Etiketler: deyimPSon Düzenleme: 19 Nisan 2026Soru/Yorum: 0
Paydos
İşi veya çalışmayı geçici olarak bırakma, ara verme: Neyse öğlen paydosu oldu, memurların hepsi paydos edip yemeğe gittiler. (S. Karayağız)
Bir işe kalıcı olarak tamamen son verildiğini, o işten vazgeçildiğini anlatır: Her çılgınlığa paydos demeliydim. İçkiye, kumara, kadına, hatta müziğe... Paydos... Paydos. Paydos! Tek mutluluğum çocuklarımdı bundan böyle. (A. E. Kavaklı)
(ünlem) Çalışanlara işi bırakma zamanı geldiğini bildirmek için söylenir: Yol yapım şefi; "Paydos!" diye seslendi. "Arkadaşlar bu günlük bu kadar..." (Ö. Gürdal)
Paydos ile ilgili deyim, birleşik fiil ve kelimeler
Paydos borusu: Bir işin bittiğini belirtmek için boruyla ya da başka biçimde verilen paydos işareti: Derslerden, yine sevindirici bir boru olan, paydos borusuyla çıkardık. İçtima (toplanma) borusu, yoklama borusu vardı. Günün son borusu yat borusuydu (A. Nesin). Paydos borusu, boruların şâhıydı doğrusu. (H. Amca)
Paydos borusu çalmak: Bir zil veya boru ile işin bırakılma zamanının geldiği bildirilmek: Daha sonra tersanenin paydos borusu çaldı. Mesai bitmişti. Herkes yıkandı, giyindi, gitti. Gemide el ayak çekilmişti. (O. Sönmez)
Paydos etmek: İşi durdurmak, çalışmayı bırakmak: Bugün öğleden sonra paydos ettik... Seni göresim geldi. (N. Hikmet)
Paydos demek: Yapılagelen işten vazgeçmek: Öylesi çılgınlıklarım olmadı pek ama ben de bundan böyle birçok şeye paydos diyorum. (İlgili cümle kaynağı: E. Öz)
Paydos vakti: İşi bırakma zamanı: Şantiyelerde gün içinde ortalığı toz duman kaplıyor, makinelerin gürültüsü insanı canından bezdiriyordu. Sonra paydos vakti geliyor, her şey duruyor, duruluyordu. (B. Bıçakçı)
Soru/Yorum Gönder