İstemek ne demektir? İstemek ile ilgili atasözleri, deyimler ve anlamları

Güncellenme: 16 Ocak 2026 Soru/Yorum: 1
  1. İstek duymak, arzu etmek: Öyle bir aileye damat gitmek isterim. (H. Taner)
  2. Bir şeyin yapılmasını ya da kendine verilmesini söylemek, talep etmek: Her gün türlü türlü aş istersin. (Y. K. Karaosmanoğlu)
  3. Görmek istediğini bildirmek: Dışarıda sizi isteyen biri var.
  4. Gerek olmak: Şu köşeye bir koltuk daha ister.
  5. Evlenmek dileğinde bulunmak: Sevdiği kızı istemek için kızın babasıyla görüşecek.

İstemek ile ilgili deyimler ve anlamları

İçinde "istemek" kelimesi geçen deyimler, birleşik kelimeler, açıklamaları ve örnek cümleler:

  • İstediği gibi at koşturmak (oynatmak): Keyfince, dilediği gibi davranmak: Beyler, istediği gibi at koşturuyor. Böyle adalet mi olur? (M. Çoban). At koşturacak kadar bağımsızdır. (İ. Tatarlı)
  • İstemem yan cebime koy: İstemez görünüp istediğini belli edenlerin durumlarını dile getiren söz: Kız kısmı biraz nazlı olur. Yâni, istemem yan cebime koy hesabı (O. Kemal). Önce hık - mık etti istemem yan cebime koy gibilerden. (M. S. Ansoy)
  • İstemesini bilmek: İstediğini uygun bir dille söylemek: Allah herkesin duasını kabul eder ama istemesini bilirsen. (Y. S. Tan)
  • İstemeye istemeye: Hiç istemediği halde, gönülsüz olarak: Seni seviyorum demeden gidiyorum. İstemeye istemeye gidiyorum. Sessiz çığlıklar ile gidiyorum... (Y. Ölmez)
  • İster istemez: İsteğe bağlı olmayarak, elinde olmadan, çaresiz, istenmese de: İster istemez takibine mecbur olduğumuz iki yol var: Alçakça ölüm, namuslu ölüm veya hayat...
  • İster misin?: "Ya olursa" anlamında kullanılan bir söz: İster misin, biz gidince o gelmiş olsun (A. Püsküllüoğlu). İster misin bir gün doktor gelsin de senin baban benim desin? (A. Gündüz)
  • İsteye isteye: Gönül hoşluğu ile: Ne mutlu Allah'ı sevip, Allah tarafından sevilip, Allah'ın sevgili kulu olup can atarak, isteye isteye gidenlere! (M. E. Coşan)
  • Ağzına kira istemek: Konuşmaya nazlanmak: Haydi anlatsana, susup durma öyle, ağzına kira mı istiyorsun yoksa? (A. Püsküllüoğlu)
  • Anasının nikahını istemek: Bir şeye değerinden çok para istemek: Anasının nikâhını istiyordu beş çeşit ilaç için... Yaptıramadım onları... (R. Enis)
  • Ayağına kira istemek:
    1. Gelmeye nazlanmak: Artık gelmez oldun bize, ayaklarına kira mı istiyorsun?
    2. Gitmemek veya gitmeye üşenmek: Haydi yürü, gidelim, ayağına kira mı istiyorsun? (A. Püsküllüoğlu)
  • Ayranım budur yarısı sudur (ister iç ister içme): "Elimde ancak bu var, elimden ancak bu kadarı geliyor, o da eksik, yeterli değil" anlamında bir iş yarım yamalak yapıldığında özür dilemek için söylenir: Ama tuhaf huylu adam; "ayranım budur, yarısı sudur" diyenlerden değildi. Aklına koyduğunun peşine, sonuna dek gidecek adamlardandı! (T. Akansu)
  • Başını istemek: Birinin öldürülmesini istemek: İyi biliyordu ki Paşa onu görmeyi değil başını istiyordu.
  • Bile isteye: İsteyerek, bilinçli olarak: Sırf onunla karşılaşmak için bile isteye bu saatte gelmişti.
  • Boynuz isterken kulaktan olmak: Daha iyisini, mükemmelini ararken mevcut olanı yitirmek: Gel, gitmek sevdasını ko ki nagâh boynuz isterken kulaktan çıkarsın dediler. (O. Ş. Gökyay)
  • Canı istemek: İstek ve heves duymak, özenmek, içi çekmek: Uzaklarda birkaç tekne görünüyordu, yüzen insanlara baktı, canı istedi denizi. (O. Tez)
  • Canı isterse!: Olumsuz bir tutum karşısında kayıtsızlık bildirir, "kabul etmezse etmesin" anlamında kullanılır: "Hiç olur mu efendim?" "Olmaz mı?" "Vallahi canı isterse, bundan sonra böyle!" (M. Çoban)
  • Canın isterse:
    1. Dilediğin gibi olsun, sen bilirsin: Sibel burun kıvırdı, canın isterse der gibi. (K. Arslanoğlu)
    2. İstersen, dilersen: "Senin canın isterse buna bin türlü yol, bin türlü çare, usul bulursun." (H. R. Gürpınar)
  • Demek istemek:
    1. Bir şeyi anlatmak istemek: Haddini bil, fazla ileri gitme demek istiyordu. (F. F. Tülbentçi)
    2. Bir düşünceyi söylemek istemek.
  • Ekmek istemez su istemez:
    1. "Hiçbir masrafı yoktur" anlamında bir söz.
