Geçmiş nedir ne demektir? İlgili atasözleri deyimler ve anlamları

Yayınlanma: 5.3.11 Düzenlenme: Soru/Yorum: 0
Üstünde geçmiş yazan bir uçurumdan üstünde gelecek yazan bir uçurum yakasına atlayan bir adamı gösteren çizim
Geçmiş ve gelecek
  1. Geçmek eylemini yapmış: Gümrükten geçmiş mal. Denetimden geçmiş film.
  2. Zaman bakımından gerilerde kalmış, eskilere, öncekilere katılmış: Geçmiş olaylar. Kitap onun geçmiş yazılarından derlenmiş.
  3. Gereğinden fazla olmuş, çürümeye yüz tutmuş: Geçmiş kavun, geçmiş karpuz.
  4. Bugüne göre geride kalmış, öncekilere katılmış zaman: Bunlar geçmişte kaldı. Geçmişe oranla daha iyiyim.
  5. Arkada kalan yaşam: Onun geçmişi karanlık.


İlgili birleşik kelime ve fiiller


  • Geçmiş ola:
    1. O fırsat bir daha ele geçmez; daha önceki durum geçmişe karıştı: Dedem yaptığı hatayı anlamış anlamasına ama geçmiş ola! (Z. Mert)
    2. Geçmiş olsun: Belli ki Allah seni, sevdiklerine bağışlamış. Haydi, geçmiş ola. (H. Ertuğrul)
  • Geçmiş olsun: Hastalık ya da kaza, tehlike geçirenlere iyi bir dilek anlamında söylenir: "Teyze çok geçmiş olsun Allah şifa versin..." (İlgili cümle kaynağı: U. Bostan)
  • (Birinin) Geçmişleri: Birinin ölmüş anası, babası ve dedeleri: Geçmişlerinizin canına değsin, geçmişleriniz nur içinde yatsın...


İlgili deyimler ve anlamları


İçinde "geçmiş" kelimesi geçen deyimler ve açıklamaları:

  • Geçmişi (ölüsü) kandilli: (argo) Hristiyanların ölüleri başında mum yakma geleneklerine atfen "gavur" anlamında sövgü sözü: "Vay geçmişi kandilli herif, nihayet bizi de atlattı." (M. Arslan)
  • Geçmişi kınalı (tenekeli): (deyiminin anlamı) Geçmişi karanlık, karışık olma durumu, özelliği: "Ne geçmişi kınalıdır o." (M. Arslan)
  • (Biriyle) Geçmişi olmak:
    1. Aralarında eskiye dayanan dostluk, arkadaşlık olmak: 57 senelik geçmişimiz var. Zaman zaman sekteye uğramasına karşı, herkesinkine benzemeyen bir dostluk vardı aramızda... (V. R. Zobu)
    2. Onunla aralarında kırgınlık yaratan bir durum geçmiş bulunmak: Ne de olsa, onunla tatsız bir geçmişimiz var. Bu da aşılsa bile, çevremiz bu duruma ne der? (H. Ertuğrul)
  • Geçmişine rahmet: "Allahü Teala'nın rahmeti (bir kimsenin) ölmüş ataları üstünde olsun" anlamında kullanılır: "Geçmişlerine rahmet. Getir kızım, getir güzel gelinim, senin ayranın bir başka türlü serinletiyor." (Y. Bahadıroğlu)
  • (Birinin) Geçmişlerini karıştırmak: Birinin ölmüşlerini yermek ya da onlara sövmek.


İlgili atasözü ve anlamı


İçinde "geçmiş" sözcüğü geçen atasözleri ve açıklamaları:

  • Geçmişe mazi, yenmişe kuzu derler: (atasözünün anlamı) Bir şey zaman aşımına uğrayınca üzerinde durulmaz; bu nedenle geçmişi unutalım, bugüne ve geleceğe bakalım: Şimdi neden oldu, niçin öyle değildi de böyle netice verdi diye çene yorarsak, boşa zaman harcarız. Geçmişe mazi yenmişe kuzu! (T. Dursun K.)
( 0 soru/yorum )