Üzüntü veren, üzen, üzücü: Bu hususta tedbirsizlik bazen müessif hadiselere bile sebebiyet vermektedir (İ. Sarı). Efendiler birkaç günden beri herkesin zihnini, fikrini berbat eden bir müessif hadiseyi bir daha …
Kanunlar gereğince kurulan ve sürekliliği olan kurum veya kuruluş: Bütün müşteriler bu ciddi müessesenin güvencesi altındadır. (örnek cümle) Bir toplumda bazı sorunların çözümlenebilmesi için uygulanan yöntem: …
Kurulu, kurulmuş, tesis edilmiş: Eğitimin prensipleri dört başı mamur bir felsefeye; müesses bir nizama dayanmadıkça yaşanır değerler haline gelemez. (İ. Sarı). Vakıa bu Türk intibahını (uyanışını) en ziyade temi…
Bazı dillerde dişi cinsten sayılan kelime, dişil [müzekker (eril) karşıtı]: Araplar can kelimesine müennes demişlerdir. Fakat canın müenneslikten pervası yok. Çünkü ruhun ne erkekle bir alakası var, ne kadınla! M…
Emniyete alınmış (kimse): Şahsını hedef alan bir suikast teşebbüsünü bahane ederek, hayatını müemmen kılmak için... Güvenilir (kimse): Evliya Çelebi, Karakadı'dan bahsederken onu, kutupluğa ayak basmış, müe…
Yazan, kitap hazırlayan, yazar: Bilgi, birikim, araştırma ve inceleme sonucu meydana getirilen bir eserin ortaya koyanı. Başka bir ifadeyle sanat, edebiyat, ilim ve kültür alanında ortaya koyduğu ürünlerle adını…
Uslu, edepli, terbiyeli, güzel ahlaklı: Kısa boyuyla, tin tin yürüyüşüyle, içi tıka basa kitap dolu eski çantasıyla, önü daima ilikli duran ceketiyle, müeddep tavırlarıyla tam bir İstanbul efendisiydi. (İlgili c…
Sonu olmayan, sonsuz, ebedi: Müebbet aşka mahkumuzdur. Günün birinde af çıkacak, müebbet aşktan kurtulacağımız umudu da yoktur – kesinlikle yoktur (İlgili cümle kaynağı: M. Urgan). Yaşadıkça süren, ömür boy…