Türk alfabesinin on dokuzuncu harfi. Ö harfi Türkçenin dışında Almanca, Macarca, Fince, Felemenkçe, İsveççe, İzlandaca, Azerice, Türkmence, Estonca ve Tatarca gibi dillerde de kullanılır. Türkçe de sadec…
Östaki borusu, burnun arka kısmında bulunan, orta kulağı geniz adı verilen bölgeye birleştiren kemikli ve kıkırdaksı borudur. Burun boşluğuna açılan östaki borusu orta kulağın hava almasını, bu bölgede oluşan…
Örgüt Ortak bir amacı veya işi gerçekleştirmek için bir araya gelmiş kurumların veya kişilerin oluşturduğu birlik, teşekkül, teşkilat: Örgüt, çeşitli amaçlara ulaşmak için birlikte çalışmayı kabul etmiş ki…
Örgü harfler Örmek işi veya biçimi: Yüzünün pembeliği, saçlarının örgüsü / Ben diyeyim: Kış şarkısı; sen de: Yaz türküsü (S. Batur) Elde tığ ya da şişle veya özel makineyle ipliğin kendi üzerine bükülüp kıvrıl…
Evcil pekin ördeği ve yavruları Ördek, evcil ve yabani cinsleri bulunan, kazdan küçük, toplu gövdeli, kısa boyunlu, yassı gagalı, ayakları perdeli, kısa bacaklı, eti ve yumurtası yenen su kuşlarının genel …
Önyargı Bir kimse ya da bir şeyle etkileşime girmeden hakkında tam olarak bilgi sahibi olmadan, belirli koşul, olay, söylenti ya da görüntülere dayanarak önceden verilmiş yargı, peşin hüküm. (toplum bilim…
TBMM'ne verilen bir önerge örneği Meclis, kurultay gibi toplantılarda, herhangi bir sorun üzerine bir önermede bulunmak için, üyelerden biri ya da birçoğu tarafından başkanlığa verilen ve oya sunularak …
Örneklem, herhangi bir bütünden o bütünü temsil edecek biçimde seçilen daha küçük sayıdaki olgu, gözlem ya da bireylerin oluşturduğu kümedir. Numune eş anlamı. Örneklem istatistikte belirli bir yığından alınan …
öz (I) Herkesin "ben" derken anlattığı tinsel varlık, kendi, kişi, nefis, zat. (mecazi) Bir şeyin temel öğesi, künh, zübde: Yazının özü. (botanik) Bitkilerin kök, gövde ve dallarının boydan boya o…
Sahip bulunduğu veya kendine pay çıkardığı bir şeyden abartılı bir şekilde bahsetmek, iftihar etmek: Oğlundan söz ederken iyice çekilmez oluyor. Ağzını büze büze, gözlerini belerte belerte övünüyor oğluyla. (S. …
Ödün, uzlaşmaya varabilmek için hak, istek veya savlarının bir bölümünden, karşı taraf yararına vazgeçme demektir. İvaz, taviz eş anlamlarıdır. Kendisini çevreleyen sorunları, en az ödünle en çok kazancı sağlamak…
Öd ağacı ve meyvesi Öd ağacı , botanikte çoğunlukla Aquilaria cinsine bağlı türleri ifade eden, Doğu ve Güney Asya'nın tropikal bölgelerinde doğal olarak yetişen, yapraklarını kış ve yaz dökmeyen büy…
Grup, küme. Maddeleri ya da nitelikleri bakımından birbirine yakın olan şeylerin oluşturduğu bütün, takım. (dil bilim) Özne, yüklem ya da tümleçlerin içinde yer alan sözcüklerin oluşturduğu bütün. (gökbilimi…
Örs Üzerinde maden dövülen, büyükleri yere gömülü bir kütüğe çakılı kalın ve bir tarafı koni biçiminde demir araç. Üzerinde, çivi çakılacak ayakkabı geçirilen kunduracı aracı. Fişek kovanlarında dip tabl…
(zooloji) Örümcekler takımına giren hayvanların genel adı. Kimi çeşitleri ağ biçiminde tuzak kurarak sinek gibi böcekleri avlar. (kısaltma) Örümcek ağı: Oğlum tavanlar hep hep örümcek olmuş. Alıver sana zahme…
Özür dilemek Bir kusur ya da suçun hoş görülmesini gerektiren sebep, mazeret: Bilinir ki, bir suç işleyen kimse, suç işlenene karşı doğru ve gerçek bir özür ile özür dilerse, suçu bağışlanır. Sakatlık, el…
Ölmek Yaşamaz olmak, dirimi sona ermek, can vermek: Ölmek değildir; bu Dünya'nın en feci işi. / Güzel olan odur ki, öldükten sonra da yaşar kişi. (Y. Hayaloğlu) (mecazi) Solmak: Bu çiçek soğuğa dayan…
Bir elektrik devresindeki akımın değişmesi sonucunda, aynı devrede oluşan zıt elektromotor kuvvete verilen ad. Self indüksiyon ile eş anlamlıdır. Özindükleme katsayısı : (fizik) Değişken akımlı bir elektrik d…
Özdeyiş, bir yazarın, sanatçının bilim ya da devlet adamının, bireysel, toplumsal ya da evrensel konularda doğru ve tutarlı bir yargı taşıyan, öğüt veren, bir gözlemi dile getiren bir ya da birkaç cümleden oluşan…