Mala, yiyeceğe ve içeceğe doymak bilmemek, gözü doymazlık, açgözlülük: Sende bu âlemin güzelliğine tamah etmektesin de bu tamah, o ebedî âlemin güzelliğine perde oluyor. İyi bil ki tamah seni kör eder... (Mesnevi)
- Tamah etmek:
- Açgözlülük etmek: Yetinmedi doymadı, her şeye tamah etti, / Bir tutamcık ot için kendini yardan attı... (N. Öztürk)
- Çok beğenip istemek: İnsan bu dünyaya tamah etti de istedi mi, bu dünya sevgisi insana çok hatalar yaptırır. (M. E. Coşan)
- Tamahkâr: Açgözlü: İnsan tamahkâr olursa, nefsinin esîri olur... Tamahkâr, ne kadar bey olursa olsun, kuldur; tamahkâr her vakit aşağılık bir insan olarak kalır... (Kutadgu bilig)
Tamah ile ilgili atasözleri ve anlamları
İçinde "tamah" sözcüğü geçen atasözleri ve açıklamaları:
( * yaygın bilinen )
- Tamah insanı baştan çıkarır: Açgözlülük insana yasak olan işleri bile yaptırır.
- Tamah insanı yarı yolda kor: Aşırı hırsın veya açgözlülüğün insanı başarısızlığa sürükleyebileceğini ifade eder. Gereksiz yere daha fazlasını istemek, hedefe ulaşmadan önce kişinin dengesini bozabilir.
- Tamah taş yarar, taş baş yarar: Açgözlülük eninde sonunda insanın kendisine zarar verir.
- Tamah varken, dolandırıcı aç kalmaz: Açgözlü insanlar kolay kandırılırlar.
- Tamah varken müflis acından ölmez*: Büyük kazançlar düşleyip yaşamak, iflas edenleri bile hayata bağlayan bir etkendir.
- Tamahkâra "cehenneme gider misin?" demişler, "aylık kaç kuruş?" demiş*: Tamahkâr nerede olursa olsun hep kazanacağı parayı düşünür.
- Tamahkârdan hacet dileyen, denize çukur açar: Açgözlü birinden yardım istemenin boşuna olduğunu anlatır. Böyle bir kişi, başkalarına fayda sağlamayacağı gibi, ondan bir şey beklemek de anlamsız ve sonuçsuz kalır.
- Tamahkârın başından bela eksik olmaz: Açgözlü insan sürekli sorunlarla karşılaşır.
- Tamahkârın gözü kör olur: Açgözlü insan gerçekleri göremez.
- Tamahkârın gözünü (bir avuç) toprak doyurur: Açgözlü kimseler ne kadar çok kazanırsa kazansınlar, hep daha fazlasın isterler.
- Tamahkârın yakası müflisin elindedir (cebindedir): Açgözlü insanların, iflas etmiş veya zor durumda olan kişilere bile aldanabileceğini ifade eder. Aşırı hırs ve doyumsuzluk, kişiyi sonunda zarara uğratır.
- Az tamah çok ziyan getirir*: Hırs ve pintiliğin azı bile insanı her işte zararlı çıkarır.
- Çoğa tamah eden, yoğa tamah eder: Gözü doymayan ve elindekinin daha fazlasını isteyen kişinin elindekini de kaybederek yokluğa düşeceğini anlatır. Aşırı hırs, zararla sonuçlanır.
- İnsan zengin oldukça tamah artar: Bir kişinin zenginliği ve mal varlığı arttıkça, bu kişinin açgözlülüğünün de arttığını belirtir. Yani, daha fazla mala sahip olunduğunda, kişilerin doygunlukları azalır ve daha fazlasını istemeye başlarlar.
- Kanaatte izzet, tamahta zillet vardır: Elindekine razı olanın onurunu koruyacağını, hırslı ve açgözlü olanın ise küçük düşeceğini anlatır. Kanaat, saygı; tamah, utanç getirir.
- Ne kadar aç olsa kişi doyar bir iki lokma ile, lakin gözü doymaz: İnsan fiziksel açlığını kolayca giderebilirken, tamahkâr kişiler mal ve mülk arzularını asla doyuramaz. Gözünü hırs bürümüş kişiler, ne kadar çok şeye sahip olursa olsun daha fazlasını ister.
- Zelil adam tamahkâr olur: Bir insanı herkes hor görür, aşağılarsa, o kişi çaresizliğe ve açgözlülüğe itilmiş olur.
Soru/Yorum Gönder