Kel nedir ne demektir? İlgili deyimler atasözleri ve anlamları

Yayınlanma: 11.3.11 Düzenlenme: Soru/Yorum: 0
Güneş gözlüğü takmış olan takım elbiseli karizmatik kel erkek
Kel
  1. Saçı dökülmüş kimse (erkek): Kel kafası güneşte şimşir gibi parlıyordu. « Deyyusun keli bile görkemli!» diye söylendi kendi kendine. Hiç böyle yakışıklı kel görmemişti! Kimdi acaba bu adam? (D. Akçam)
  2. (mecazi) (Doğa ve eşya için) Çıplak: Kimsecikler yoktu. Otsuz, ağaçsız kel kel tepeler. (A. Sayar).


İlgili deyimler ve anlamları


İçinde "kel" kelimesi geçen deyimler ve açıklamaları:

  • Kel başa şimşir tarak: (deyiminin anlamı) Bir özenmenin, yapıldığı şey için pek aşırı olduğunu anlatır yani kıymeti olmayan bir şeye çok önem vermektir: Bizim birkaç dönüm tarlaya at, kel başa şimşir tarak gibidir. Bana eşek lâzım, Enver! (C. Dağcı)
  • Kel kâhya: İlgisi olsun olmasın her şeye karışan kimse: Babasının gözünde Ebuzer'i andıran bir meslek sahibidir sanki. Yahut Hazreti Ömer'in zabıta memuru. Mesela kafası esince, gider meyhaneleri basar, ortalığı dağıtır. Vatan ve millet bu halde iken, işret meclisi düzenlemelerine göz yumamaz onların. Bazen kumarhanelerde rastlarsınız ona. Kumarcıları tehdit eder. Çoluk çocuğunun yanına dönmezlerse başlarına neler geleceğini anlatır. Orta yerde cümbüş çıkararak mahalleliyi rahatsız eden kulağı kesikleri, bir bir pataklar. Hele sokaklarda nâra atarak dolaşan sarhoşları, sokak sokak bir kovalayışı vardır ki, görmeye seyretmeye doyum olmaz. Ahlaksız erkekleri karısından, ahlaksız kadınları kocasından ayırmak, sanki onun vazifesidir. Bu sebepten, komşuları Asım'ın ismini "Kel Kâhya" koymuşlardır. Her şeye burnunu sokmasından, her işe bulaşmasından ötürü. (M. Ö. Mengüşoğlu)
  • (Birinin) Keli görünmek: (Birinin) Bir eksiği, kötü bir yanı ortaya çıkmak: Popüler olarak tanınan tabakayı herkes gibi tanıyınca hatta daha da ötesinde kusurlarını görünce "kel göründü" deyip hayal kırıklığı yaşadıkları da olur. (E. Haras)
  • Keli kızmak: (Ender öfkelenenler için) Öfkelenmek, soğukkanlılığını yitirmek: Padişahın keli kızmış mı kızmıştır. Gözleri dumanlanmış, dişleri gıcırdamaya başlamıştır. (S. Birsel)
  • Keli körü toplamak: İşe yaramaz kimseleri bir araya getirmek: Elin işe yaramadıkları, keli, körü hep adam oldu. (U. Becerikli)


İlgili atasözleri ve anlamları


İçinde "kel" sözcüğü geçen atasözleri ve açıklamaları:

  • Kel ölür sırma saçlı olur, kör ölür badem gözlü olur: (atasözünün anlamı) Yitirdiğimizde, önemsiz şeyler bile gözümüzde değer kazanır.
  • Kel yanında kabak anılmaz: Birinin bir kusuru yüzünden alınacağı konulardan söz etmek görgüsüzlüktür.
  • Kele köseden yardım olmaz: Yardıma gereksinmesi olan birinin, başkalarına yardımda bulunması beklenemez.
  • Kelin ayıbını takke örter: Değersiz kişilerin etiketleri, konumları ve zenginlikleri, eksikliklerinin ve değersizliklerinin fark edilmesini önler.
  • Kelin ilacı (merhemi) olsa başına sürer (kel ilaç bilse kendi başına sürer): Kendine hayrı dokunmayan kişiden başkasına hayır gelmez.
( 0 soru/yorum )