|
| Bilinçaltı |
Bilinçaltı, kişinin o anda doğrudan farkında olmadığı hâlde düşüncelerini, duygularını, algılarını ve davranışlarını etkileyebilen zihinsel süreçleri ifade etmek için kullanılan bir kavramdır. Günlük dilde, bilinç düzeyinde bulunmayan ve gerektiğinde bilince ulaşabilen anılar, çağrışımlar, öğrenilmiş tepkiler ve zihinsel eğilimler için "bilinçaltı" sözcüğü kullanılır. Ancak modern psikolojide bu kavram, tek ve belirli bir zihinsel bölümden çok, farkındalık dışında gerçekleşen çeşitli bilişsel süreçleri açıklamak için değerlendirilir. İnsan, çevresinden aldığı bilgilerin tamamına aynı anda bilinçli olarak dikkat edemez; alışkanlıkların oluşması, bazı davranışların otomatikleşmesi, tanıdık bir yüzün veya sesin hızlı biçimde ayırt edilmesi gibi birçok süreç yoğun bilinçli çaba gerektirmeden gerçekleşir. Bilinçaltı, bu nedenle beynin içinde ayrı bir organ, fiziksel bir bölme veya tüm anıların depolandığı özel bir alan olarak düşünülmemelidir. Ayrıca "bilinç eşiğinin hemen altında bulunan bütün zihinsel faaliyetler" şeklindeki geleneksel tanım, günümüzde zihinsel süreçlerin çeşitliliğini açıklamak açısından yeterli kabul edilmez. Bilinç, kişinin belirli bir anda farkında olduğu zihinsel yaşantıları kapsarken, bilinç dışı veya farkındalık dışı süreçler bunun dışında kalan çok daha geniş bir alanı ifade eder.
Sigmund Freud, bilinçaltı kavramının yaygınlaşmasında önemli rol oynayan psikanalizin kurucusudur. Freud'un kuramında zihinsel yaşam, bilinç, bilinç öncesi ve bilinçdışı süreçlerle ilişkilendirilmiş; kişinin farkında olmadığı dürtülerin, çatışmaların, bastırılmış anıların ve isteklerin davranışları etkileyebileceği ileri sürülmüştür. Freud'a göre bilinçdışı içerikler doğrudan fark edilmese de rüyalar, dil sürçmeleri, unutmalar ve bazı davranış biçimleri üzerinden dolaylı olarak kendini gösterebilir. Bununla birlikte Freud'un bilinçdışı kuramı ile günümüzde deneysel psikoloji ve bilişsel bilimlerde kullanılan bilinçdışı işlemleme kavramları aynı şey değildir. Modern araştırmalar, insanların farkında olmadan bazı bilgileri işleyebildiğini; dikkat, algı, öğrenme, bellek ve karar verme süreçlerinin belirli bölümlerinin bilinçli farkındalık olmadan gerçekleşebildiğini göstermektedir. Bu nedenle bilinçaltı, günlük ve popüler psikoloji dilinde yaygın bir terim olmakla birlikte, bilimsel açıdan tek başına kesin sınırları belirlenmiş bir zihinsel yapı olarak değerlendirilmez. "Bilinçaltı" ile "bilinçdışı" sözcükleri de her bağlamda birbirinin tam karşılığı değildir.
Soru/Yorum Gönder