|
| Kaval çeşitleri |
- Özellikle çobanlar tarafından geleneksel olarak çalınan, Türk halk müziğinde önemli bir yeri bulunan, genellikle ağaçtan yapılan üflemeli bir nefesli çalgı. Kamış ve metal gibi malzemelerden de üretilebilen kaval, yumuşak, içli ve geniş ses olanaklarına sahip tınısıyla tanınır. Çalgının gövdesi, seslerin farklı perdelerde çıkarılmasını sağlayan deliklerle donatılmış içi boş bir boru biçimindedir. Yaygın örneklerinde üst bölümde yedi, alt bölümde ise başparmak için bir delik bulunabilir; ancak delik sayısı ve yerleşimi kavalın türüne ve yapım geleneğine göre değişir. Kaval, ses üretme biçimine göre dilli kaval ve dilsiz kaval olarak iki temel grupta incelenir. Dilli kavalın ağızlık bölümünde sesi başlatmaya yardımcı olan bir düdük düzeneği bulunur; dilsiz kavalda ise çalgıcı, borunun kenarına yönelttiği hava akımını ve nefesini kontrol ederek ses çıkarır. Her iki türde de parmak deliklerinin açılıp kapatılmasıyla farklı notalar elde edilir. Kaval, solo icranın yanı sıra türkülere, halk oyunlarına ve geleneksel topluluklara eşlik etmek amacıyla da kullanılır. Özellikle Anadolu'nun kırsal kültüründe çobanlık geleneğiyle özdeşleşen bu çalgı, günümüzde profesyonel halk müziği topluluklarında ve sahne performanslarında da yer alır.
- Mimarlıkta, yarım ya da dörtte bir daire kesitli silme.
- Mimarlıkta yarım silindir biçimi, çıkıntılı ve iri süsleme.
- Kaval çubuk: Kaval biçiminde çerçeve kornişi.
- Kaval kemiği: Baldırda olan iki kemikten kalın olanı.
- Kaval tüfek: Namlusu yivsiz tüfek.
Kaval ile ilgili deyimler ve anlamları
İçinde "kaval" kelimesi geçen deyimler, açıklamaları ve örnek cümleler:
- Altı kaval, üstü şişhane: Alt tarafı üstüne uymayan, uygunsuz düşen şeyler için söylenir: Altı kaval, üstü şişhane... Vücudunun, her tarafı birbirine hayrette... (N. F. Kısakürek)
- Ayıya kaval çalmak: Anlayışsız birine bir şey anlatmaya çalışmak: Kişi daha kendini tanımadan, ne olduğunu tam olarak bilmeden, bırakın gerçek dostluğu, sıradan arkadaşlığı bile ömrü billah kavrayamaz. Böylelerine dostluktan, arkadaşlıktan dem vurmak, ayıya kaval çalmak gibi birşey olsa gerektir. (Beyaz Sessizlik)
- Koyun kaval dinler gibi dinlemek: Hiç bir şey anlamadan dinlemek: Duymak, işitmek yetmez; dinle! Öyle dinle ki, ses ve söz önce bilgiye, sonra hikmete dönüşsün. Koyun kaval dinler gibi değil, ağaç topraktan, yaprak yağmurdan suyu çeker gibi dinle. Kulağın kapağı yok, açman gerekmez; aklını aç, kalbini aç, insafını aç ki dinlemiş olasın... (Mevlana Hz.)
Kaval ile ilgili atasözleri ve anlamları
İçinde "kaval" sözcüğü geçen atasözleri ve açıklamaları:
- Kaval elden, yel Allah'tan (sen yalnız parmaklarını oynat): (atasözü) Her şeyi başkaları hazırlıyor, sana kendini göstermek kalıyor.
- Bak şu feleğin kârına, ayıya da kaval çaldırır: Kaderin veya talihin insanları şaşırtacak, beklenmedik durumlar yaratabileceğini ifade eder.
- Delinin derdi kaval, değirmencinin derdi su: Akılsız, tembel kişiler sadece eğlenmek ve hoş vakit geçirmek için uğraşırlar. Akıllı kişiler ise sadece ihtiyaç duyacakları şeyler için çaba harcarlar.
- Zerdaliden kaval olmaz, al zurnadan haberi: Bir işin iyi yapılabilmesi, gereken koşulların gerçekleşmesine bağlıdır. İşe yaramayan araçlarla beğenilecek bir sonuç elde edilemez.
Soru/Yorum Gönder