Bakla nedir, ne demektir? Bakla ile ilgili atasözleri, deyimler ve anlamları

Son Düzenleme: 13 Eylül 2026 Soru/Yorum: 0
Taze ve yeşil baklalar
Bakla
  1. (botanik) Bakla, baklagiller (Fabaceae) familyasından, bilimsel adı Vicia faba olan, tek yıllık otsu bir tarım bitkisidir. Akdeniz ve Orta Doğu kökenli olduğu kabul edilen bakla, Türkiye'nin birçok bölgesinde yetiştirilir ve hem taze hem de kuru olarak tüketilir. Bitkinin gövdesi dik ve dallanmaya elverişli olup genellikle 50-100 cm kadar boylanabilir. Yaprakları bileşik yapıda, çiçekleri ise çoğunlukla beyaz renkte ve üzerlerinde koyu renkli lekeler bulunur. Çiçeklerin döllenmesinden sonra oluşan uzun, etli ve yeşil meyveler halk arasında badıç olarak da adlandırılır. Taze baklanın meyveleri, içindeki taneler henüz gelişme aşamasındayken genellikle kabuğuyla birlikte pişirilerek yenir; kuru baklada ise meyve kurutulduktan sonra içindeki iri tohumlar ayrılır ve yemeklerde kullanılır. Kuru taneler protein, karbonhidrat, lif, demir ve çeşitli vitaminler bakımından besleyici bir baklagil ürünüdür. Bakla aynı zamanda köklerinde bulunan Rhizobium bakterileri sayesinde havadaki azotun toprağa kazandırılmasına katkıda bulunur ve bu özelliği nedeniyle tarımsal münavebede de değer taşır. Taze meyveleri ve kuru tohumları bitkinin adıyla, yani bakla olarak anılır.
  2. Bir zinciri oluşturan halka ya da parçalardan her biri.

Bakla ile ilgili deyimler ve anlamları

İçinde "bakla" kelimesi geçen deyimler, açıklamaları ve örnek cümleler:

  • Bakla kadar: (böcek vb. küçük şeyler için) Çok iri, büyük: ... / Göğe çıkan atı var, / Ensesinde bakla kadar biti var / ... (İ. Hinçer)
  • Bakla oda nohut sofa (Nohut oda bakla sofa): Bir evin küçük ve dar olduğunu anlatmak için kullanılır: Uzun zamandır bütün isteğinin ailesiyle oturduğu evden ayrılıp tek başına yaşayabileceği bakla oda nohut sofa bir yere çıkmak olduğunu söylüyordu. (N. Gün)
  • Baklayı ağzından çıkarmak: Gizli kalması gereken şeyi yada söylemek istediği şeyi dayanamayarak sonunda açıklamak: Sonunda baklayı ağzından çıkardı. Hamile olan kendisiymiş... (İ. H. Er)
  • Ağzında bakla ıslanmamak: Hiç sır saklayamamak, gizli kalması gereken bir şeyi hemen ifşa etmek: Arkadaşım Hadiye, ağzında bakla ıslanmaz denen tiplerden olduğu için ailesi hakkında tek sualim olmadığı halde evinin mahrem kalması gereken tüm sırlarını anlatırdı... (S. Ayverdi)
  • Ağzından (ağzındaki) baklayı çıkarmak: Sabrı tükenip gizli kalmasına özen gösterdiği, başkalarından sakladığı şeyleri söylemeye başlamak: Hınk mınk ediyor, bir şey söyleyemiyordu. Nihayet ağzından baklayı çıkardı: "Söylemeye dilim varmıyor ama, galiba ben onu otelde unuttum!" "Neee!" (V. R. Zobu). Lafı döndürüp dolaştırdıktan sonra ağzındaki baklayı çıkardı ve tüm görevlerin iptal edildiğini bildirdi. (M. Güven)
  • Dilinin altındaki baklayı çıkarmak: Söyleyemediği şeyi sonunda söylemek: Kahveden büyücek bir yudum aldı ve dilinin altındaki baklayı çıkardı: "Eğer münasip görürseniz, kızınız Gülistan'a talibiz Servet Bey." (C. Tan)

Bakla ile ilgili atasözleri ve anlamları

İçinde "bakla" sözcüğü geçen atasözleri ve açıklamaları:

  • Bakla değil, vakitsiz baklava olsa yenmez: Zamansız yapılan işlerin veya ortaya konan şeylerin, ne kadar iyi veya değerli olursa olsun, istenilen sonucu vermeyeceğini ifade eder.
  • Ağzındaki baklayı çıkartma: Sana verilen sırları koruman ve bunları paylaşmaman gerektiğini belirtir. Boşboğazlık yapmadan, verilen güveni boşa çıkarmadan sırları saklamak önemlidir.
  • Bitli (Kurtlu) baklanın da kör alıcısı olur* (Bitli mercimeği körden başka kimse almaz): Kötü de olsa her şeyin mutlaka bir alıcısı olur.
  • İsteksiz bakla değil, baklava bile yenmez: İnsan bir işi kendi isteğiyle yapmazsa o iş ne kadar güzel olsa da hoşuna gitmez.
  • Kargadan korkan bakla ekmez: Risk almayı veya zorluklarla baş etmeyi istemeyen kişilerin, büyük kazançlar elde etme şansını kaçırabileceğini ifade eder.