Etiketler: deyimMSon Düzenleme: 18 Ekim 2025Soru/Yorum: 0
(coğrafya) Su için yatak, suyun aktığı yol, akak: Kızılırmak nehrinin aktığı mecra üzerinde tuz havzaları bulunmakta olup buralarda toprağı yalayarak akan nehir suyu tuzlanarak yoluna devam eder.
(mecazi) Bir işin gidişi, bir işin doğrultusu, akış: Bazı köşe yazarlarının mecra değiştirdiği görüldü.
(halk dilinde) Ortam, zemin. Örnek cümleler: Sanatını icra edebileceği tek mecra olarak bir dergi çıkarmayı düşünür. İnternet mecrası son yıllarda önemli bir gelişme içindedir. Fikirlerimi ve sözlerimi farklı mecralarda söyleyebilmeliydim.
Mecrasında gitmek: Bir iş kurallarına uygun bir biçimde yürümek: O'na itaat edildiği sürece de her şey yerli yerince, kendi mecrasında akıp gidiyordu. (İ. Polat)
Mecrası değişmek: Bir iş, bir olay için gidişi, yönü, doğrultusu değişmek: İnsanlık tarihinin mecrası değişmiş ve yeni bir devir başlamıştır. (B. A. Pala)
Soru/Yorum Gönder