(yerbilim) Tüm soğuk ya da ılık tatlı su ortamında yaşayan algler ya da bakterilerce çökeltilen, gözenekli ve süngerimsi yapıdaki düşük magnezyumlu kalsiyum karbonat çökeltisi ve bu çökeltinin oluşturduğu sedimanter kayaç: Oyulmaya uygun, yumuşak bir taş olan tufa, aslında sertleşmemiş kalsiyum karbonattır. (M. E. Yazgan)
(tekstil) Dokuma sırasında atılan atkı ipliğini sıkıştırmaya yarayan bir araç.
Tufaya gelmek (düşmek):
Soyulmak.
(argo) Aldanmak, tuzağa düşmek, kandırılmak: Ağızları laf kalabalığı yapar. Mitralyöz gibi konuşurlar, muhataplarını laf cambazlığıyla tufaya getirip susturmasını bilirler. Ancak konuştuklarının hiç bir kıymeti harbiyesi yoktur... (İlgili cümle kaynağı: A. Bulaç)
Soru/Yorum Gönder