|
Kol |
İçinde "kol" kelimesi geçen deyimler ve açıklamaları:
- Kol atmak:
- Bitkinin bir dalı uzamak büyümek: Morsalkım birinci katın balkonuna tırmanmış, ikinci kata doğru arsız ve azimli kol atıyor.
- Çevreye yayılmak, genişlemek: Burada kurduğu üsten dört bir yana kol atıyor, her yere yetişiyor, her derde deva olmağa çalışıyordu. (H. İ. Dinamo)
- Kol gezmek:
- Güvenlik amacıyla dolaşmak: Korucu Ali gece gündüz kol geziyor (K. Tahir).
- Dolaşmak: Bir zamanlar yaşadığım yerde şimdi başkaları kol geziyor. (R. A. Açar)
- Kötü durum ve davranışlar çokça olmak: Kol geziyor ecel! Ölüm kokusu havada... (A. Kaçar)
- (Suçlu olduğu halde) Çekinmeden, elini kolunu sallaya sallaya ortalarda dolaşmak: Kızınızın katili sokakta geziyor, sokakta kol geziyor... (Kolektif)
- (Birine) Kol kanat olmak (germek): (deyiminin anlamı) Yardım etmek ve korumak: "Çakabey" oldu, "Komutan" oldu, "Abi" oldu, "Baba" oldu, kol kanat gerdi etrafındakilere karşılıksız. (C. Uyar)
- Kol uzatmak: Yayılmak, ulaşmak: Tepeden kol uzatan bir çınar, babanın sarayını gölgelendiriyor. (R. A. Sevengil)
- Kol vermek: Destek olmak: İngiliz kol verdi zahir Yunan'a, / Hep gitti ülkemiz kaldı .... (H. L. Sarıyüce)
- Kol vurmak: Dolaşmak.
- (Birine) Kollarını açmak: İçten bir duyguyla karşılamak: Osman kollarını açtı iki yana. Teslim olur gibi, buyur der gibi, şükreder gibi açtı. "Hoş geldin İnge," dedi. (K. Karakaşlı)
- Kollarını sallaya sallaya gelmek: Hiç bir şey getirmeden gelmek.
- Kolları sıvamak: Bir iş görmeye hazırlanmak: Mustafa Bey, kolları sıvadı ve çalışmaya başladı. (A. E. Kavaklı)
- Kolu kanadı kırılmak: Bir şey yapamayacak duruma gelmek, çaresiz kalmak: Düşmanın kolu kanadı kırıldı. Kara Mehmed adı dillerde destan oldu. (İlgili cümle kaynağı: A. Refik)
- Kolu uzun: Gücü yetişir, sözü geçer: "Fakat oğlum, devletin kolu uzundur, gücü her yere yetişir." (Y. Bahadıroğlu)
- Koluna kuvvet: İş yapan bir kimseye, isteklendirmek, gayrete getirmek, coşturmak için söylenen bir söz: "Koluna kuvvet ola; günden güne ömrün ziyâde!" (A. Abdi)
- (Birinin) Kolunda altın bileziği olmak: Kazanç sağlayan mesleği, sanatı olmak: Söyle bakalım, kolunda altın bileziği olan adam aç kalmaktan korkar mı? (S. Kaymaz)
Soru ve Yorumlar: 4
Soru/Yorum Gönder