kalabilen, hafif ve renk renk süslü malzemelerden spor ve eğlence amaçlı üretil…
Üçgen Uç uca konulmuş üç doğru parçasından yapılmış (kapalı biçim) olup uç noktalarına tepe veya köşe, doğru parçalarına kenar denir. Müselles olabilecek eş anlamı. Ucu birleşmeyen eşkenar üçgen biçiminde…
Tripod Kameranın çalıştırılması sırasında sallantıyı önlemek amacıyla kullanılan ve ayaklarının uzunlukları ayarlanabilen üç ayaklı destek, sehpa. Fotoğraf makinesi, dürbün gibi aygıtları üzerine oturtmay…
Ücret Bir işçiye, iş gücünün karşılığı olarak verilen para, iş gücünün fiyatı: Asgari ücret. Görülen bir iş, yapılan bir hizmet karşılığı ödenen para: Otobüs ücreti. Asgari ücret : Asgari ücret yönetm…
İçinde uç kelimesi geçen deyimler ve açıklamaları: Uç uca (gelmek) : Ancak yetişecek kadar. Uç vermek : (Çıban) Baş vermek, baş kısım belirginleşmek. (Bitki) Filizlenmeye başlamak. Bilinmeyen bir şeyi açık…
Radar Radar, elektromanyetik dalgaların yayılması ve yansıması prensibine dayanan bir tespit ve izleme teknolojisidir (İngilizce yön ve uzaklık bulma anlamındaki " ra dio d etection a nd r anging"…
Ofsayt Ofsayt, futbolda, top bir kale yönünde hareket halindeyken, o kaleye akın yapan takım oyuncularından birinin, karşı takım kalecisine, karşı takım oyuncularından en yakın olanıyla aynı hizada ve ondan…