Yaraşık, yaraşır, değer: Ağzınıza layık bir yemek hazırladım. Layık bulmak: Uygun ve yaraşır görmek. Layık değil: Yaraşmaz, uygun değil, değmez. Layık görmek: Uygun ve değimli bulmak, yakıştırmak. Layık olmak: Hak etmek. …
Sac üzerinde lavaş Genel anlamda ince ekmek. Erzurum ili sınırları içinde "lavaş ekmeği" denilen yufka ekmeği tandırda pişirilir ve genellikle dürümlerde kullanılır. Mayalı hamurdan tandırda pişirilerek yapılan ve …
Çanak lavabo modeli Porselen, kum taşı, emaye veya metal saçtan yapılmış, el ve yüz yıkamada, abdest almada kullanılan, üzerinde musluklar bulunan ve kullanılmış suyun akıp gitmesi için dibinde bir delik bulunan genellikle du…
Lav Lav , yanardağların ağzından ya da yer kabuğundaki çatlaklardan, yaklaşık 700–1200 °C sıcaklıkta koyu akışkan ya da sıvı durumda dışarı çıkan ve yüzeyde sıcak bir akıntı hâlinde yayılan erimiş kaya maddesidir . Yer kabuğu…
Güldürmek, eğlendirmek amacıyla karşısındakini kırmadan yapılan hareket veya söylenen söz, şaka: O anlatmaya devam ederken Yücel kulağıma eğildi, "Bana bak, bu adama kaç para verdin bütün bunları söylesin diye, doğru söyle&…
Yumuşak, hoş, ince bir güzelliği olan: Hayat arkadaşını, İlahi rahmetin cana yakın, ince ruhlu, yumuşak, latif bir hediyesi olduğu için sev. (İlgili cümle kaynağı: M. Paksu) Narin, ince, zarif: Cisim olmadan o daha latif şeyin de …
Otomobil lastiği Kauçuktan yapılmış şey: Lastik hortum, lastik ayakkabı. Lastik kauçuk, kord bezi ve çelik teller ile çeşitli kimyasal maddelerin birleşiminden oluşan, araç jantının üzerine takılan aracın yer ile temasını sa…