    2. İleride kullanılmak üzere alınıp bir kenara konan eşya veya mallar için söylenir: Arazi aldığımı söyledim. "İyi yapmışsın" dedi. "Arazi ekmek istemez, su istemez. Kıymet ise durduğu yerde artar..." (M. R. Alanyalı)
  • Gönlü istemek: Dilemek, kuvvetle içten arzulamak: Gönlü uçmak istiyordu. Uçup da o efsunlu kitaba: İlmi Aşk'a konmak istiyordu. (F. Duman)
  • İstek duymak: Bir şeye karşı eğilim duymak, arzulamak: Vatana geri dönmek için karşı konulamaz bir istek duydu.
  • İstek uyandırmak: İstemesine, arzu duymasına yol açmak: Süleyman Çavuş'un içinde coşkun bir istek uyandırdı bu sözler. (K. Bilbaşar)
  • Kan istemek: Öldürülen bir kimsenin öcünün alınmasını istemek: Kralları da kana karşı kan istiyordu. (G. Şahin)
  • Kana kan istemek: Öldürülen birinin intikamını almak için öldürenin veya bir yakınının öldürülmesini istemek, intikam peşinde koşmak: Pek çok zarar verildiği halde bunu yeterli görmüyor, kana kan istiyordu. (O. M. Yorgancıoğlu)
  • Kız istemek: Bir kızı, evlenmek için ana ve babasından ya da yakınlarından istemek: Ondan sonra oğlum geldi, bana durumu açıkladı, biz de gittik, kızı istedik, verdiler. Öylesine kısa süreli bir düğün yaptık ve gelini getirdik. (O. Türkdoğan)
  • Ne istediğini bilmek: Amacını kesin ve kararlı bir biçimde belirlemek: Gözlerindeki o çaresiz, ne yapacağını bilemez bakışların yerini kararlı, ne istediğini bilen bakışlar aldı. (B. Aksun)
  • Yana yana istemek: Israrla, içtenlikle dilemek: Çocuk, tatile gitmeyi yana yana istiyordu elbet. (O. Sarıgöz)
  • Yüz bulunca astar istemek: Karşısındakinin ilgisinden cesaretlenip şımararak daha fazlasını istemek: Ne var ki madam kılıklı adam yüz bulunca astar isteyen cinsten bir magandaymış. (Ş. Onay)
  • Yüz verince astar istemek (Yüz verince yüz daha istemek): Kendisine gösterilen küçük bir ilgiden şımararak geniş yetki elde etmeye, daha çok yarar sağlamaya çalışmak: Esasen kul kısmını şımartmak doğru değildi. Yüz verince astar isterlerdi. Hesap soracak, eğer bir suçu, kabahati varsa bu sefer göz yummayacak, affetmeyecekti. (F. F. Tülbentçi)

İstemek ile ilgili atasözleri ve anlamları

İçinde "istemek" sözcüğü geçen atasözleri ve açıklamaları:
( * yaygın bilinen )

  • İstediğin olmuyorsa olacağını iste: Kişi elde etmesi imkansız olan şeyler yerine daha kolay elde edebileceği şeylere istek duymalıdır.
  • İstediğini söyleyen, istemediğini işitir*: Bir kimseye ölçüsüz, ağır sözler söyleyen, hakaret eden, karşılığını yine ağır sözlerle alır.
  • İstek olmayınca yemeğin tadı olmaz: İstekle yapılmayan bir iş, ne kadar güzel olursa olsun zevk vermez.
  • İsteksiz bakla değil, baklava bile yenmez: İnsan bir işi kendi isteğiyle yapmazsa o iş ne kadar güzel olsa da hoşuna gitmez.
  • İstemedikçe gözün deveyi bile görmez: Gönül istemedikten sonra imkanlar ne kadar büyük olursa olsun göze görünmez.
  • İstemem diyenden korkmalı*: Bir şeyi istemem deyip geri çeviren kimse, isteğini açıkça belirten kişiden genellikle daha çok isteklidir.
  • İstemem, yan cebime koy*: Bir kişinin bir şeyi istemediğini söylemesine rağmen aslında ona ihtiyacı olduğunu veya gizliden gizliye onu arzuladığını ifade eder. Bu, özellikle ikiyüzlü veya çekingen davranışları anlatmak için kullanılır.
  • İstenmeyen aş, ya karın ağrıtır ya baş*: İsteksizce yapılan bir iş kötü sonuçlar doğurabilir.
  • İsteyenin bir yüzü kara, vermeyenin iki yüzü* (İsteyen bir çingene, vermeyen iki çingene): Birisinden bir istekte bulunan kimse bunu utanarak yapar, kendisinden bir şey istenen kimse eğer bu isteği karşılamazsa daha çok utanmalıdır.
