Türk alfabesinin on birinci harfi. Ses bilim bakımından dar, düz ve kalın ünlü. Sıralama ve sınıflamalarda, maddelerin sırası harflerle gösterildiğinde, on birinci maddenin başına getirilir. (kimya) …
Isıl çift (termokupl) ve seebeck etkisi Isıl çift (termokupl) , iki farklı iletkenin birleştiği noktada ve bu iletkenlerin diğer uçlarında sıcaklık farkının bulunmasıyla bir elektromotor kuvvet oluşması pre…
Izgara Balkon için saksı şeklinde tasarlanmış mangal Maden çubuklarının, ağaç dallarının aralıklı dizilmesiyle yapılmış, parmaklık ya da kafes biçiminde araç. Bu biçimde olup et, balık, köfte gibi yiyecek…
Iydiye (edebiyat) eskiden, bayramlarda şairlerin padişah, sadrazam gibi devlet büyüklerine sundukları kasideye verilen addır. Iydiyelerin son bölümünde dua ile ilgili beyitler yer alır. Sabah vaktinde duaların…
Bilgi edinme, iyice anlama öğrenme, tanıma, bilme, haberli olma; bilgi edinme: Verilen karar, azayı kiramdan birinin nazarı dikkatini celbedecek olursa yani esbabı mucibesini merak edecek olursa, encümene müracaa…
Güzel ve hoş kokulu, ıtırlı: Eskiden etrafına çiçek ıtri neşreden ovalardan şimdi kül, kan ve ölüm kokusu geliyor, bağlar virane oldu ve tarlalar bive-i bahar kaldı. (İlgili cümle: İstiklal Savaşı edebiyat tarih…
Itır çiçeği (Pelargonium odoratissimum) Itır güzel koku, ıtırlı ise güzel kokulu (bitki) demektir: Sayfalar arasında bir misk, bir ıtır vardı ve yağmur değince kokusunu daha da çok yaymıştı sanki... (İlgili …
Astronomide ölçüm amaçlı uzaya gönderilen lazer ışınları (fizik) Bir ışık kaynağından çıkıp belli bir doğrultuda giden ışık çizgisi. Işın, ışıklı cisimden çıkan ve saydam bir cisim ya da ortam içerisinde …
LED lambalı ışıldak El feneri. Kamp ve izcilik gibi doğa aktivitelerinde kullanılmak üzere tasarlanmış kendi kendine şarj edebildiği bataryasıyla beslenen, istendiğinde ışığını odaklayarak uzak mesafeleri…
İstanbulin Tanzimat'tan Meşrutiyet'e kadar Türkiye'de kullanılan, yakası kapalı uzun bir tür erkek ceketi (Osmanlı usulü redingot). İstanbulin, Sultan Abdülmecid devrinde sivil memurların giyinm…
Istakoz Istakoz (zooloji) , on ayaklı kabuklulardan, suda yosunlu kıyılarda yaşayan, birinci ayak çifti güçlü iki kıskaç durumunda gelişmiş olan, sevilen beyaz eti için avlanan iri bir kabuklu hayvandır. …
Istampa ve üzerindeki mühür İçinde, mühür, damga ve kaşe gibi şeyleri üzerine bastırarak mürekkeplemeye yarayan mürekkepli çuha veya sünger bulunan kutu: Evvela ıstampayı çıkardı, mührünü üzerine sürdü ve …
Itriyat malzemeleri Sürülecek güzel kokular. Parfüm, makyaj ve güzellik malzemeleri vb. gibi kişisel bakım ürünlerine verilen genel isim. Eczanelerden alınabilecek genellikle vücudun dışı için kullanılan…
Itırşahi çiçekleri Itırşahi (botanik, Lathyrus odoratus) baklagillerden, çeşitli renklerde güzel ve çok kokulu çiçekleri olan, bir yıllık tırmanıcı bir süs bitkisidir. Bezelye çiçeği olarak da bilinir. A…
Aşırı titreme, kasılma: Her nedense, başladı vücudu titremeye, Üsküdar'a çıkınca bu titreme bir ıspazmoz şeklini almıştı. (A. Z. Kozanoğlu) Ispazmoza tutulmak : Aşırı ölçüde titremeye çırpınmaya başlamak: …
Ispanak Ispanak (botanik olarak Spinacia oleracea ), ıspanakgiller familyasından, özellikle sonbahar ve kış sebzesi olarak yetiştirilen, besin değeri yüksek bir bitkidir . Yaprakları koyu yeşil, yumuşak ve…
Uykuyla uyanıklık arası bir durumda bulunmak, yatmaksızın uyuklamak: Uyku uyumaz ve ımızganma nedir bilmezdi. (İlgili cümle kaynağı: Ö. R. Doğrul) Yok öyle heybeye dirsek verip ımızganmak / Yataksa emre müheyyâ …
Türkiye ılıman iklim kuşağındadır Ilıman (coğrafya) , sıcaklığı çok yüksek ya da çok düşük olmayan yer demektir. Ilıman bölge : Yeryüzünde, kışın büyük bölümünde yüksek kutup basınçları etkisinde kalan s…
Israr etmek Direnme, üsteleme, üstünde durma, ayak direme, bekinme: Onun etrafında yıllarca nasıl bir ısrarla gezdiğini gözlerimle gördüm. (A. H. Tanpınar) Israr etmek : Direnmek, bir düşünce, istek ya d…
