Kelle nedir ne demektir? İlgili deyimler atasözleri ve anlamları

Yayınlanma: 11.3.11 Düzenlenme: Soru/Yorum: 0
  1. (teklifsiz konuşmada) Baş, kafa: Hava sımsıcak, güneş başucunda tam kellesine vuruyordu (A. Lezan).
  2. (Yuvarlak ya da külçe durumundaki şeyler için) Tane, adet: Keşişe hediye olarak iki kuzu, bir kelle kaşar peyniri götürüyordu (N. Cumalı). İki kelle lahana. Kelle şeker.
  3. Ekinlerde başak: Buğdaylar bu yıl iyi kelle tutmuş, inşallah iyi bir hasat olur. (K. Yedekçioğlu)
  4. Fırında pişirilmiş kuzu, koyun ya da keçi başı: Kelle sabahları satılan çarşı yemeklerindendir. (M. Üçer)


İlgili deyimler ve anlamları


İçinde "kelle" kelimesi geçen deyimler ve açıklamaları:

  • Kendi kafasını veya kellesini koltuğunun altında tutan takım elbiseli bir adam
    Kelle koltukta olmak
    Kelle götürmek (kelle götürür gibi): Gereğinden fazla bir çabuklukla, çok hızla (gitmek): Deli gibi, sanki kelle götürüyor (M. Ş. Esendal).
  • Kelle koltukta: (deyiminin anlamı) Ölümü göze alarak: Her an kelle koltukta yaşadıklarını düşündü. Soğukkanlı olmaya çalışıyordu. (Ş. Ceviz)
  • Kelle koltukta gezmek: Gözünü budaktan esirgemeden, ölüm tehlikesi altında: İki yıldır bıçak ağzında, kelle koltukta görev yaptım. (M. Makal)
  • Kelle koşturmak: Gereğinden çok acele etmek.
  • Kelle kulak yerinde: Kanlı canlı ve iri yapılı, gösterişli olan: Hacı Ruşit, zamanın kabadayıları arasında, hatırı sayılır, kelle kulak yerinde, iri kıyım bir kimse imiş. (İ. Hinçer)
  • Kellesini koltuğuna almak: Ölümü göze almak: Memleket hizmetinde kelleyi koltuğa almışım. (S. Kocagöz)
  • Kellesini ortaya koymak: Çok iyi bildiği bir konuda haklı olduğuna inanıp iddiayı kaybederse kellesini vermeye razı olduğunu vurgulamak: Bununla, iddiasının, verebileceği yegâne ispatını ortaya koyarken, kellesini ortaya koyduğunu da biliyordu. (İlgili cümle kaynağı: N. Sevgen)
  • (Birinin) Kellesini uçurmak: Kafasını kesip koparmak: Amr, İranlıyı yakaladı, atından söktü, yere attı, kellesini uçurdu. Sonra askerlerine dönerek: – "Böyle harb edeceksiniz!" dedi. (M. S. Ramazanoğlu)
  • (Birinin) Kellesini vurdurmak: Öldürtmek: Fakat padişah kesin kararı nedeniyle bu çok sevdiği paşanın kellesini vurdurdu.
  • Kelleyi vermek: (teklifsiz konuşmada) Canını feda etmek.


İlgili atasözleri ve anlamları


İçinde "kelle" sözcüğü geçen atasözleri ve açıklamaları:

  • Kelle sağ olsun da külah bulunur (eksik olmaz): (atasözünün anlamı) İnsan hayatta kalsın da nasıl olsa bir iş bulunur, geçimini sağlar.
( 0 soru/yorum )