Etiketler: deyimSSon Düzenleme: 7 Mayıs 2025Soru/Yorum: 0
Vücudun, içinde kalp ve akciğerlerinde olduğu ön üst kısmı, göğüs, sine: Zira sadır, vesvese mahallidir. Şeytan, buradan kalbi vesveselendirir. (M. K. Pilavoğlu)
Kalp, yürek.
Bir şeyin başı, baş tarafı, en yüksek yeri.
Baş, başkan, reis.
(tarih) Sadrazam: Lala Mehmed Paşa'nın nerede olduğunu hiç kimse bilmiyordu, bu yüzden Sadrı âzama cevap veremiyorlardı. (B. Büyükarkın)
(edebiyat) Bir beyitteki birinci mısranın ilk cüzü.
(sâdır) Ortaya çıkan, meydana gelen, zuhur eden: Hz. Peygamber'den sadır olan söz yahut fiil, tavır ve davranışlarına ait başkaları tarafından rivayet edilen sözlü ifadelere hadis denir. (A. N. Serinsu)
Sâdır olmak: Ortaya çıkmak, meydana gelmek, zuhur etmek.
Sadra geçmek:
Başa geçmek, baş köşeye geçip oturmak.
(tarih) Osmanlı Devletinde sadrazam olmak.
Sadra şifa vermek: Gönlü rahatlatmak, yüreğe su serpmek, ferahlatmak: Kur'an ve Efendimiz'in getirdikleri sadra şifa, kalbe ilaç, bir hidayet, bir rahmettir. (İlgili cümle kaynağı: Y. Dündar)
Soru/Yorum Gönder