|
T.C. Damgalı Mühür |
- Bir kimsenin, bur kuruluşun adının, tersine kazılı bulunduğu genellikle yuvarlak metal ya da başka bir maden parçası.
- Bununla basılan, imza ve onay yerine geçen ad.
- Başın üzerine halka oluşturacak şekilde toplanmış saç.
- (edebiyat, mecazi) Divan edebiyatında sevgilinin ağzı.
- Resmi makamlarca kapatılan bir yerin kapısına veya başka bir şeyin kapağına veya hareketli parçasına geçirilerek hareket etmesini engelleyen, açılması halinde belli olacak biçimde mumu ya da kurşunuyla vurulan damga.
Mühür ile ilgili birleşik kelimeler
|
Soğuk mühür |
- Mühür gözlü: Koyu renkte, iri ve beğenilen gözleri olan kimse: Mühür gözlüm seni elden / Sakınırım, kıskanırım / Uçan kuştan esen yelden / Sakınırım, kıskanırım (N. Ertaş)
- Mühür mumu: Mektup zarfı ve başka şeyler üzerine eritilip damlatıldıktan sonra üstüne mühür basılan ve lakayla terementiden yapılan genellikle kırmızı renkli madde.
- Soğuk mühür: Hiçbir renk bırakmadan, özel bir baskı aleti ile güçlü bir şekilde bastırılarak kağıt üzerine kabartma şeklinde izini bırakan mühür çeşidi.
- Ağzı mühürlü (kapalı):
- Oruçlu: Ağlamayı bilmez dili bağlı, ağzı mühürlü olan, ağlayabilmezler adamakıllı hiçbir zaman, tut beni oruç, kıl beni namaz diyenim. (O. Koca)
- Ağzı sıkı: Kendisiyle ilgili ağzı mühürlü dolaşan Sude, alkolün etkisiyle olsa gerek bülbül gibi şakımaya başlamıştı. (P. K. Karakuş)
Mühür ile ilgili atasözü, deyimler ve anlamları
|
Kırmızı mum mühür |
İçinde "mühür" sözcüğü geçen atasözleri, deyimler, açıklamaları ve örnek cümleler:
- Mühür (Mührünü) basmak:
- Mühürlemek: Sürekli yanında taşıdığı mührünü basar, imzasını atar, bir suretini alıp cebine koyar. (O. Karaveli)
- (mecazi) Bir şeyin doğruluğunu kesinlikle onaylamak: O işçi söylediğimin de doğru olduğuna mührünü basar.
- Mühür kazımak: Bir metal, lastik vb. üzerine bir kimsenin, bir kuruluşun adını, ünvanını ters olarak kazımak: Cami önünde gördüğü bir mühürcüye "Bana bir mühür kazır mısın?" diye sormuş, o da "Tabii kazırım, ismini söyle" diye mukabele etmiş. (İ. Pala)
- Mühür kimde ise Süleyman odur: (atasözü) Yönetim ve hükümranlık yetkisi kimdeyse gerçek güç ve otoritenin de o kişide olduğunu anlatır. Yetki sahibi, söz sahibi demektir. Yetki kimdeyse güç ondadır.
- Mühür vurmak:
- (Onaylamak için) Mühür basmak: Mektubun üzerine mühür vurarak haberciyle gönderdi. (H. Rümlü)
- Kullanılmasını veya açılmasını engellemek için mühürlemek: O gün zalimlerin ağızlarına mühür vurup kapatacağız . Elleri dile gelip bize tüm olup bitenleri anlatacak... (Yasin Suresinden)
- Mührünü yalamak: Sözünden dönmek.
- Ağzını mühürlemek: Konuşmamak, susmak: Bu çaresizliği de onun ağzını mühürlemiş ve susmaya mecbur kılmıştı. (H. Erimez)
- Ayak mühürlemek: (tasavvuf) (Mevlevi şeyhinin katına giren derviş) Sağ ayağının başparmağını sol ayağının başparmağı üzerine koyup vücuduna da özel bir biçim vererek saygıyla durmak: Ayak mühürleme duruşuyla temsil edilen İmam Hüseyin gibi yol uğruna canını vermeye hazır olma Dâr-ı Hüseyin şeklinde ifade edilir.
Soru/Yorum Gönder