Etiketler: FSon Düzenleme: 7 Mayıs 2025Soru/Yorum: 0
Vazgeçmek, çekilmek, usanmak, bezmek, bıkmak, fariğ olmak: Gönül farımadı güzel sevmeden / Ak göğsü bendi de gümüş düğmeden (Karacaoğlan)
Yorulmak, güçsüz düşmek: Oğlan çok koşmuş, fena farımış. Baksana çoktan uykuya teslim oldu. (M. Yüceyılmaz)
Eskimek, yıpranmak, işe yaramaz duruma gelmek: Yolcuların ayakkabılarını onaracak ya da onarılamayacak denli farımış olanların yenisini yapıp verecek... (İlgili cümle kaynağı: Sanat Dünyamız)
Kocamak, yaşlanmak, ihtiyarlamak: Güzellere han imişsin bir zaman / Gevherlere kan imişsin bir zaman / Cism içinde can imişsin bir zaman / Vaktin geçmiş farımışsın sevdiğim (Erzurumlu Emrah)
Soru/Yorum Gönder