  • İsteyenin kuluyum, istemeyenin sultanı:
    1. İnsan başkalarından sürekli bir şeyler istemediği zaman herkesle çok yakın dostluk kurabilir. Aksi halde kimse ona fazla yüz vermez.
    2. Bir kimsenin talep edene hizmetkâr gibi davrandığını, talep etmeyene ise boyun eğmediğini ifade eder. İnsan, istekte bulunana karşı yumuşak, buyurgan olana karşı ise mesafeli durur (?).
  • Aç karın katık istemez: Aç insan yiyecek olsun da ne olursa olsun yer. Yanında başka bir şey istemez.
  • Açık sofra teklif istemez: Gönlü ve imkânı açık olan kişinin davetinin ayrıca söylenmesine gerek olmadığını ifade eder. Samimi ve cömert ortamlar, kendiliğinden paylaşıma açıktır.
  • Açlıktan öldüm demez, öd ağacından tabut ister: Yoksullar, kimi kez, durumlarına bakmadan, olmayacak isteklerde bulunur.
  • Adam olmasına daha dokuz fırın ekmek ister: Birinin olgunlaşması, adam gibi adam olması için daha çok yol kat etmesi gerektiğini anlatır. Olgunluk zaman ve emek ister.
  • Ağrısız baş yastık istemez: Hasta olmayan kişi yatağa düşmez.
  • Alacağını isteyene, "Evimden çık" diyene güç yetmez: Borcunu isteyen kişiye ve evinden çık git diyen ev sahibine karşı koymanın zor olduğunu ifade eder. Bu durumlar, insanın kanunen çaresiz kaldığı ve güç yetiremediği zor durumlardır.
  • Alışmış kursak bulamacını ister*: Kişi, yararlanmaya alıştığı şeyden yoksun kalmak istemez.
  • Alim olmak istersen durma yaz, rençper olmak istersen durma kaz/cahil olmak istersen al kazmayı durma kaz: Bilgi sahibi olmanın sürekli okumak ve yazmakla, çiftçiliğin ise durmadan çalışmakla mümkün olduğunu ifade eder. İnsan hangi işi seçerse seçsin, başarı azim ve süreklilikle kazanılır.
  • Alim olmak istersen, günde bir kelime öğren: Bilgili, kültürlü biri olmak isteyen bol bol okuyup her gün yeni bir şeyler öğrenmelidir.
  • Allah çam isteyene çam, mum isteyene mum verir*:
    1. Kişinin gereksinmeleri, kurduğu yaşam düzeyine bağlı olarak gerçekleşir.
    2. Allah bol harcayana bol, az harcayana az verir.
    3. Allah herkesin gönlüne göre verir.
  • Allah güle güle verdirtsin, ağlaya ağlaya istetmesin: Borçların kolayca ve sorunsuz bir şekilde verilmesini ve geri alınmasını dilemek anlamına gelir. Borç ilişkisinin sıkıntı ve üzüntü çekilmeden halledilmesini ifade eder.
  • Allah isterse bir kulun işini, mermere geçirir dişini; istemezse işini, muhallebi yerken kırar dişini: Allahü Teâlâ kişinin şansını açık tutarsa o kişinin elinden her iş gelir, ama açık tutmazsa en ufak işlerde bile zarara uğrar.
  • Allah'tan hayır iste, hayır bulasın: İyi dileklerde bulunan kişinin istekleri gerçekleşir. Allah iyi ve güzel şekilde kullanılmak için kendisinden istenen hiçbir şeye hayır demez.
  • Altını zapt etmeye gümüşten el ister: Bir değeri elde tutabilmek için güçlü bir irade gereklidir.
  • Altta kalmayı ayı bile istemez: En kaba ve güçsüz canlıların bile ezilmeye ve hor görülmeye dayanamayacağını ifade eder. Her varlık, onurunu korumak ve ezilmemek ister.
  • Anlayana bir söz yetişir, görmek isteyene bir göz: Akıllı ve algıları açık insanların ve anlamak isteyenlerin, söylenenleri ve görülenleri hemen kavrayabileceğini ifade eder.
  • Arsıza yüz verince astar da ister: Görgüsüz, utanmaz kimselere bir şey verdiğin zaman daha fazlasını isterler.
  • At beslenirken, kız istenirken*: Her şeyin işe yarayacağı belirli bir zaman vardır, dolayısıyla onları kullanırken bu zamanı iyi kollamak gerekir.
  • Avrat, at, bağ, sahibini hep genç ister: Evlenme çağına gelmiş genç kız evleneceği erkeğin genç ve güçlü olmasını ister.
  • Ayağımı yerden kessin de isterse eşek olsun: Bazı insanlar sorunlarını çözmek için en basit yolları seçerler.
  • Ayağında donu yok, fesleğen ister (takar) başına*: Yoksulluğuna bakmayarak gösteriş yapmak ister, takıp takıştırır.