İpucu İnsanı aradığı gerçeğe ulaştırabilecek iz, belirti ya da bilgi: Açılan kapıyla birlikte bir yığın polis ipucu aramak için içeri daldı (R. Akçay). Ufacık bir ipucu bulsak, bu sorunu çözeriz. İpucu v…
Daha çok rüzgar esintisi ve akarsu akışını tarif etmek için kullanılır ve yavaş yavaş, hafif hafif demektir: Rüzgar ılgıt ılgıt esiyor. Şu karşı ki dağda bir top kar idim; yağmur yağdı ılgıt ılgıt eridim. (kelime…
Ilgın ağacı Ilgıngillerden, Batı Avrupa'dan Doğu Asya'ya kadar uzanan bölgede, bu arada Akdeniz bölgesinde de bulunan, yaprakları pul gibi küçülmüş kumlu, çorak topraklarda yetişen, bir çok türleri…
Işık (fizik, gökbilimi) Nesneleri görmemize, renkleri ayırt etmemize yol açan fiziksel enerji, ziya, şavk: Işık sayesinde artık gecelerde gündüz gibi oldu. Bir yeri aydınlatmaya yarayan araç: Işık çevrey…
(Aksaklıkları gidermek için yapılan) Düzeltme ya da iyileştirme işleri, ıslah etme. Reform eş anlamı. (tarih) Osmanlı Devletinde, 17. yüzyılın sonlarından başlayarak, Batı Avrupa'nın gösterdiği gelişmeyi i…
Suya batırılmak ya da üzerine su dökülmek, serpilmek, sürülmekle su almış olan. Islak kargaya (fareye, tavuğa) dönmek : (deyim) İyice ıslanmak. (argo) Çok korkmuş olmak. Islanmışın yağmurdan korkusu olm…
Düşürme, aşağı atma, düşürülme. Çıkartılma, kovma, hükümsüz bırakma: Vatandaşlıktan ıskat, miras hakkından ıskat vb. Ölünün namaz ve oruç borçlarının bağışlanması için özel olarak muhtaç kişilere sadaka verme …
Bir sandalda küreği tutan ıskarmoz (denizcilik) Kürekli tekne, kayık ve sandalın yan kenarına küreğin bağlanması ve oturması için dikine yerleştirilmiş iki adet sert ağaç çubuk veya hilal ay şeklindeki oyn…
Hasat zamanı çalışan ırgatlar Tarla, bağ, bahçe ve toprak işlerinde ağır işleri gören gündelikçi, tarım işçisi ( rençper , amele eş anlamları): Sonra tarla bizden korksun diye bir besmele ile girer ırgatlar …
Eski bir konuyu ikide bir de yeniymiş gibi söz konusu yapmak, sıkacak şekilde tekrar tekrar aynı konuyu açmak: Ne söyleyeceğini bilemeyen politikacı, her gittiği yerde eski nutuklarını ısıtıp ısıtıp sürüyordu (N.…
Irk eşitliği Soy. İnsan türünün, sürekliliği soya çekimle gerçekleşmiş belli başlı çeşitlerinden her biri: Beyaz ırk, siyah ırk vb. (zooloji) En az bir karakter bakımından değişik olan ve aralarında ver…
Irmak (Kızılırmak) Özellikle genişliği ve taşıdığı su niceliği bakımından, su, dere, çay gibi akarsuların en büyüğü, nehir: Burası da büyük bir ırmak kenarında, bağ ve bostanlarla kaplı, meyvelik ve ağaçlı…
Isının termal görüntüsü Fizikte bir cisimdeki sıcaklığın artmasına neden olan fiziksel enerji, hararet eş anlamı: Isı atomlar arası çekim gücünü yenerek maddenin oylumunu artırır. Isı ile ilgili birleşik …
Herhangi bir nedenden ötürü değerini yitirmiş (şey): Sanayileşmiş ülkelerdeki teknik buluşların hızlı bir tempoda gerçekleşmesi, yepyeni araç gereçlerin ıskartaya çıkmasına yol açıyordu. Bazı kağıt ve taş oyunl…
Dişlerini geçirip sıkmak: Köpek çocuğu bacağından ısırmış. Dişleriyle tutup koparmak: Elmayı ısıra ısıra yiyor. İçinde "ısırmak" sözcüğü geçen atasözleri ve açıklamaları: Isıran (ısıracak) köpek…
Irz, bir kimsenin, başkalarınca dokunulmaması ve saygı gösterilmesi gereken iffetidir: Peygamberimiz (sav) "Kim (din) kardeşinin ırz ve namusunu onu gıybet edene karşı savunursa, Allah da kıyamet günü o kims…
Isıl Pil (TÜBİTAK) Isıl pil (fizik) , birbirine seri olarak bağlanmış çok sayıda ısıl çiftlerden oluşan ve sıcaklık farkını elektriksel bir gerilime dönüştürerek kolay ölçülebilir bir elektromotor kuvvet …
Kurutulmuş ıhlamur Ihlamurgillerden, ılıman iklimli bölgelerde her çeşit toprakta yetişen, kerestesi güzel büyük bir ağaç ve bunun kurutularak çay gibi demlenerek içilen güzel kokulu, hafif terletici ve ağr…
Ilıca kaplıca Sıcak su çıkan yer. Yerden kaynayan sıcak ve şifalı su çıkan yer üzerine kurulu hamam, kaplıca, çermik: Halkımızın dilinden anlaşıldığına göre çermik deyimi, ılıca ve kaplıcaları birlikte ka…
Karadan ığrıp ağı çekme Deniz ya da göl dibinden az yukarıda yüzen balıkları avlamak için, kenarlarına ağırlık bağlanıp av bölgesi çevrildikten sonra çekilerek kullanılan torbalı büyük ağ, ırıp. (mecazi) …