terazi:

Terazi nedir ne demektir? İlgili atasözü deyim ve anlamları

Yayınlanma: Düzenlenme: Soru/Yorum: 0
Altın renkli ve kefeleri eşit olan kollu terazi
Terazi
  1. Ağırlıkları bilinmeyen şeylerin ağırlıklarını, ağırlıkları bilinen ağırlıklarla karşılaştırarak ölçmeye yarayan, bir kolun iki ucuna asılı iki kefeden oluşan tartı: Terazinin başında bir çocuğa pirinç tartıyordu. (S. Kocagöz)
  2. Herhangi bir ağırlık kullanmadan ağırlık ölçmeye yarayan elektronik tartı cihazı.
  3. İp cambazlarının dengeyi sağlamak için ellerinde tuttukları uzun sırık: Çünkü Allah esirgesin bir kaza olursa cambazlar, terazileri ve arabaları halkın kafasına kucağına düşecekler. (İlgili cümle kaynağı: R. N. Güntekin)
  4. (spor) Vücudun, asılarak ya da dayanarak yere paralel bulunduğu denge duruşu.
  5. (gökbilimi) Zodyak üzerinde Başakla Akrep arasında bulunan takımyıldızın adı.
  6. (mecazi) Eşitlik.


  • Terazi dili: Terazinin orta bölümünde, dengeyi gösteren ibre.
  • Terazi eli: El terazilerinde, elle tutulacak olan bölüm.
  • Terazi gözü: Terazinin kefelerinden her biri.
  • Terazi kolu: Terazinin her iki kefesine bağlı olan kol.
  • Terazi tablası: Elektronik ve otomatik terazilerde tartılacak şeylerin konulduğu düz tabla.


İlgili deyim atasözü ve anlamları


  • Teraziye vurmak: Tarta tarta, bütün ayrıntılarıyla, olasılıklarıyla düşünmek.
  • Terazi tartıyla, her şey vaktiyle (terazi var, tartı var; her şeyin bir vakti var): Her şeyin bir ölçüsü ve zamanı vardır.