  • Ayı ayı iken yenilmeyi istemez (Yenilmeyi ayı bile istemez): Birisiyle kavgaya tutuşmuş kimse haksız bile olsa geri çekilmeyi gururuna yediremez.
  • Ayıpsız yâr arayan (dost isteyen), yârsız (dostsuz) kalır* (Yârsız kalır cihanda ayıpsız yâr isteyen): Hatasız güzel olmaz, "Eşim kusursuz olmalı" diyen eş bulamaz.
  • Ayranı yok içmeye, gümüş köprü ister geçmeye: Bazı insanlar gösteriş için, içinde bulundukları yokluğa sefalete aldırmadan fiyaka satmaya kalkarlar.
  • Az alan çok alır, çok isteyen bir kere alır: Kanaatkâr insanın uzun vadede daha çok kazanacağını anlatır. Aşırı hırs gösteren ise bir kez kazansa da sonrasında kaybeder.
  • Baba oğlunun fenalığını istemez: Hiçbir baba oğlunun kötü yola düşmesini istemez.
  • Bağ çapa ister, tarla saban: Bir işten iyi verim alabilmek için o işe emek sarf etmek ve her işin kendine özgü araç ve yöntemlerle yapılması gerektiğini ifade eder.
  • Bağ dua değil, çapa ister (Bağ istemez dua, ister kazma): Bir şeyi elde etmek için sadece dilemek yetmez; elden geldiğince çalışıp çaba sarf etmek de gerekir.
  • Bal ile kaymak isteyen akçesine kıymak gerek: Herkes güzel yemeyi, güzel giymeyi, iyi bir yaşam sürmeyi ister, ama bunu ancak parası olan gerçekleştirebilir.
  • Bal isterken bela buldum (Bal istedik, belaya düştük): Bir şeyden çıkar sağlamaya çalışırken beklenmedik zararlarla karşılaşabileceğimizi veya işlerimizin bazen istediğimiz gibi gitmeyebileceğini ifade eder.
  • Balık isteyen gönlünü suya koyar: Bir kişinin istediği şeyi elde etmek için uygun bir ortam veya koşulları oluşturması veya araması gerektiğini anlatır.
  • Baş ol da, (istersen) soğan başı (eşek başı) ol*: Küçük, önemsiz bir işte bile olsa, önemli olan başkan olmaktır.
  • Bay, Allah'a, fukara zengine yetişmek ister: Zengin kimsenin daha da zenginleşme arzusunda olduğunu, fakir kimsenin ise zengin seviyesine ulaşmayı hayal ettiğini anlatır. İnsanların istekleri, bulundukları durumdan daha ilerisine yönelir ve hiçbir zaman tam anlamıyla doyuma ulaşmaz [bay: (halk dilinde) Zengin, paralı, mal mülk sâhibi, varlıklı kimse].
  • Bedava ararsan (istersen) başka kapıya yanaş: Kimse kimseye karşılıksız bir şey vermek istemez. Bazı insanlar her şeye bedava sahip olmak isteseler de bu yüzden pek başarılı olamazlar.
  • Ben istemez miyim kaynatam kasap ola kaynanam hamamcı ola: Her gelinin kocasının ailesiyle iyi geçinmek ve onlardan destek görmek isteğini ifade eder. Gelinin, kayınpederinin kasap, kaynanasının hamamcı olmasını dilemesi üzerinden, ailesinin işlerinden fayda sağlama isteğini mizahi bir şekilde anlatır.
  • Ben isterim bacımdan, bacım ölür acından: Bazen yardım istediğimiz kişilerin, bizden daha çok yardıma ihtiyacı olur.
  • Ben ölü yıkayıcıyım, ister cennete gitsin, ister cehenneme: Bir kişinin sadece kendi görevini yapıp, sonucunun ne olacağının kendisini ilgilendirmediğini ifade eder. Sorumluluğunu yerine getiren kimse, sonrasını kendi yükü saymaz.
  • "Bende kırk yıllık sirke var" diyenden biraz sirke istemişler, "Eğer her isteyene verseydim bende kırk yıllık sirke olur muydu?" demiş: Cimri kişilerin vermekten kaçındığını ve varlıklarını başkalarıyla paylaşmadığını anlatır. Kendilerinde olanı koruma uğruna başkalarına yardım etmekten çekinen kişilere eleştirel bir şekilde yaklaşır.
  • Beyaz karga da nadir ama isteyeni de nadide: Seyrek bulunan her şeyin mutlaka değerli veya arzu edilen bir şey olmadığını ifade eder. Sadece nadir bulunmasının, bir şeyin değerli veya istenilir olmasını garanti etmediğini vurgular.
  • Beyden bir at istedim; verdi, bindim gittim; vermedi, döndüm gittim: Güçlü kuvvetli kimselerden bir şey istendiğinde, verip vermemek onların insafına kalmıştır. Vermek istemezlerse kimse onların fikrini değiştiremez.
  • Bin baş ne isterse bir baş da onu ister: Toplu halde yapılan bir işte herkes çoğunluğun kararlarına uymak zorundadır.
