ip:

İp ile ilgili atasözleri deyimler ve anlamları ne demektir?

Yayınlanma: Düzenlenme: Soru/Yorum: 0
Ortasına kalp gibi görünen bir düğüm atılmış urgan ipi
Düğümlenmiş ip

İp ile ilgili atasözleri ve anlamları


İçinde "ip" sözcüğü geçen atasözleri ve açıklamaları:

  • İp, inceldiği yerden kopar: (atasözünün anlamı) Bir konudaki gerginlik, en duyarlı noktada sorunu çözümsüz bırakır.
  • İp koptuğu (kırıldığı) yerden bağlanır (ulanır):
    1. Bir kırgınlık, onun nedeninin giderilmesiyle ortadan kalkar.
    2. Bir iş, bozulan noktaların düzeltilmesiyle sonuca vardırılır.


İp ile ilgili deyimler ve anlamları


İçinde "ip" kelimesi geçen deyimler ve açıklamaları:

  • İp kaçkını: (İpe çekilecek derecede) Serseri ve kötü kimse.
  • İp parası vermek: Birini başından savmak, kabaca kovmak.
  • (Birine) İp takmak: Birinin kötülüğüne çalışmak, arkasından kötü söylemek, kara çalmak, çekiştirmek.
  • İp takmamak: (argo) Değer vermemek, aldırış etmemek, dinlememek.
  • İpe basan: (argo) Sersem, budala, aptal.
  • İpe çekmek: Asarak öldürmek.
  • İpe sapa gelmemek: Birbirini tutmamak, birbirine uymamak ya da akla yakın olmamak.
  • İpe un sermek: (deyiminin anlamı) Olmayacak nedenler ileri sürerek istenilen işi yapmaktan kaçınmak.
  • İpi çözmek: (halk dilinde) (Biriyle) İlgisini kesmek.
  • İpi çürük: Güvenilmez kimse.
  • İpi kırık: (argo) Sorumsuz, başıboş, serseri.
  • İpi kırmak: (argo) Sıvışmak, savuşup gitmek.
  • İpi koparmak: Aradaki anlaşmazlığı iyice derinleştirmek, ilişkileri bütünle kesmek.
  • İpi sapı yok: Birbirini tutmaz, yersiz anlamsız, tutarsız.
  • İpin ucu birinin elinde olmak: İşi biri çevirir olmak.
  • İpin ucunu kaçırmak: (teklifsiz konuşmada) Ölçüyü aşarak bir işi çıkmaza sokmak, bir işin idaresine hakim olamayacak duruma gelmek.
  • İpini boyamak: Bir işi ustalıkla becermek.
  • (Birinin) İpini çekmek: Birini ölçülü davranmaya zorlamak, doğru yola sokmak için uyarmak.
  • İpini kendi eliyle çekmek: Kendi felaketini kendi hazırlamak.
  • İpini kesmek: (argo)
    1. Ayrılmak, savuşmak, kaçmak.
    2. (Birini) Parasız bırakmak.
  • İpini kırmak: (halk dilinde) Azmak, ele avuca sığmaz bir duruma gelmek.
  • İpini kırmış: Başıboş, haylaz, serseri.
  • İpini koparmak: Serbest kalmak, azmak, serserilik etmek.
  • İpini sürümek: Cezayı hak edecek suç işlemek, bela aramak.
  • İpini sürüyüp gezmek: Başıboş dolaşıp vakit öldürmek.
  • İpini üstüne atmak: Başıboş bırakmak.
  • İpinin kıvrığı çözülmek: Bir konuda, birine adaletsiz davranmaya yönelmek, haksızlık etmek.
  • (Birinin) İpiyle kuyuya inilmez: Kendisine güvenilmez.
  • (Bir zamanı) İple çekmek: (O zamanın gelmesini) Sabırsızlıkla beklemek.
  • (Bir işin) İpleri birinin elinde olmak: O işi el altından çekip çevirmek, biri tarafından gizlice yönetilmek.
  • İpten kazıktan kurtulmuş (kaçmış): Her türlü kötülüğü yapacak nitelikte olan, serseri.
  • İpten kuşak kuşanmak: Yoksul düşmek, yoksullaşmak.