Fars tiyatroda güldürü öğesini fiziksel hareketlerden çıkaran, daha çok göze ve duyumlara seslenen, genellikle az kişili bir tür komedya, kaba güldürü. (halk dilinde) Kaba tiyatro. Fars Eyaleti, İran'ın g…
Çok konuşan. Gelişigüzel ve düşünmeden konuşan: O da, "Farfara etme," diyordu, "kızımın hatasını ispat et önce. Herkesin dediğine ne bakıyorsun..." Çok övünen, övüngen. Yüksek sesle konuşa…
Fariğ hukukta (Bir malı ya da hakkı başkasına) Geçiren, devreden. Vazgeçen, çekilen, el çeken, terk eden. Fariğ olmak : Vazgeçmek, çekilmek, el çekmek: "Fariğ ol, aybın gözetme kimsenin / Ta ki Hak set…
Farika, ayırmaç, ayıran, ayırıcı, ayırmaya yarayan özellik demektir. Örneğin bir kişinin kendisi ile özdeşleşmiş bir özelliği, eşyası, kıyafeti veya davranış biçimi onun alametifarikası olarak kabul edilebilir. …
Farad, (İngiliz fizikçisi Faraday'ın adından, fizik) elektrik sığa birimidir. Simgesi "F"dir. Farad, 1 coulombluk elektrik yüklendiğinde kutupları arasında 1 voltluk bir potansiyel farkı oluşan bir…
Fanatik taraftar Bir düşünceye aşırı derecede ve körü körüne bağlı olan: Fanatiklik; sporda, partide insanların arasına nefret tohumları ekilmesine neden oluyor. Bağnaz. Bir düşünceye, bir inanışa aşırı …
Fason dikim atölyesi Terzinin belli bir ölçü ve örneğe göre kumaşa biçim vermesi işi, kesim. Bir firmanın malını başka bir firmaya ürettirmesi. (halk dilinde) Orijinal olmayan, sahte, ikinci kalite (mal…
(sıfat) (Anlatış için) Açık ve düzgün. Açık ve düzgün konuşma yeteneği olan. Vazgeçen, bozguncu, fesheden. Fâsih şeklinde yazılırsa, fesheden (anlaşma fesheden) bozan; fasih şeklinde yazılırsa güzel, düzgü…
Taşeron firma Büyük bir işin bir bölümünü yaptırmayı, asıl yükleniciden (müteahhitten, iş sahibinden) kendi üstüne alan, ikinci yüklenici. Taşeronlar genellikle büyük inşaat işlerinde tercih edilirler. T…
Fasıla ara, aralık demektir: Üç yıllık bir fasıladan sonra tekrar işe döndü. (derleme cümle) Fasıla vermek : (deyim) Ara vermek, kesmek: Bayram konuşmasına kısa bir fasıla verdi. İçini çekti, sonra: – Nihayet…
Edebiyatla uğraşan, edebi eser veren kimse, yazar: Hislerin, fikirlerin ve hayallerin yazılı ve sözlü olarak etkili ve güzel şekilde anlatılmasına edebiyat, edebiyat ile uğraşan kişiye de edip denir (U. Bingöl).…
Erkek (solda) ve dişi çalıkuşları Çalıkuşu (Regulus regulus) , çalıkuşugiller familyasından boyları 8,5 – 9,5 cm, kanat açıklıkları 13,5 – 15,5 cm, ağırlıkları 4,5 – 7,0 gram arasında olan, Avrupa ve Asya…
Eğirmek Eğirmek, yün, pamuk gibi şeyleri iğle bükerek iplik durumuna getirmek. İnce telleri, bir eksen çevresinde dolayarak demet ya da halat yapma işlemi. Eğirme işlemi nasıl yapılır? Eğrilecek yün …
Yurt özlemi, evini, yurdunu, memleketini özleme, vatan hasreti, sıla hastalığı: Hazreti Ebu Bekir dahil başkalarının hasreti de bundan geri değildi. İlahi bir dava uğruna Medine'ye gelmişlerdi ama daüssıla iç…
Bir yapının dış kapısıyla odaları arasındaki giriş bölümü, hol, antre, sofa: Girişe eklenmiş sütunlar dalana daha gösterişli bir görünüş kazandırmış. Eski Yunanlılar, kutsal tapınakların önünde bulunan ve bir çe…
Darülbedayi - İstanbul Şehir Tiyatrosu İstanbul belediyesine bağlı olarak kurulan ilk tiyatroya verilen ad. İstanbul şehir tiyatrosunun eski adıdır. Darülbedayi, Türkiye'de Batılı anlamda tiyatronun …
Bilgili, bilgin: Evvelce bir ilim öğrenmek isteyen, danişment olmak isterse, bilginlerden birisinin yanına girip, evvela ondan mahreç dersi okur, istidadı ve kabiliyeti görüldükten sonra müderrislerden birine gö…
Cebeci, (tarih) silah yapan, onaran ya da satan kimse demektir. Cebeci Ocağı: Osmanlı ordusunda, silahların temin edilmesi, korunması ve sefer zamanında cepheye götürülmesiyle görevli kapıkulu ocağı idi. Oca…
Birisiyle boğuşmak. (Bir işin) Üstesinden gelmek için çok uğraşmak: Suriyeli çocuklar bir yandan soğukla cebelleşiyor bir yandan bombaların altında yaşıyor. (ilgili cümle) Uğraşmak, çekişmek. Tartışmak, münak…
(Arapça) "Takdir kalemi kurumuştur," "alın yazısı değişmez," "Allah'ın takdir ettiği şey olacaktır" anlamlarına gelir: Sonradan bir şey yazılmaz. Levhi mahfuzda olacak değişikli…
İlgi uyandıran, elverişli, çekici, albenili: Cazip fiyat. Cazip teklif. Ekonomi Bakanı, Türkiye'nin uluslararası yatırımcılar için güvenli bir liman ve cazip bir ülke olmaya devam ettiğini söyledi. (kelime i…
(din) Allahü Teala'nın Kudret sahibi olduğunu anlatır. Büyük, güçlü, güç ve kudret sahibi. (sıfat) Becerikli, açıkgöz (kadın). (sıfat) Zorlayan, dilediğini zorla yaptıran. Gökyüzünün güneyinde bulunan…
Kırılmış kemikleri yerinde tutmak ve düzgün bir şekilde desteklemek kullanılan tahta, mukavva ya da tenekeden yaprak. Demiryollarında iki ray ucunun düzgün ve sağlam bir şekilde birleştirilmesi için iki uca bağ…
Acembuselik, Klasik Türk müziğinde, acem makamının sonuna bir buselik beşlisi eklenerek oluşturulan bileşik bir makamdır: Abdülbaki Nasır Dede'nin acembuselik makamında bir ayini vardır ki, cidden çok nefisti…
İçinde bulunulan zaman, dönem veya devir: Meşhur olmak için zamaneye ya bütünüyle uymalı ya bütünüyle karşı koymalı. (C. Şahabettin) Yakınma ya da hafifseme yoluyla (eskisi gibi olmayan) şimdiki zaman: Zamane m…
Rafinaj Karışım halindeki maddeleri bir rafineride kristallendirme, damıtma (distilasyon) gibi ayırma yöntemleriyle birbirinden ayırma ve/veya istenmeyen maddelerden arıtma, rafine etme. Örneğin ham petrol; d…
Ailecek, çoluk çocuk birlikte, evcek, ev halkıyla birlikte. Arapça "mea (ile, beraber)" ve "aile" kelimelerinin bir araya gelmesiyle aileyle birlikte anlamı oluşur: Düğünümüze maaile bekleriz.…