  • Bir buldu iki ister, akçe buldu çıkın ister*: İnsanoğlunun doyumsuzluğunu ve elindekilerle yetinmeyip sürekli daha fazlasını isteme eğilimini ifade eder. İnsan, kazandıkça daha büyük hedeflerin ve arzuların peşine düşer (çıkın: İçine öteberi, para vb. şeyler konup uçlarından düğümlenmiş ufak bez bohça, çıkı).
  • Bir değirmene iki taş ister, bir haneye bir baş ister: Bir evde sözü geçen biri, yani aile reisi olmazsa o evde geçimsizlik ve başı boşluk çok olur
  • Bir kızı bin kişi ister, bir kişi alır*: Bir şeyi herkes ister ancak onu bir kişi elde edebilir.
  • Boğaz yediğini istemez de göz gördüğünü ister: Kişi alıştığı bildiği şeyden çok, yeni gördüğü şeyleri arzular.
  • Borç vermek zordur, borç istemek ondan daha zordur: Borç isteyen utancından nasıl zorlanarak isterse, borç veren de verirken "acaba geri alabilir" miyim diye endişe duyar.
  • Borçlu (Alacaklı) borçlunun sağlığını ister: Borçlunun başına bir felaket gelmesi veya ölmesi alacaklıyı alacağından eder. Bu yüzden birinden alacağı olan kimse o kişinin sağlıklı olmasını ister.
  • Bostancı yağmur ister, kiremitçi kurak: İnsanların istekleri birbirinden farklıdır. Herkes menfaatine uygun olan şeyleri ister.
  • Boş samanlık kiremit istemez: Değersiz, işe yaramaz şeyleri korumak için önlem almaya gerek yoktur.
  • Boynuz isterken kulaktan çıktım: Gözü yükseklerde olan bir kişi istediği mevkiye ulaşmaya çalışırken bulunduğu yerini de kaybeder.
  • Böyle şaha kul olan ister mi azat olmayı: Güçlü, cömert ve adil bir lidere bağlı olanın özgür kalmak istemeyeceğini ifade eder. Güzel bir yönetim ve sahiplik, kulluğu bile gönüllü hale getirir.
  • Büyük kızın gönlü gelinlik isterse, küçük kızı yontarlar: Büyük kızın evlenme çağı geldiğinde evin masrafları daha çok arttığı için küçük kızın masrafları kısılmak zorunda kalır.
  • Canı kaymak isteyen mandayı yanında taşır*: Rahatına düşkün kişi onun gerektirdiği güçlüklere katlanmalıdır.
  • Çalı çırpı ile ev yapılmaz, harç ister: Değersiz, küçük şeylerle büyük işler yapılmaz, yanında kaliteli ve sağlam şeyler de gerekir.
  • Çocuk isteyen belasını da istemek gerek: Çocuğun varlığı aileye nasıl mutluluk kaynağı oluyorsa, ona sahip olmak isteyen, ihtiyaçlarını karşılamak ve yaramazlıklarına da katlanmak zorundadır.
  • Çok isteyen belasını ister: Bir şeyi elde ettikten sonra açgözlü davranıp daha fazlasını isteyen kişi sonunda zararlı çıkabilir.
  • Dilenciye borçlu olma, ya düğünde ister ya bayramda*: Çıkarından başka bir şey düşünmeyen kimse ile ilişki kurma, seni nerede rahatsız edeceği belli olmaz.
  • Doğru söz yemin istemez*: Dürüst ve doğru olan bir kişinin söylediklerine güvenileceğini, bu yüzden söylediklerini kanıtlamak için yemin etmesine gerek duyulmayacağını ifade eder.. Dürüstlüğün ve güvenilirliğin önemini vurgular ve doğru sözün kendiliğinden inandırıcı olduğunu anlatır.
  • Dünyada rahat etmek isteyen her şeyi hoş görmeli: Sürekli başkalarını eleştiren kimse çevresinden sevgi ve saygı görmez.
  • Düt demeye dudak gerek (ister)*: Bir işin gerçekleştirilebilmesi, gerekli koşulların, araçların bulunmasına bağlıdır.
  • Eğri bakandan (görenden) doğru iş istenmez: Genellikle güvenilir olmayan veya dürüst olmayan kişilerden doğru ve adil işlerin beklenemeyeceğini ifade eder.
  • Ekinci yağmur ister, yolcu kurak (her ikisinin de muradını verir Hak): Herkes Allah'tan ihtiyacı olan şeyi ister, Allah'ta herkese hak ettiği veya dilediği kadarını verir.
  • Ekmek istemez su istemez*: Bir şeyin bakımının ve masrafının olmadığını ifade eder. Kişiye yük getirmeyen, harcama gerektirmeyen durumlar için kullanılır.
  • Ele iğne sokmak isteyen iptida çuvaldızı kendine sokmalıdır: Başkalarına kötü bir söz söylemeden, kötü bir şey yapmadan önce insan bunun daha etkili olanını kendi üzerinde denemelidir.
