Etiketler: KSon Düzenleme: 5 Mayıs 2025Soru/Yorum: 0
Kırılmış olan.
Soyu karışık, melez: Kırık kurt köpeği.
Kırılmış bir şeyden ayrılan parça: Cam kırığı.
Bir organın ve özellikle kemiğin kırılmış durumu: Bacakta iki kırık var.
Bir şeyin kırılan yeri: Vazonun kırığı pek belli olmuyor.
Parça durumuna konmuş şey: Kırık leblebi.
Geçersiz düşük not: Karnesinde altı kırık var.
(mecazi) Gücenmiş, üzgün, gücenik: Kalbi kırık.
(coğrafya) Daha önce sıkışık, sertleşmemiş katmanların dikey doğrultuda yer değiştirmeleri sonucunda yer yer kırılmaları ve bir kırılma düzlemi boyunca kayıp çökmeleriyle oluşan yer biçimi, fay hattı.
Kırık dökük: (deyim)
Sağlam ve düzgün olmayan derme çatma.
Kullanılmayan değersiz eşya: Kırığı döküğü toplayıp bir yana koymalı.
Soru/Yorum Gönder