Uzluk, ustalık, işinin eri olma durumu, beceriklilik demektir. Hazakat, ehliyet eş anlamları: Resim, yüzyıllar boyu bir el uzluğu olarak tanınmıştır... Bu sanat el uzluğu ister... El uzluğu : Ustalık, el alışk…
Gökbilimde uzanım Nitelik, özellik, ölçü, boyut: "Bozuk" sözcüğü "para" sözcüğünün anlam uzanımı içinde olduğundan yadırgamıyoruz ama "kitap" sözcüğünün uzanımında olmadığında…
Genel olarak ya da belli bir bölgenin bitki örtüsü. (mecazi) Pasif ve boş varoluş. (hekimlik) Burnun arkasında yer alan lenf bezinin bilimsel adı. Kabartı Ur, tümör. Olgunlaşma: Ekimi erken ya da geç yapa…
(matematik, felsefe) Bir şeyin uzayda kapladığı alan, vüsat Algılanan nesnelerin temel niteliği. Ölçülebilen uzay: Uzaya göre uzam, zamana göre süre gibidir. Descartes'e göre uzam, sadece yer üstündeki ya…
Zıpka Zıpka, Karadeniz bölgesinde giyilen dar parçalı potur türüdür (arka tarafında kırmaları çok, bacakları dar bir tür pantolon). Karadeniz'in sahil kesiminde buna zaman zaman "Laz poturu", …
Zımnında, (Arapça, Eskimiştir) "dolayısıyla", "için" anlamlarında kullanılmaktadır: "Eğer bu komisyona biz hükümet tarafından hukuk-ı milleti ve devleti muhafaza zımnında gidiyorsak, ben …
Zıypak, (halk dilinde) üzerine basıldığında kayan, kaygan demektir: Ayaklarım kah bir çukura giriyor, kah bir taşa çarpıyor, kah karpuz kavun kabuklarını andıran birtakım zıypak şeyler üzerinde kayıyor (Y. K. Ka…
Bir sözün açık olmayan anlamı ya da içeriği: Bu sözün zımni anlamı şudur. Kapalı olarak yapılan veya söylenen, dolayısıyla anlatılan, kapalı, gizli: Davayı genişletme ve değiştirme yasağının söz konusu olduğu d…
Kullanılması yaygınlaşmış olan, dillerde dolaşan, söylenegelen (söz), pelesenk: Milli vezne müracaat edilince kelimelerin hep çok zebanzet olanlarını, hep canlı lisanda yaşayanlarını intihap etmek lazımdı... (İ. …
Zefir kumaş En çok gömlek ve erkek çamaşırı yapmakta kullanılan, çizgili, ince bir pamuklu kumaş. Zefir, çoğunlukla bezayağı örgüde, ince iplikten sık dokunmuş, desenli, yumuşak, orta gramajlı daha çok erkek göm…
Argın, düşkün, zayıf, yenik. Güçsüz, zayıf, aciz Zebunu olmak : (deyim) Sevdalanmak, aşırı derecede gönül kaptırmış olmak. (Birinden) Korkarak onun buyruğu dışına çıkamamak. Zebun etmek : Güçsüz bırak…
Kendini bir şey sanan, sevimsiz, düşüncesiz, bilgisiz: Edebiyatta güzellik üstüne, nitelik üstüne söylediğiniz her şey geçersiz hale gelmişti, çünkü en kakavan yazarlar, en, en gereksiz eleştirmenler de aynı kalı…
1 soru/yorum
Leh genellikle ad tamlaması belirtileni biçiminde kullanılır ve "birinden ya da bir şeyden yana olma" anlamına gelir; aleyh zıt anlamı: Bu iş benim lehime gelişti. Polonyalı, Polonya'da yaşayan in…
Açlık, aydınlık, belli. Anlamı çok açık (söz ve yazı): İkbal, şiirlerindeki tasvirlerinde yeterince anlaşılır olmaya çalışmıştır. O'na göre şairliğin kemali, vazıh, açık söz söylemektir. (İlgili cümle kayna…
Yal Yal, genellikle inek gibi büyükbaş hayvanlara, kimi zamanda çoban köpeklerine yedirilmek için un ve kepeğin az tuzla sıcak su içinde karılmasıyla yapılan bir çeşit bulamaçtır. Büyük baş hayvanlar için …
Yalıyar (falez) Deniz kıyısında bulunan dik ve yüksek yar, falez. (coğrafya) Deniz ve göllerin kenarlarında bulunan ve dalga aşındırmasına bağlı olarak meydana gelmiş bulunan dik ve yüksekçe yer. Dalgalar kara…