  • Geçti bülbül geçti gül, ister ağla ister gül: Bir fırsatın veya güzel bir zamanın kaçtığını ve artık geri getirilemeyeceğini ifade eder. Geçmişteki fırsatların artık elde edilemeyeceğini, kişinin sadece mevcut durumu kabul etmek zorunda olduğunu ve bu duruma nasıl yaklaşacağının kendi tercihi olduğunu vurgular.
  • Gölge etme, başka ihsan istemem: İnsanın başkalarından yardım beklemediğini, sadece engel olunmamasını istediğini ifade eder. Kendi ayakları üzerinde durabilen kişiler, iyilik adı altında yapılan müdahalelere ihtiyaç duymaz.
  • Gönül cenneti ister, ama günah koymaz: İnsanın iyiyi ve güzeli arzulasa da davranışları bu isteğe engel oluyorsa o amaca ulaşamayacağını ifade eder. İstekle ulaşmak arasında engel olan şey, kişinin kendi yanlışlarıdır.
  • Gönül çocuğa benzer, gördüğünü durmayıp ister: İnsanın canı bir şey çekince bir an önce onu elde etmek ister. Tıpkı çocuk gibi, o da isteği gerçekleşmezse üzülür huysuzluk eder.
  • Gönül ister, yüz utanır: Kişinin içsel isteklerinin veya arzularının dışa yansımasıyla utanabileceğini veya mahcup olabileceğini ifade eder. İnsanın içsel ve dışsal dünyaları arasındaki dengeyi/dengesizliği anlatır (?).
  • Gönül ne mey ister ne meyhane; gönül dost ister mey bahane: İnsanlar dost kazanmak ve dostlarıyla bir arada olmak isterler. Bir araya gelmeler, toplantılar, eğlenceler vb. dostluklar için bir güzel bir araçtır (mey: şarap).
  • Görünen köy kılavuz istemez*: Ortada açıkça görülen bir durum için rehberlik veya açıklamaya gerek olmadığını ifade eder. Apaçık olan gerçekler, başka bir yardıma ihtiyaç duymadan anlaşılır.
  • Göz gördüğünü (ağız yediğini) ister*: Kişi her zaman gördüğü, bildiği, yemeye alıştığı şeyleri unutamaz, onları sürekli ister.
  • Göz görür, gönül ister (çeker)*: Kişi görmediği, bilmediği şeylerin yokluğunu duymaz, istemez. Görüp beğendiği şeylere karşı istek duyar.
  • Gülünü isteyen dikenini de ister: Güzel ve değerli şeyleri elde etmek isteyen kişilerin, bu şeylerin beraberinde getirdiği zorlukları ve sıkıntıları da kabul etmek zorunda olduğunu anlatır.
  • Gürültü istemeyen adam demirci dükkanına girmez: Bir şeyden rahatsızlık duyan kimse o şeyin bulunduğu yerden uzak durur.
  • Gürültü istemeyen, kazancı (bakırcı) dükkanına girmez (hırkasını başına çeker)*: Gürültüden rahatsız olan ya da sessizlikten hoşlanan kimseler, gürültülü patırtılı işlerle ilgilenmemeli ya da böyle yerlerde görev almamalı.
  • Hasisten sadaka istemişler, fetva söylemiş: Cimriden yardım isteyen kimse, bol bol nasihat dinler.
  • Hastayım nar isterim, gül yüzlü yar isterim: Hastalık veya sıkıntı zamanlarında bile insanın güzelliklere ve sevdiklerine olan ihtiyacının azalmadığını, aksine artabileceğini belirtir.
  • Hayır iste (dile) komşuna, hayır gele başına*: Yakınların için iyi şeyler dile ve yap ki, onlar da senin için iyi şeyler dilesinler, yapsınlar.
  • Hazır ol cenge eğer ister isen sulh-u salah: Barışı sağlamanın ve devam ettirmenin tek yolu her an savaşa hazırlıklı olmaktır.
  • Her düdük istediğin gibi ötmez: Her şeyin istenildiği gibi olmayacağını anlatır. Hayatta karşımıza çıkan kişiler veya olaylar, beklentilerimize uymayabilir ve her şey kontrol edilemez
  • Her zaman gemicinin istediği rüzgar esmez*: Olaylar herkesin dileğine uygun olarak gelişmez.
  • Hırsız anahtar istemez: Kötü niyetli kişinin engel tanımadan amacına ulaşmaya çalışacağını ifade eder. Dürüst olmayan kimse için sınır ve kuralın bir önemi yoktur.
  • Hısım hısımın ne öldüğünü ister, ne onduğunu*: Hısımlar birbirlerini kıskandıklarından ve aynı zamanda sevdiklerinden birbirlerine ziyan gelmesini de, içlerinden birinin kendisinden üstün olmasını da istemezler.
  • İki bakmak bir istemeye bedeldir: Kişinin isteğini sözle değil hâl ve davranışla belli edebileceğini ifade eder. Bakış ve tavırlar çoğu zaman açık bir isteme kadar anlam taşır.
  • İnsan insanı istemeyince bastığı "pat pat", sözü de "lom lom" gelir: İnsan birinden nefret ediyorsa o kişinin her hareketinden ve sözünden rahatsız olur.
