Çakmak Çivi, kazık vb. şeyleri vura vura sokmak. Çiviyle tutturmak. Alev, kıvılcım çıkarmak üzere basmak, sürtmek. Ateş yakmak için kullanılan alet. Parıldamak, ışık vermek. Kazık çakıp hayvan bağlama…
Daktilo Tuşlarına parmakla vurulunca bir çubuğa bağlı metal harflerin ileri çıkıp mürekkepli bir şerit üstünden kağıt üzerine baskı yaparak ilgili harfin izini çıkarması temeline dayanarak çalışan yazı mak…
Çakı (Tosya Çakısı) Gövdesinin içine katlanarak kapanabilen bir ya da birkaç ağızlı küçük cep bıçağı. Çakı oturuşu : Vücudun, kollar önde, bacaklar kalkık olarak kabalar üstünde yere dayalı ve dengede tu…
Çakar fren lambası Kıyılara ya da denizde açığa yerleştirilen ve belirli aralıklarla yanıp sönen küçük fener. Amacı aydınlatmak olmayıp işaret veya sinyal vermek için kullanılan hızlı yanıp sönen dikkat ç…
Çakal Etoburların köpekgiller familyasından, geceleri sürüler halinde dolaşan, daha çok leş yiyerek beslenen, uzunluğu yaklaşık 80 cm, tüyleri kirli sarı, karnı beyazımsı hayvan. (argo) Yalancı, düzenci …
Çağlayan Irmak ve çaydan küçük bir suyun, yatağındaki dikey bir eğim nedeniyle yüksekten döküldüğü yer, küçük şelale, çağlar, çavlan: Ahenkli şırıltısı ile geçtiği yerlerin müziğini çağlayan bu sular, hayva…
Çağla meyvesi Çağla, badem, kayısı, erik gibi çekirdekli yemişlerin, özellikle de bademin , henüz tam olarak olgunlaşmamış ancak yenilebilir durumda olan ham haline verilen addır. Çağla kelimesi, Farsçada…
Çağanoz hayvanı (zooloji) Eklem bacaklıların on ayaklı alt takımından, dere ağızlarında ve denizlerde rastlanan, 4 cm büyüklüğünde, eti için avlanan, iri bir yengece benzeyen bir su hayvanı. (teknik) Di…
Son Dakika Bir saatlik zamanın altmışta biri. Bir daire derecesinin altmışta biri. Çok kısa bir zaman: Bir dakika, geliyorum.
İç, içeri, iç taraf: Dünya Kültür Mirası Listesi'nde yer alan Nemrut Dağı Kutsal Alanı, bu ilçede yer alan Karadut Köyü sınırları dahilinde bulunmaktadır. İçinde olmak üzere, içinde bulunmak üzere, ile, bir…
Dahi çocuk Yetenekleri, olağanüstü işler başaracak, pek önemli ve şaşılacak şeyler yaratacak denli üstün kimse, deha sahibi, öke. "Katma olarak", "artık olarak" anlamı verir: Vaktim ol…
Şimdiye kadar, henüz: Benim Canım Kızım, mektubunu aldım, kitap daha gelmedi. Bakalım belki yarın gelir. (M. Ş. Esendal) Olana katarak, olana katmak üzere: İsterim ki bir oğlum daha olsun, namı dünyaları tutsun…
Hızlı olan, süratli: Böyle nasıl değiştim ben, / Ne de çabuk geçti yıllar. (K. Erzurum) Alışılandan ya da istenilenden, beklenenden daha kısa bir zamanda, tez: Her şeyin çabuk unutulduğu, çabuk tüketildiği, çab…
Güç bir durumdan kurtulmak için uğraşmak: Babam bizi orada bırakmış, bize kalacak yer aramak için çabalıyordu. (A. Dönmez) Bir işi başarmak için uğraşmak, gayret etmek: Hayallerini gerçekleştirmek için çok çabal…
Çeşitli çalgılar Müzik yapmak amacıyla kullanılan her türlü ses verebilen alet, müzik aygıtı. Eş anlamı enstrüman. Çalgı çalma, müzik. Çalgıcılardan oluşan müzik takımı (topluluğu), saz takımı. (Kimi bö…