Harç Harcanan para, bir iş için kullanılan para, gider. Resmi kuruluşlarda görülen hizmet karşılığı olarak iş sahibinden alınan para: Tapu harcı. Yapılarda tuğla ya da taşların örgüsünü sağlamlaştırmak, …
Haşarı Çok yaramaz, ele avuca sığmaz, yerinde durmaz [(erkek) çocuk]: Siyah saten önlüklü, beyaz yakalı kızlar, cin gibi insanın gözünün içine bakan haşarı mı haşarı erkek çocuklar. (M. K. Su) Huysuz, azg…
Bir cins çirişli kalın beyaz patiska: Bir akşam, yaşlı kontes, takma buklelerini takmadan, sırtında hırka, başında hasse kumaşından yapılmış ve altından cılız bir tutam saç görünen beyaz gece başlığıyla halının …
Özellikle, bilhassa, hususi olarak gibi anlamlarda kullanılır: İslamiyet, isim koymaya ehemmiyet atfetmekle kalmaz, hassaten güzel isim konmasında ısrar eder (İlgili cümle kaynağı: İ. Canan). Her şeyden önce ve d…
Kuyumcuların altın tartmakta kullandıkları hassas terazi Duygulu, duygun, duyar, içli: Ne ay ışığında, ne de karanlık gecede hassasım. Ben bir küçük kızım, uyumak istiyorum (Sait Faik). Alıngan: Çok hassa…
Hassas olma durumu, duygunluk, duyarlık: Biz nasıl geceyi ya da gündüzü tercih ediyorsak ya da kokulara veya gürültüye karşı hassasiyetimiz farklıysa, her çocuğunda kendine has ritmi, hassasiyeti ve gelişim süre…
Bir şeye veya bir kimseye mahsus olan, yalnız onda bulunan hal, özgülük: Hassa ordusu (Padişahı korumakla görevli birlikler) Özellik, nitelik: Filhakika horozda başka hiçbir hayvanda bulunmayan bir hassa vardır…
Yalnız bir şey için ayrılmak, ona tahsis edilmek, bir şey bütünüyle birine verilmek: Her mevzu ve ders için haftada iki saat tahsis edildiği takdirde, bu saatlerden birisi ameli derse hasrolunarak bilhassa muayye…
Bir şeyin bütününü birine tahsis etmek, bir şeyi yalnız belli bir şeye ayırmak, vermek: Bu rafı tarih kitaplarına hasretmeli (ayırmalı)... Bütün alakasını ilme hasretti (yalnız bilime verdi)... Bir şey size hoş g…
Hasbetenlillah, Allah (c.c.) için, Allah uğruna, Allah rızası için, hiçbir karşılık beklemeksizin demektir: Çünkü onlar aldıkları terbiye icabı, diğer insanlara maddi çıkar ve menfaat için değil, Allah rızası içi…
Harcırah, bir yere atanan, ya da görevi dolayısıyla bir yere gitmesi gereken kimseye yolculuk dolayısıyla harcamak üzere verilen para, yol masrafı, resmi yol harçlığı, yolluk demektir: Sürekli seyahatte olduğunda…
Savaş işleri. (askeri terim) Kara Harp Okulu. Harbiyeli : Kara Harp Okulu öğrencisi. Harbiye ambarı : Askeri müzeye verilen eski adlardan biri. Harbiye dairesi : Milli Savunma bakanlığında savaş gereçler…
Hardaliye Ekşimemesi için içine hardal katılarak yapılan üzüm şırası. Hardaliye, yurdumuzun Trakya yöresine has yerel bir içecektir. Üzüm suyu, hardal tohumu ve yabani vişne yapraklarının fermantasyona bıra…
Has odabaşı (tarih) , has oda görevlilerinin en eskisi ve en yüksek derecelisi olup törenlerde padişahın giysilerini giydirip çıkarmak, padişah nereye giderse yanında bulunmakla görevli ve padişahın dört mühründe…