  • İş ister işten kaçar: Çalışmaya pek gönlü olmayanların durumunu anlatır.
  • Kadın ister ki bey doğura: Karısı erkek çocuk doğuran koca karısına daha şefkatli davranır. Kadın da bunu bildiği için doğacak çocuğunun önce erkek olmasını ister.
  • Kardeş kardeşin (hısım hısımın) ne öldüğünü ister, ne onduğunu*: Kardeşler, kıskanç olduklarından; birbirlerine ziyan gelmesini de, kendisinden üstün olmasını da istemezler.
  • Karnı acıkan katık istemez, uykusu gelen yastık istemez: Karnı aç olan kimse yemek seçmez. Yorgun ve uykusuz kalmış kişi de nerede olursa uyuyabilir.
  • Keçinin eceli gelince (canı sopa isteyince) çobanın değneğine sürünür: Kişinin kötü bir sona yaklaştığında, bu sona ulaştıracak davranışlar sergilemeye başladığını ifade eder. Yani, kaçınılmaz bir son yaklaştığında, kişi bu sonu hızlandıracak davranışlar yapar.
  • Kızını fırsat bulunca, oğlunu canın isteyince evlendir: Erkek yaşı ilerlese bile evlenecek birini bulabilir. Ama kızın evlenme çağı geçtiği zaman koca bulması zorlaşır.
  • Kim istemez hamur yoğursun, uzun günler un eler: Zahmetsiz kazanç sağlamayı herkes ister. Fakat insan yaşamı boyunca bir takım şeylere ihtiyaç duyar. Bunları karşılayabilmesi için de çalışmak, emek harcamak zorundadır.
  • Koca olsun da isterse cüce olsun: Bir kadının eş seçiminde dış görünüşten çok evlilik ve düzen arzusunu öne çıkardığını ifade eder. İnsan, hayatını kuracak bir eş bulmayı fiziksel özelliklerden daha önemli görür.
  • Komşunu iki inekli iste ki, kendin bir inekli olasın* (Komşunun eşeğini iki iste ki, Allah sana bir versin): İnsan bir şeye ihtiyaç duyunca önce komşusuna başvurur. Bu yüzden komşularımızla iyi geçinmeli her zaman onların iyi olmalarını dilemeliyiz.
  • Kör ne istiyor, iki göz; biri eğri biri düz (doğru): İnsan ihtiyaç duyduğu şeye nasıl olursa olsun mutlaka sahip olmak ister.
  • Körün istediği bir göz, Allah verdi iki göz*: "İstenilen şey fazlasıyla elde edildi" anlamında söylenen bir atasözü.
  • Körün istediği bir göz, iki olursa ne söz*: İnsanların küçük bir isteği gerçekleştiğinde fazlası olursa daha da memnun olacaklarını anlatır. İhtiyacın üzerinde verilen şey, kişiye büyük sevinç ve mutluluk katar.
  • Kuş, kanadına kira istemez*: İnsan kendi işi için yaptığı çalışmadan ötürü bir başkasından çıkar beklemez.
  • Lafa gümrük alınmaz, istediğin kadar söyle: Konuşmanın bir sınırının veya bedelinin olmadığını, insanların gerekli veya gereksiz dilediği kadar konuşabileceğini ifade eder
  • Lokman hekim "Uzun ömür isteyen başı serin, kalbi ferah, ayağı sıcak tutmalı" demiş: Üzüntüden sıkıntıdan uzak duran, soğuk ve sıcak havalardan vücudunu iyi koruyan kimseler kolay kolay hastalanmaz ve uzun ömürlü olurlar.
  • Mal istersen bedeninden, evlat istersen belinden: Mal sahibi olmak için çalışıp emek harcamak gerekir. Çocuk sahibi olmak için de sağlıklı ve güçlü olmak gerekir.
  • Meyhaneciden şahit istemişler, bozacıyı göstermiş*: Uygunsuz iş yapan kimse, haklı olduğunu göstermek için kendisine benzeyen birini tanık gösterir.
  • Misafir misafiri (dilenci dilenciyi) istemez (sevmez), ev sahibi ikisini de*: Misafir, gittiği yere başka bir misafirin gelmesini istemez. Bazı durumlarda da ev sahibi hiç misafir gelmese de rahatım bozulmasa diye düşünür.
  • Müflisten akça istemek abes: Borca girmiş, batmış kişiden para istenmez.
  • Nasihat istersen, komşunun ölümü: İnsanın ders almak ve hayatın geçiciliğini anlamak için çevresindeki acı olaylara bakmasının yeterli olacağını ifade eder. Başkalarının başına gelenler, insana kendi yaşamında nasıl hareket etmesi gerektiği konusunda uyarı niteliğinde olur.
  • Nasihat istersen tembele iş buyur*: Kendisine buyrulan işi yapmaktan kaçınmak için bu işin bir çare olmayacağını ileri sürerek başka yollar göstermeye çalışanlar için söylenir.
