Etiketler: ASon Düzenleme: 18 Nisan 2026Soru/Yorum: 0
Açıkgöz
Olaylar ve gelişmeleri izleyerek yeni durumlara çabucak uyabilen, koşulları iyi değerlendirerek gerekeni yapan, aldanmayan, uyanık, becerikli: Mustafa açıkgöz bir oğlan (K. Tahir). Şimdiki tazeler bizim gibi değil, açıkgöz oluyorlar. (E. E. Talu)
Başkalarının hakkını gözetmeden yalnızca kendi çıkarını düşünen ve buna göre davranan, kurnaz, işini bilir: Açıkgözün biri otobüse biletsiz bindi. Ortalık açıkgözlerle dolu.
Açıkgözce: Açıkgöze yaraşır biçimde: Ama her şeyde olduğu gibi kısa vadeli menfaatler ve açıkgözce düşünceler daha baskın çıktı. (O. Özbek)
Açıkgözlük: Açıkgöz olma durumu, açıkgöze özgü davranış: Açıkgözlük edip de kestirmeden gitmek isteyenlerin tersyüzü dönüşünü görmek sahiden keyifli bir şeydi. (İlgili cümle kaynağı: C. Kudret)
Açıkgözlük etmek:
Açıkgözce, uyanık davranmak: — Çok güzel! Onlar da senin gibi "açıkgözlük" etmişler. Senin sıranı almışlar. Sen nasıl "açıkgözlük" edip herkesten önce otobüse bindiysen, onlar da ekmeklerini almışlar. (İ. Emini)
Açıkgözlülük: Uyanıklık, beceriklilik, kurnazlık: Bu tabirde her şeyden evvel, zaman, emek, normal oluş şartını hiçe sayan küstah bir açıkgözlülük ifadesi var... (N. F. Kısakürek)
Soru/Yorum Gönder