Bağlı, ilişik, ilişkin, birine uymuş, bağlanmış: Ancak onları, yeryüzüne dağılmış tüccarlar, kendi menfaatlerinden başka bir şeye merbut olmayan kimseler, Yahudiler gibi vatansız, milliyetsiz, serseri, bedbaht olarak tanıyorlardı. (…
Yayılmış, dağıtılmış, neşredilmiş. (matematik) Prizma. (tarih) Padişahın verdiği vezirlik, müşirlik fermanı (yetkinlik belgesi): Şimdi bir menşur yazdırıp sana vereceğiz. Burada isimleri bulunan beyleri, bulundukları yerlere em…
Menşe, köken, kaynak, başlangıç, bir şeyin çıktığı yer, sebep gibi anlamlara gelmektedir. Menşeyi ise kökeni, kaynağı demektir. Menşei, menşeyi kelimesinin yanlış yazılmış halidir ve halk dilinde genellikle bu şekilde kullanılmak…
1 soru/yorum
Bir yerle ya da bir kimseyle bağlantısı olan, ilişkili, -den olan. Mensup olmak: Bir şey veya kimseyle bağlantısı olmak, -den olmak, -in adamı olmak: Onun buraya mensup olduğunu bilmiyordum. Her Müslüman, hangi mezhebe mensup ol…