  • Ne balını isterim ne belasını: Bir şeyin kötü yanından kaçınılarak, onun iyi yanından da feragat edildiğini ifade eder. Yani, bir durumun veya şeyin potansiyel olumsuz sonuçlarından dolayı, onun olumlu veya tatlı yanlarını da istememek veya göz ardı etmek anlamına gelir.
  • Ne istersen Allah'tan iste, kuldan isteme: İnsanlara el açmaktansa Yüce Allah'tan istemenin insan onuruna daha yakışır olduğunu anlatır.
  • Okumak istersen eliften başla, üşümeyim dersen şehirde kışla, geçineyim dersen iddiayı boşla: Bir şeyi öğrenmek için işe en başından başla, daha iyi yaşamak istiyorsan büyük şehire git, çıkarlarına zarar gelmesini istemiyorsan da fazla inatçı olma.
  • Onu köyde istemiyorlar, o muhtarın yerini soruyor: Görgüsüz ve utanmaz kişi bir yerde istenmese bile, o kişi oraya gitmeye karar vermişse başkalarının tepkisini görmezlikten gelir.
  • Öldüğüne bakmaz da, koz ağacından tabut (vasiyet) ister (eder): İnsanın içinde bulunduğu kötü durumu düşünmeyip hala gözünün yukarılarda olmasını anlatır.
  • Para isteme benden, buz gibi soğurum senden*: Kişi, kendisinden para veya borç para isteyen kimseden uzak durmak ister.
  • Sağ (sağlam) baş yastık istemez*: Sağlam insan durup dururken yatmak istemez eğer istiyorsa hasta olduğu düşünülmelidir.
  • Sağlık istersen çok yeme, saygı istersen çok deme: Sağlığına önem veren insan oburluktan kaçınmalı, sayılan ve sevilen biri olmak isteyen kişi de konuşurken ölçülü davranmalıdır.
  • Sırt giydiğini ağız alıştığını ister: İnsanın alıştığı şeylerden kolay kolay vazgeçemeyeceğini ifade eder. Giyim kuşamda konfora, yiyeceklerde ise damak tadına alışan kişi, hep aynı şeyleri arar.
  • Tembel ceviz yemek ister, kabuğunu kırmağa üşenir: Kişinin bir şey elde etmek istemesine rağmen onu elde etmek için gereken çabayı göstermeye yanaşmadığını anlatır.
  • Usta maymun kamçı istemez*: İşini iyi bilen kişinin baskı ya da zorlamaya gerek duymadan görevini yerine getirdiğini ifade eder. Tecrübeli kişiler, sorumluluklarını farkında olarak işi kendi isteğiyle ve en iyi şekilde yapar.
  • Uykusuz baş yastık istemez: Çok yorgun veya uykusuz kalan bir kişinin, yastık, yatak vb. gibi herhangi bir rahatlık aramadan hemen her yerde uyuyabileceğini ifade eder.
  • Veresiye dediler, alasım geldi, istemeye geldiler, ölesim geldi*: Yersiz ve fazla veresiye alışverişin borcunun ödenmesi zor olabilir.
  • Yem istemez, su istemez*: Elde tutulması hiçbir külfet getirmez.
  • Yemek emek ister: Bir işin yapılabilmesi veya bir şeyin elde edilebilmesi için emek harcanması gerektiğini ifade eder. Yemek hazırlamak da zaman, çaba ve dikkat gerektiren bir süreç olduğundan bu atasözü, genel olarak herhangi bir başarı veya sonuç için çalışmanın ve çabanın önemini vurgular.
  • Yiğide ver kızı, Mevla'dan iste rızkı*: Birbirinin dengi gençlerin evliliklerine şu bu eksik diye engel olmaya kalkmamalıdır. Allahü Teala lütfuyla evlenenlere yardım eder.
  • Yiğit kızını yiğide vermek ister: Erdemli ve değerli insanın, kızını da değerli ve saygın birine vermeyi arzu edeceğini ifade eder. İnsan, sevdiklerinin iyi bir hayat sürmesini istemekle sorumludur.
  • Yürük at dizgin istemez: Çalışkan, becerikli ve dürüst kişiye daha iyi çalışması için baskı yapmaya gerek yoktur. Çünkü o işini daima özveriyle ve en iyi şekilde yapmaya çalışır.
  • Yürük at kamçı değdirmez (istemez)*: İşini ivedilik ve yeterlilikle yapan kişiyi sıkıştırmak gerekmez.
  • Yüz bulunca/verince astarını ister: Görgüsüz, terbiyesiz kimselere hoşgörülü ve cömert davranırsan daha fazlasını isterler.
  • Yüz verdikçe yüz daha ister: Açgözlü, yüzsüz kimseler kendilerine bir şey verildiği zaman daha fazlasını isterler.
  • Zemheride yoğurt isteyen cebinde bir inek taşır*: Olmadık zamanda canı bir şey çeken kimse, onu sağlayacak şeyi hazırlamak zorundadır.

Soru ve Yorumlar: 1

Anonim:
uyy nasul bir sitedur lo bu. oka gözel ki
21 Aralık, 2011 18:38