Etiketler: MSon Düzenleme: 5 Mayıs 2025Soru/Yorum: 0
Ait olmak, dayanmak, ilgili olmak: Genç doktorun ne mazisinden haberi var, ne de istikbale matuf bir gaye ve ümidin heyecanını tatmış. (İlgili cümle kaynağı: S. Ayverdi)
Bir tarafa meyletmiş, bir yöne eğilmiş: Şimdiye kadar Kur'an hakikatlerinin neşrine set çekmeye matuf bütün planlar, tatbik imkanını elde edememiştir.
Yöneltilmiş, isnat edilmiş: Zira gelen her soru, foyasını meydana çıkarmaya matuf gözüküyordu.
Soru/Yorum Gönder